10 Ocak 2017 SALI

Resmî Gazete

Sayı : 29944

KANUN

SINAİ MÜLKİYET
KANUNU

Kanun
No. 6769
                                                                                                           Kabul
Tarihi:22/12/2016

BAŞLANGIÇ
HÜKÜMLERİ

Amaç,
Kapsam, Tanımlar ve Korumadan Yararlanacak Kişiler

Amaç
ve kapsam

Madde
1-
(1) Bu Kanunun amacı; marka,
coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına
ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal
ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır.

(2) Bu
Kanun; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel
ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve tescil sonrası işlemleri ve bu
hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımları kapsar.

Tanımlar

Madde
2-
(1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a)
Amblem: Coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adlarının bu Kanun hükümlerine
uygun olarak tescil edilmiş olduğunu gösteren ve Kurum tarafından
oluşturulan; tescil edildiği adla birlikte ürün veya ambalajı üzerinde
kullanılan ya da niteliği gereği ürünün kendisi veya ambalajı üzerinde
kullanılamadığı durumlarda kolayca görülebilecek şekilde hak sahibi kullanıcılar
tarafından uygulanan ve coğrafi işaretler bakımından kullanılması zorunlu
olan işareti,

b) Bitki
çeşidi: Bir veya birden fazla genotipin ortaya
çıkardığı bazı özellikleri ile tanımlanan, aynı tür içindeki diğer genotiplerden en az bir tipik özelliğiyle ayrılan ve
değişmeksizin çoğaltılmaya uygunluğu bakımından bir birim olarak kabul
edilen en küçük taksonomik kısım içerisinde yer
alan bitki grubunu,

c)
Biyolojik materyal: Genetik bilgi içeren ve kendi kendine üreyebilen ya da
bir biyolojik sistemde üretilebilen herhangi bir maddeyi,

ç)
Bülten: Yayım ortamının türüne bakılmaksızın bu Kanunda belirtilen
hususların yayımlandığı ilgili yayını,

d)
Çalışan: Özel hukuk sözleşmesi veya benzeri bir hukuki ilişki gereğince,
başkasının hizmetinde olan ve bu hizmet ilişkisini işverenin gösterdiği
belli bir işle ilgili olarak kişisel bir bağımlılık içinde ona karşı yerine
getirmekle yükümlü olan kişiler ile kamu görevlilerini,

e)
Kurum: Türk Patent ve Marka Kurumunu,

f)
Kurul: Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı bünyesinde yer
alan Kurulu,

g) Marka
vekili: Marka, tasarım ve coğrafi işaret ile geleneksel ürün adlarına
ilişkin konularda, hak sahiplerini Kurum nezdinde temsil eden kişileri,

ğ) Paris
Sözleşmesi: 8/8/1975 tarihli ve 7/10464 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus
Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair 20/3/1883 tarihli
Sözleşmeyi ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından usulüne göre yürürlüğe
konulmuş bu Sözleşme ile ilgili değişiklikleri,

h) Patent
vekili: Patent, faydalı model ve tasarım haklarına ilişkin konularda, hak
sahiplerini Kurum nezdinde temsil eden kişileri,

ı) Sınai mülkiyet hakkı: Markayı, coğrafi işareti,
tasarımı, patent ve faydalı modeli,

i)
Sicil: Sınai mülkiyet hakları ile geleneksel ürün
adlarına ilişkin bilgilerin yer aldığı kayıt ortamını,

j)
Ücret: Bu Kanun kapsamında yer alan hizmetlere ilişkin olarak ilgili
mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından belirlenen varsa vergi ve harç
dâhil ücreti,

ifade
eder.

Korumadan
yararlanacak kişiler

MADDE
3-
(1) Bu Kanunla sağlanan
korumadan;

a)
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları,

b)
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel
kişiler,

c) Paris
Sözleşmesi veya 15/4/1994 tarihli Dünya Ticaret
Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip kişiler,

ç)
Karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere sınai mülkiyet hakkı koruması sağlayan devletlerin
uyruğundaki kişiler,

yararlanır.

BİRİNCİ
KİTAP

Marka

 

BİRİNCİ
KISIM

Marka Hakkı
ve Kapsamı

Marka
olabilecek işaretler

Madde
4-
(1) Marka, bir teşebbüsün
mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden
ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun
açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde
gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller,
renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi
olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.

Marka
tescilinde mutlak ret nedenleri

Madde
5-
(1) Aşağıda belirtilen
işaretler, marka olarak tescil edilmez:

a) 4
üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.

b)
Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.

c) Ticaret
alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak
belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren
veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya
adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.

ç) Aynı
veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da
daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt
edilemeyecek kadar benzer işaretler.

d)
Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek,
sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya
adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.

e) Malın
doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik
bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî
ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.

f) Mal
veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı
yanıltacak işaretler.

g) Paris
Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.

ğ) Paris
Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu
ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer
işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları,
nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler.

h) Dinî
değerleri veya sembolleri içeren işaretler.

ı) Kamu
düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.

i)
Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren
işaretler.

(2) Bir
marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya
hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu
markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.

(3) Bir
marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça
muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde
birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye
ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Marka
tescilinde nispi ret nedenleri

MADDE
6-
(1) Tescil başvurusu yapılan
bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka
ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya
da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu
yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil
karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2)
Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir
sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin
kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine
reddedilir.

(3)
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka
veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse,
bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4)
Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi
bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka
başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine
reddedilir.

(5)
Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir
markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın
sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici
karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil
başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun
aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına
bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6)
Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret
unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet
hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru
reddedilir. 

(7)
Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma
süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya
garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya
hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine
reddedilir.

(8)
Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden
itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı
veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka
sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış
olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine
reddedilir.

Marka
tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları

Madde
7-
(1) Bu Kanunla sağlanan marka
koruması tescil yoluyla elde edilir.

(2)
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka
sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin
önlenmesini talep etme hakkı vardır:

a)
Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren
mal veya hizmetlerde kullanılması.

b)
Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal
veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu
nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de
dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.

c) Aynı,
benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli
marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi
nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına
zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi
bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

(3)
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması
hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:

a)
İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.

b)
İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif
edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin
sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.

c)
İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.

ç)
İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.

d)
İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru
bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet
ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar
sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.

e)
İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.

f)
İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda
kullanılması.

(4)
Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin
yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende
yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması
hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru
sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların
geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.

(5)
Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan
akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını
engelleyemez:

a)
Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.

b)
Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına,
değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer
niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.

c)
Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da
hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde
kullanılması.

Markanın
başvuru eserlerinde yer alması

MADDE
8-
(1) Tescilli bir markanın,
basılı olarak veya elektronik ortamda sunulan sözlük, ansiklopedi ya da
başka bir başvuru eserinde, tescilli olduğu belirtilmeden jenerik ad izlenimi verecek şekilde yayımlanması
durumunda, marka sahibinin talebine bağlı olarak yayımcı, elektronik
ortamda sunulan eserlerde derhâl, basılı eserlerde ise yayımın talebi takip
eden ilk baskısında markanın tescilli olduğunu belirtmek suretiyle
yanlışlığı düzeltir ya da markayı eserden kaldırır.

Markanın
kullanılması

Madde
9-
(1) Tescil tarihinden itibaren
beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler
bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan
ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar
verilir.

(2)
Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma
kabul edilir:

a)
Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla
kullanılması.

b)
Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.

(3)
Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından
kullanım olarak kabul edilir.

Ticari
vekil veya temsilci adına tescilli markaya ilişkin talepler

Madde
10-
(1) Marka sahibinin izni
olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin ticari vekil
ya da temsilci adına tescilinin yapılması hâlinde, ticari vekil veya
temsilcinin haklı bir sebebi yoksa marka sahibi mahkemeden, markasının
kullanımının yasaklanmasını talep edebileceği gibi söz konusu tescilin
kendisine devredilmesini de talep edebilir.

İKİNCİ KISIM

Başvuru ve
İtiraz

 

BİRİNCİ
BÖLÜM

Başvuru,
Rüçhan Hakkı ve İnceleme

Başvuru
şartları, sınıflandırma ve bölünme

Madde
11-
(1) Marka başvurusu;

a)
Başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri içeren başvuru formunu,

b) Marka
örneğini,

c)
Başvuruya konu mal veya hizmetlerin listesini,

ç)
Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir bilgiyi,

d)
Başvuru, ortak marka veya garanti markası için yapılmışsa 32 nci madde kapsamında düzenlenmiş teknik şartnameyi,

e)
Rüçhan hakkı talebi varsa rüçhan hakkı talep ücretinin ödendiğini gösterir
bilgiyi,

f) Marka
örneğinde Latin alfabesi dışında harf veya harfler kullanılmışsa bunların
Latin alfabesindeki karşılığını,

kapsar.

(2) Her
başvuruyla sadece bir markanın tescili talep edilebilir.

(3)
Başvuruya konu mal veya hizmetler 12/7/1995
tarihli ve 95/7094 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız
kararlaştırılan Markaların Tescili Amacıyla Mal ve Hizmetlerin Uluslararası
Sınıflandırılmasına İlişkin Nis Anlaşmasına göre sınıflandırılır. Kurum,
başvuruda yer alan mal veya hizmetlerin ait olduğu sınıflarda ve sınıf numaraları
üzerinde gerekli düzeltmeleri yapabilir.

(4) Mal
veya hizmetlerin aynı sınıflarda yer almaları benzer olduklarına, farklı
sınıflarda yer almaları da benzer olmadıklarına karine teşkil etmez.

(5)
Marka başvurusu, başvuru sahibinin talebi üzerine, tescil edilene kadar,
başvuru kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından iki ya da daha fazla
başvuruya bölünebilir.

(6)
Marka başvurusunda yer alan içerikte, marka örneğinde veya mal ya da hizmet
listesinde değişiklikleri kapsamayan imla hataları ve açık maddi hatalar
başvuru sahibinin talebi üzerine düzeltilir.

(7)
Başvuru, sınıflandırma ve bölünmeye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.

Rüçhan
hakkı ve etkisi

MADDE 12- (1)
Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf
devletlerden birinin uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda
olmamakla birlikte bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda
ticari müessesesi bulunan gerçek ya da tüzel kişiler veya bunların
halefleri, bu devletlerin herhangi birinde yetkili mercilere markanın
tescili için usulüne uygun olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren
altı aylık süre içinde, Paris Sözleşmesi hükümleri kapsamında aynı marka ve
aynı mal veya hizmetler için Türkiye’de başvuru yapma konusunda rüçhan
hakkından yararlanır.
Bu süre
içinde kullanılmayan rüçhan hakları düşer. Rüçhan hakkından yararlanılabilmesi
için ilk başvuru yapılan devletin yetkili makamından rüçhan hakkı belgesi
alınması şarttır.

(2) Birinci
fıkrada belirtilen gerçek veya tüzel kişiler ya da bunların halefleri,
Paris Sözleşmesi ve Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf olmayan
herhangi bir devlette yaptıkları usulüne uygun marka başvurusuna dayanarak
birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde rüçhan hakkından
yararlanır.

(3) Başvuruya konu markanın kullanılacağı mal veya
hizmetleri Türkiye’de açılan ulusal ya da uluslararası sergilerde ya da
Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf
devletlerde açılan resmî ya da resmî olarak tanınan uluslararası sergilerde
markayla birlikte teşhir eden ve markanın tasdikli örneğini ibraz eden 3
üncü maddede belirtilen gerçek veya tüzel kişiler, teşhir tarihinden
itibaren altı ay içinde Türkiye’de aynı markanın tescili için başvuru yapma
konusunda rüçhan hakkından yararlanır.

(4)
Başvuruda belirtilen markanın kullanılacağı mal veya hizmetler, sergide
görünür şekilde, resmî açılış tarihinden önce markayla birlikte teşhir
edilmişse rüçhan hakkı süresi, malların sergiye konulduğu veya hizmetin
teşhir edildiği tarihten itibaren başlar.

(5)
Herhangi bir sergide teşhir edilmiş mal veya hizmetler bakımından birden
çok başvuru yapılmışsa, bu mal veya hizmetleri ilk teşhir eden kişi, aynı
zamanda teşhir edilmesi hâlinde ise ilk başvuruda bulunan kişi rüçhan hakkından
yararlanır.

(6)
Rüçhan hakkına dayanılarak başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının
doğduğu tarihten sonra üçüncü kişiler tarafından yapılan ve rüçhan hakkına
konu olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ve aynı
veya aynı türdeki mal veya hizmetleri kapsayan başvurular reddedilir.

Rüçhan
hakkının talep edilmesi ve hükmü

MADDE
13-
(1) Başvuru sahibi,
yararlanmak istediği rüçhan hakkını başvuruyla birlikte talep ücretini ödeyerek
belirtir. Başvuru sahibi, rüçhan hakkı belgesini başvuru tarihinden
itibaren üç ay içinde vermediği takdirde rüçhan hakkı talebi yapılmamış
sayılır.

(2)
Rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları, 12 nci
maddede belirtilen tarihler itibarıyla doğar.

(3)
Marka başvurusu için birden fazla rüçhan hakkı talep edilmesi durumunda
rüçhan hakkı, geçerli olan ilk rüçhan tarihi itibarıyla başlar.

(4)
Rüçhan hakkı talebine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Madrid
Protokolü kapsamında yapılan uluslararası marka başvuruları

Madde
14-
(1) 5/8/1997
tarihli ve 97/9731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız
kararlaştırılan Markaların Uluslararası Tescili Konusundaki Madrid
Sözleşmesi ile İlgili Protokol kapsamında yapılan bir uluslararası başvuru,
Kuruma doğrudan yapılan bir başvuruyla aynı sonuçları doğurur. Bu başvuru,
uluslararası başvuru tarihinin ilk saat ve dakikasında yapılmış sayılır.
Aynı tarihli birden çok uluslararası başvurunun bulunması hâlinde
uluslararası tescil numarası küçük olan başvuru önce yapılmış sayılır.

(2)
Uluslararası başvuru, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden sonraki tarihte
yapılmış olan ancak kendisinden daha önceki tarihte Kuruma sunulmuş marka
başvurusu veya tescilli marka nedeniyle reddedilemez. Sonraki tarihli marka
başvurusu, önceki tarihli uluslararası marka başvurusu dikkate alınarak 16 ncı maddenin birinci fıkrası hükmüne göre yeniden
değerlendirilir.

(3)
Madrid Protokolü kapsamında Kurum tarafından yapılan işlemler için alınan
ücretler tebliğle belirlenir.

Şeklî
inceleme, şeklî eksikliklerin giderilmesi ve başvuru tarihi

MADDE
15-
(1) Kurum, başvurunun 3 üncü
ve 11 inci maddelere uygunluğunu şeklî bakımdan inceler. Şeklî eksiklik
bulunmadığına karar verilmesi hâlinde başvuru, başvurunun alındığı tarih,
saat ve dakika itibarıyla kesinleşir. Şeklî eksiklik bulunması hâlinde
başvuru sahibine eksikliği gidermesi için iki ay süre verilir.

(2) 11
inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerine ilişkin
eksiklik bulunması hâlinde başvuru tarihi eksikliğin giderildiği tarih, saat
ve dakika itibarıyla kesinleşir. 11 inci maddenin birinci fıkrasının (d),
(e) ve (f) bentlerine ilişkin eksiklikler başvuru tarihinin kesinleşmesini
etkilemez.

(3)
Süresi içinde eksiklikleri giderilmeyen başvuru işlemden kaldırılır. Ancak
başvurunun birden fazla sınıfı kapsayan mal veya hizmetler için yapılmış
olması ve sınıflara ilişkin ücret eksikliğinin süresinde giderilmemesi hâlinde
başvuru, ödenen ücretin kapsadığı sınıf veya sınıflar açısından incelenir.
11 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca rüçhan hakkına
ilişkin eksikliklerin giderilmemesi, rüçhan hakkının kaybı sonucunu
doğurur.

(4) 3
üncü madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel kişilerin başvurusu
reddedilir.

Başvurunun
mutlak ret nedenleri açısından incelenmesi ve yayımlanması

MADDE
16-
(1) Kurum, başvurunun şeklî
yönden eksikliği bulunmadığına karar verirse 5 inci madde kapsamında
başvuruyu inceler. İnceleme sonucunda, başvurunun, başvuru kapsamındaki mal
veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna
varılırsa başvuru bu mal veya hizmetler bakımından reddedilir.

(2) Başvuru
şartları eksiksiz şekilde yerine getirilmiş ve 15 inci madde ile bu
maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre reddedilmemiş başvuru Bültende
yayımlanır.

(3)
Başvurunun, 15 inci madde ile bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre
reddedilmesine yayımdan sonra karar verilmesi hâlinde bu karar da Bültende
ayrıca yayımlanır.

İKİNCİ BÖLÜM

Üçüncü
Kişilerin Görüşleri, İtirazlar ve İtirazların İncelenmesi

Üçüncü
kişilerin görüşleri

MADDE
17-
(1) Marka başvurusunun
yayımlanmasından sonra herkes, marka başvurusunun 5 inci maddenin birinci
fıkrasının (ç) bendi hariç diğer bentleri kapsamında tescil edilemeyeceğini
belirten yazılı ve gerekçeli görüşlerini markanın tesciline kadar Kuruma
sunabilir. Ancak bu kişiler, Kurum nezdinde işlemlere taraf olamaz.

(2)
Kurum, görüşleri değerlendirir ve görüşlerin yerinde olduğuna kanaat
getirirse marka başvurusunu kısmen veya tamamen reddeder.

Yayıma
itiraz

MADDE
18-
(1) Bültende yayımlanmış bir
marka başvurusunun, 5 inci veya 6 ncı maddelere
göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler
tarafından marka başvurusunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılır.

(2)
İtiraz, yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır. İtiraz gerekçelerinin
birinci fıkrada belirtilen süre içinde sunulmaması hâlinde itiraz
yapılmamış sayılır. İtirazın incelenmesi için itiraz süresi içinde ücretin
ödenmesi ve aynı süre içinde ücretin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma
sunulması zorunludur.

Yayıma
itirazın incelenmesi

MADDE
19-
(1) Kurum, başvuru sahibinden
itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde bildirmesini ister. Kurum
gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını
isteyebilir. Görüşlerin veya istenilen ek bilgi ve belgelerin süresinde
Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz, mevcut bilgi ve belgeler kapsamında
değerlendirilir.

(2) 6 ncı maddenin
birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın
itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş
yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz
sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki
beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak
gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde
kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna
ilişkin delil sunması talep edilir.
İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda
itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya
hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde
itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak
incelenir.

(3)
İnceleme neticesinde markanın, başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin
bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna varılırsa,
başvuru bu mal veya hizmetler bakımından reddedilir. Aksi hâlde itirazın
reddine karar verilir.

(4)
Kurum gerekli görmesi hâlinde tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir. Uzlaşma
ile ilgili hususlarda 7/6/2012 tarihli ve 6325
sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri
uygulanır. 

(5)
Yayıma itiraza ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Karara
itiraz

MADDE
20-
(1) Kurum tarafından bu Kitap
kapsamında alınan kararlardan zarar gören taraflar, kararlara karşı Kurum
nezdinde itiraz edebilir. 

(2)
İtiraz, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı ve
gerekçeli olarak Kuruma yapılır. İtiraz gerekçelerinin bu süre içinde
sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır. İtirazın incelenmesi için
itiraz süresi içinde ücretin ödenmesi ve aynı süre içinde ücretin
ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması zorunludur. İtiraz süresinden
sonra itiraz gerekçeleri değiştirilemez ve yeni gerekçeler eklenemez.

Karara
itirazların incelenmesi

Madde
21-
(1) Şeklî eksiklik içermeyen
itirazlar, Kurul tarafından incelenir.

(2)
Kurul, taraflardan itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde
bildirmelerini ister. Kurum gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi
ve belge sunmalarını isteyebilir. İstenilen ek bilgi ve belgelerin veya
görüşlerin süresinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz, mevcut bilgi ve
belgeler kapsamında değerlendirilir.

(3)
Kurul, 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlara karşı
yapılan itirazlarda, gerekli görürse, tarafları 19 uncu maddenin dördüncü
fıkrasına göre uzlaşmaya teşvik edebilir.

(4)
Kurul, itiraz hakkında yapacağı inceleme ve değerlendirme sonucunda Kurumun
nihai kararını verir.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Tescil,
Koruma Süresi ve Yenileme

Tescil

MADDE 22-
(1) Başvurusu eksiksiz yapılmış veya eksiklikleri giderilmiş, 16 ncı madde uyarınca incelenmiş, yayımlanmış, hakkında
itiraz yapılmamış veya yapılan itirazların tümü nihai olarak reddedilmiş ve
tescil ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi de dâhil olmak üzere eksik
evrakı, süresi içinde Kuruma sunularak bütün aşamaları tamamlanmış bir
başvuru tescil edilerek sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
Markanın tescil edilmesine ilişkin ücretin
ödenmemesi ve ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulmaması
hâlinde başvuru işlemden kaldırılır.

(2)
Birinci fıkrada belirtilen aşamalardan herhangi biri tamamlanmadan tescil
edilen marka, tescilli marka olarak kabul edilmez, başvuru işlemleri
tamamlanmayan aşamadan devam ettirilir ve bu durum Bültende yayımlanır. Bu
başvuruların tekrar tesciline karar verilirse daha önce ödenen tescil
ücreti tekrar talep edilmez. Ancak tescil tarihinden itibaren iki yıl
geçmiş olması hâlinde, markanın tescil durumu tamamlanmayan aşamadan
etkilenmez.

(3) Sicil
alenidir. Talep edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla sicil örneği
verilir.

(4)
Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.

Koruma
süresi ve yenileme

MADDE
23-
(1) Tescilli markanın koruma
süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler
hâlinde yenilenir.

(2)
Yenileme talebinin marka sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği
tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme
ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir. Bu süre
içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin
bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona
erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi
şartıyla da yapılabilir.

(3)
Marka, tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin bir kısmı için de
yenilenebilir.

(4)
Ortak markanın yenilenmesi için gruba dâhil işletmelerden birinin talebi
yeterlidir.

(5)
Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden
itibaren hüküm ifade eder. Yenileme, sicile kaydedilir ve Bültende
yayımlanır.

DÖRDÜNCÜ
KISIM

Lisans

Lisans

MADDE
24-
(1) Marka hakkı, tescil
edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için lisans sözleşmesine
konu olabilir.

(2)
Lisans, inhisari lisans veya inhisari
olmayan lisans şeklinde verilebilir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa
lisans, inhisari değildir. İnhisari
olmayan lisans sözleşmelerinde lisans veren markayı kendi kullanabileceği
gibi üçüncü kişilere de başka lisanslar verebilir. İnhisari
lisans sözleşmelerinde lisans veren, başkasına lisans veremez ve hakkını
açıkça saklı tutmadıkça kendisi de markayı kullanamaz.

(3)
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan
haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.

(4)
Lisans veren, lisans alan tarafından üretilecek malın veya sunulacak
hizmetlerin kalitesini garanti altına alacak önlemleri alır. Lisans alan,
lisans sözleşmesinde yer alan şartlara uymak zorundadır. Aksi takdirde
marka sahibi, tescilli markadan doğan haklarını lisans alana karşı ileri
sürebilir.

BEŞİNCİ
KISIM

Hakkın Sona
Ermesi

 

BİRİNCİ
BÖLÜM

Hükümsüzlük
ve İptal

Hükümsüzlük
hâlleri ve hükümsüzlük talebi

Madde
25-
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması
hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.

(2)
Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve
kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.

(3)
Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak
kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın
hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.

(4) Bir
marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı
olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya
hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik
kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.

(5)
Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete
ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe
karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı
verilemez.

(6)
Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya
bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz
kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli
olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.

(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan
hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak
ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin
belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın
başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli
ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu
maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini
ispatlar.

İptal
hâlleri ve iptal talebi

Madde
26-
(1) Aşağıdaki hâllerde talep
üzerine Kurum tarafından markanın iptaline karar verilir:

a) 9
uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hâllerin mevcut olması.

b) Marka
sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri almamasının sonucu olarak
markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline
gelmesi.

c) Marka
sahibi tarafından veya marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım
sonucunda markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle
niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması.

ç) 32 nci maddeye aykırı kullanımın olması.

(2)
İlgili kişiler, Kurumdan markanın iptalini isteyebilir.

(3)
Marka iptal talepleri, talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı
kişilere veya hukuki haleflerine karşı ileri sürülür.

(4)
Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu
tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde
kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal
talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım
gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen
kullanım dikkate alınmaz.

(5)
İptal hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin
bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi iptale karar verilir.
Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez.

(6)
İptal incelemesi sırasında hak sahibinin değişmesi hâlinde, sicilde hak
sahibi olarak görünen kişiye karşı işlemlere devam edilir.

(7)
İptal talepleri, iptali istenen markanın sahibine tebliğ edilir. Marka
sahibi bir ay içinde talebe ilişkin delillerini ve cevaplarını Kuruma
sunar. Söz konusu bir aylık süre içinde talep edilmesi hâlinde Kurum bir
aya kadar ek süre verir. Kurum gerekli gördüğü takdirde ek bilgi ve belge
sunulmasını isteyebilir. Kurum, iddia ve savunmalar ile sunulan deliller
çerçevesinde dosya üzerinden kararını verir.

Hükümsüzlüğün
ve iptalin etkisi

Madde
27-
(1) 25 inci madde
gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu karar marka
başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma
hiç doğmamış sayılır.

(2) 26 ncı madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi
hâlinde ise bu karar, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren
etkilidir. Ancak talep üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte
doğmuş olması hâlinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına
karar verilebilir.

(3)
Marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli
olarak hareket etmesi nedeniyle zarar görenlerin tazminat talepleri saklı
kalmak üzere, hükümsüzlük ve ikinci fıkranın ikinci cümlesinde düzenlenmiş
olan iptal kararının geriye dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez:

a)
Karardan önce, markanın sağladığı haklara tecavüz nedeniyle açılan davada
verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.

b)
Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler.

(4)
Üçüncü fıkranın (b) bendi kapsamındaki sözleşmeler uyarınca ödenmiş
bedelin, hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesi istenebilir.

(5)
Markanın hükümsüzlüğüne veya iptaline ilişkin kesinleşmiş kararlar, herkese
karşı hüküm doğurur.

(6) Hükümsüzlük
kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme, bu kararı Kuruma resen gönderir.

(7)
Hükümsüzlük veya iptal kararının kesinleşmesinden sonra marka sicilden
terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır.

İKİNCİ BÖLÜM

Diğer Sona
Erme Hâlleri ve Sonuçları

Sona
erme ve sonuçları

Madde
28-
(1) Aşağıdaki hâllerde marka
hakkı sona erer:

a)
Koruma süresinin dolması ve markanın süresi içinde yenilenmemesi.

b) Marka
sahibinin marka hakkından vazgeçmesi.

(2)
Marka hakkının sona ermesi, sona erme sebebinin gerçekleşmiş olduğu andan
itibaren hüküm ifade eder.

(3)
Marka sahibi, markanın tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin tamamından
veya bir kısmından vazgeçebilir. Vazgeçme yazılı olarak Kuruma bildirilir
ve vazgeçme nedeniyle marka hakkının sona erdiği Bültende yayımlanır.
Vazgeçme, sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur.

(4)
Sicile kaydedilmiş hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça marka sahibi
marka hakkından vazgeçemez. Marka üzerinde, üçüncü kişi tarafından hak
sahipliği iddia edilmiş ve bu hususta alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse,
bu kişinin izni olmadıkça, markadan doğan haklardan vazgeçilemez.

(5)
Marka başvurusu, markanın tescil edilmesinden önce, başvuru sahibi
tarafından geri çekilebilir. Marka hakkından vazgeçmeye ilişkin hükümler
marka başvurusunun geri çekilmesi hakkında da uygulanır.

ALTINCI
KISIM

Marka
Hakkına Tecavüz

Marka
hakkına tecavüz sayılan fiiller

Madde
29-
  (1) Aşağıdaki fiiller
marka hakkına tecavüz sayılır:

a) Marka
sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede
belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka
sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini
kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini
kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi
gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak,
dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi
tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair
sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

ç) Marka
sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya
bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

(2) 19
uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri
sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin
belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. 

Marka
hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler

Madde 30- (1)
Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek
mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç
eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılır.

(2)
Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi
olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar
adli para cezası ile cezalandırılır.

(3)
Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans
veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla
kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(4) Bu
maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

(5) Bu
maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın
Türkiye’de tescilli olması şarttır.

(6) Bu
maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlıdır.

(7)
Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa
arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu
suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde hakkında cezaya
hükmolunmaz.

YEDİNCİ
KISIM

Garanti
Markası ve Ortak Marka

Garanti
markası ve ortak marka

MADDE
31-
(1) Garanti markası, marka
sahibinin kontrolü altında birçok işletme tarafından o işletmelerin ortak
özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşelerini ve kalitesini garanti
etmeye yarayan işarettir.

(2)
Garanti markasının, marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden bağlı
olan işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılması yasaktır.

(3)
Ortak marka, üretim veya ticaret ya da hizmet işletmelerinden oluşan bir
grup tarafından kullanılan işarettir.

(4)
Ortak marka, gruptaki işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin
mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarar.

Garanti
markası veya ortak marka teknik şartnamesi

Madde
32-
(1) Garanti markası veya ortak
markanın tescili için markanın kullanımına ilişkin usul ve esasları
gösteren teknik şartnamenin başvuruyla birlikte sunulması zorunludur.

(2)
Garanti markası teknik şartnamesi; markanın garanti ettiği mal veya
hizmetlerin ortak özelliklerini, markanın kullanılma usullerini, markayı
kullanım hakkının verilmesinden sonra denetimlerin nasıl ve hangi sıklıkta
yapılacağı ile teknik şartnameye aykırı kullanma hâlinde uygulanacak
müeyyideleri belirler.

(3)
Ortak marka teknik şartnamesi; ortak markayı kullanmaya yetkili işletmeler
ile bu işletmelerin oluşturdukları topluluğa üyelik şartlarını, markanın
kullanım şartları ve varsa müeyyideleri belirler. Ortak markanın tescili ve
ortak marka hakkından vazgeçilmesi için gruba dâhil işletmelerin tümü
birlikte hareket eder.

(4)
Ortak markayı kullanmaya yetkili olan gruba dâhil işletmeler tek başına
dava açmaya yetkilidir.

(5)
Teknik şartnamede yapılacak değişiklikler, Kurum tarafından onaylanmadıkça
uygulanamaz.

(6)
Teknik şartname, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen şartları içermediği
ya da kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu takdirde, teknik
şartnamede gerekli değişikliklerin yapılması, Kurum tarafından marka
sahibine bildirilir. Marka sahibinin bildirim tarihinden itibaren altı ay
içinde gerekli değişiklikleri yapmaması ve teknik şartnameyi düzeltmemesi
hâlinde garanti markası veya ortak markanın tescil talebi reddedilir.

(7)
Marka sahibinin, garanti markası veya ortak markanın devamlılık arz eder
biçimde teknik şartnameye aykırı olarak kullanılmasını engellemek için
gerekli önlemleri almaması sebebiyle ilgili kişilerin, Cumhuriyet
savcısının veya ilgili kamu kurum ve kuruluşunun başvurusu üzerine tanınan
süre içinde söz konusu aykırı kullanımın düzeltilmemesi hâlinde, markanın
iptaline karar verilir.

(8)
Teknik şartnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

İKİNCİ KİTAP

Coğrafi
İşaret ve Geleneksel Ürün Adı

 

BİRİNCİ
KISIM

Coğrafi
İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Hakkı

Koruma
kapsamındaki ürünler

MADDE
33-
(1) Doğal ve beşerî unsurların
bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden, el sanatları ürünleri ve
sanayi ürünlerinden bu Kitapta yer alan şartlara uygun olanlar, tescil
edilmesi şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından
yararlanır. 

Menşe
adı, mahreç işareti ve geleneksel ürün adı

MADDE
34-
(1) Coğrafi işaret; belirgin
bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre,
alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren işarettir. Coğrafi
işaretler, aşağıda belirtilen özelliklerine göre menşe adı ya da mahreç
işareti olarak tescil edilir:

a)
Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya istisnai durumlarda
ülkeden kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini bu coğrafi alana özgü
doğal ve beşerî unsurlardan alan, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin
tümü bu coğrafi alanın sınırları içinde gerçekleşen ürünleri tanımlayan
adlar menşe adıdır. 

b)
Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan,
belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi
alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri
belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan
adlar mahreç işaretidir.

(2)
Coğrafi bir yer adı içermese dahi birinci fıkrada yer alan şartları taşıyan
bir ürünü belirtmek için geleneksel olarak kullanılan, günlük dilde yerleşmiş
ve coğrafi bir yer adı içermeyen adlar da menşe adı veya mahreç işareti
olabilir.

(3)
Menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen ve ilgili piyasada bir
ürünü tarif etmek için geleneksel olarak en az otuz yıl süreyle
kullanıldığı kanıtlanan adlar, aşağıdaki şartlardan en az birini sağlaması
hâlinde geleneksel ürün adı olarak tanımlanır:

a)
Geleneksel üretim veya işleme yöntemi yahut geleneksel bileşimden
kaynaklanması.

b)
Geleneksel hammadde veya malzemeden üretilmiş olması.

Tescil
edilmeyecek adlar

MADDE
35-
(1) Aşağıda sayılanlar coğrafi
işaret olarak tescil edilmez:

a) 34
üncü madde kapsamına girmeyen adlar.

b)
Ürünlerin öz adı olmuş adlar.

c)
Ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve
çeşitleri, hayvan ırkları veya benzeri adlar.

ç) Kamu
düzenine veya genel ahlaka aykırı adlar.

d) 3
üncü maddede belirtilen şartları taşıyan kişiler tarafından başvurusu
yapılmış olmasına rağmen kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren
veya kullanılmayan adlar.

e)
Tescilli veya başvurusu yapılmış bir coğrafi işaret ile tamamen veya kısmen
eş sesli olan ve tüketiciyi yanıltabilecek adlar.

(2)
Aşağıda sayılanlar geleneksel ürün adı olarak tescil edilmez:

a) 34
üncü maddede yer alan geleneksel ürün adına ilişkin şartları taşımayan adlar.

b)
Ürünün genel özelliğini ifade eden adlar.

c)
Ürünün niteliği konusunda halkı yanıltabilecek adlar.

ç) Kamu
düzeni veya genel ahlaka aykırı adlar.

d) 3
üncü maddede belirtilen şartları taşıyan kişiler tarafından başvurusu
yapılmış olmasına rağmen kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren
veya kullanılmayan adlar.

İKİNCİ KISIM

Başvuru ve
İtirazlar

 

BİRİNCİ
BÖLÜM

Coğrafi
İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Başvurusu

Başvuru
hakkı

MADDE
36-
(1) Aşağıda sayılanlar coğrafi
işaret ve geleneksel ürün adı tescil başvurusunda bulunma hakkına sahiptir:

a)
Üretici grupları.

b) Ürün
veya ürünün kaynaklandığı coğrafi alanla ilgili kamu kurum ve kuruluşları
ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları.

c)
Ürünle ilgili olarak kamu yararına çalışan veya üyelerinin ekonomik
çıkarlarını korumaya yetkili dernekler, vakıflar ve kooperatifler.

ç)
Ürünün tek bir üreticisi varsa, bu durumu ispat etmesi şartıyla ilgili
üretici.

(2) Bu
Kitap kapsamında üretici; tarım ürünlerini, gıda maddelerini, madenleri, el
sanatları ve sanayi ürünlerini üreten veya işleyen yahut tedarik zincirinde
yer alarak ürünün tescile konu özelliklerini etkileyen bir işlem yapan
kişiyi; üretici grupları ise kanuni oluşumuna veya bileşimine bakılmaksızın
aynı ürünün üreticilerinden oluşan birliği ifade eder.

Başvuru
şartları

MADDE
37-
(1) Coğrafi işaret başvurusu
aşağıda belirtilen unsurları içerir:

a)
Başvuru yapanın kimliğine ve 36 ncı maddede
belirtilen başvuru hakkına sahip olanlardan hangisine dâhil olduğuna
ilişkin bilgileri de içeren başvuru formu.

b)
Başvuru yapan gerçek veya tüzel kişinin ürünün tek üreticisi olması
hâlinde, bu hususu ispatlayan bilgi ve belgeler.

c)
Tescili istenen coğrafi işaretin adı, menşe adı veya mahreç işaretinden
hangisine uygun olduğuna ve ürün grubuna ilişkin bilgi ile coğrafi işaret
tanımına uygunluğunu kanıtlayan bilgi ve belgeler.

ç)
Ürünün tanımı, ürünün ve gerekiyorsa hammaddesinin fiziksel, kimyasal,
mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerini açıklayan teknik bilgi ve belgeler.

d)
Coğrafi alanın sınırlarını açıkça tanımlayan ve belirleyen bilgi ve
belgeler.

e)
Üretim metoduna ve varsa söz konusu ürüne özelliğini veren yerel üretim
teknikleri ile usul ve adetlere ilişkin bilgi ve belgeler.

f)
Coğrafi işaret tanımı kapsamında coğrafi işaret tesciline konu olan ürünün
niteliğinin, ününün veya diğer özelliklerinin söz konusu coğrafi alan ile
bağlantısını kanıtlayan bilgi ve belgeler.

g)
Ürünün söz konusu coğrafi alandaki tarihsel geçmişine ilişkin bilgi ve
belgeler.

ğ) 49
uncu madde hükümlerine uygun olarak denetim biçimini ayrıntılı olarak
açıklayan bilgi ve belgeler.

h)
Coğrafi işaretin kullanım biçimi ve varsa etiketleme ve ambalajlama
usullerini açıklayan bilgiler.

ı)
Başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi.

(2)
Geleneksel ürün adı başvurusu aşağıda belirtilen unsurları içerir:

a)
Başvuru yapanın kimliğine ve 36 ncı maddede
belirtilen başvuru hakkına sahip olanlardan hangisine dâhil olduğuna
ilişkin bilgileri içeren başvuru formu.

b)
Tescili istenen geleneksel ürün adına ve ürün grubuna ilişkin bilgi ile 34
üncü maddede yer alan tanıma uygun olduğunu kanıtlayan bilgi ve belgeler.

c)
Ürünün tanımı, ürünün ve gerekiyorsa hammaddesinin fiziksel, kimyasal,
mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerini açıklayan teknik bilgi ve belgeler.

ç) Ürün
içeriğinde yer alan hammadde ve diğer bileşenlerin özellikleriyle birlikte
ürün karakteristiğine işaret eden ürün hazırlama tekniklerinin de
açıklandığı üretim metodu tanımı.

d) 49
uncu madde hükümlerine uygun olarak denetim biçimini ayrıntılı olarak
açıklayan bilgi ve belgeler.

e) Geleneksel
ürün adının kullanım biçimini ve varsa etiketleme ve ambalajlama usullerini
açıklayan bilgi ve belgeler.

f)
Başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi.

(3)
Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı başvurularına ilişkin diğer usul ve
esaslar yönetmelikle belirlenir.

Başvurunun
incelenmesi ve yayımı

MADDE
38-
(1) Kurum, coğrafi işaret veya
geleneksel ürün adı başvurularını 33 ila 37 nci
ve 39 uncu maddelere göre inceler.

(2)
Başvuru yapanın kimliğine ilişkin bilgilerin başvuru formunda bulunmaması
hâlinde başvuru yapılmamış sayılır. Başvurunun yapılmamış sayılmasına
ilişkin karar Kurumun nihai kararı olup, 40 ıncı
madde kapsamında itiraza konu olamaz.

(3)
Başvuru yapanın kimliğine ilişkin bilgiler hariç olmak üzere başvuruda 37 nci maddede yer alan şartların yerine getirilmediğinin
tespit edilmesi hâlinde, Kurum bu eksikliklerin giderilmesini ister. Eksik
bilgi ve belgelerin süresi içinde gönderilmemesi veya gönderilen bilgi ve
belgelerin şartları karşılamaması hâlinde başvuru reddedilir. Talep edilmesi
hâlinde, eksikliklerin giderilmesi için iki defayı geçmemek üzere ek süre
verilir.

(4)
Kurum, teknik bilgilerin değerlendirilmesi amacıyla ilgili kurum ve
kuruluşlardan görüş talep edebilir. Görüş için ilgili kurum ve kuruluşlar
tarafından ücret talep edilmesi hâlinde söz konusu ücret Kurum tarafından
ödenir.

(5) Bu
madde kapsamında incelenerek uygun bulunan başvurular Bültende
yayımlanır. 

(6)
Başvurunun incelenmesi ve yayımına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.

Yabancı
ülke kaynaklı başvurular

MADDE
39-
(1) Uluslararası anlaşma
hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yabancı ülke kaynaklı coğrafi işaret veya
geleneksel ürün adı başvurularına bu Kanun hükümlerinin uygulanması için 37
nci maddede belirtilen şartlara ek olarak
aşağıdaki şartlar ayrıca aranır: 

a)
Başvuruya konu coğrafi işaret veya geleneksel ürün adının kaynak ülke ya da
dâhil olduğu uluslararası topluluk tarafından korunuyor olması.

b) 49
uncu maddede belirtilen denetim şartlarının kaynak ülkede sağlanmış olması.

c)
Kaynak ülkenin, Türkiye’den yapılacak coğrafi işaret veya geleneksel ürün
adı tescil başvurularına eşit koruma sağlaması.

(2)
Yabancı ülke kaynaklı coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu
Türkiye’de korunan coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı ile aynı ise inceleme,
bölgesel ve geleneksel kullanım ile benzer adların tüketici tarafından
birbiriyle karıştırılması riski göz önüne alınarak yapılır. Bu gibi coğrafi
işaretlerin ve geleneksel ürün adlarının kullanımına, sadece üretildiği
kaynak ülkenin açık ve görülebilir şekilde etikette belirtilmesi hâlinde
izin verilir.

İKİNCİ BÖLÜM

İtiraz ve
İtirazın İncelenmesi

İtiraz
ve itirazın incelenmesi

MADDE
40-
(1) Başvuru yapan, 38 inci
madde çerçevesinde reddedilen başvuruyla ilgili olarak kararın bildirim
tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak Kuruma itiraz
edebilir.

(2)
Tescil talebinin 33 ila 37 nci ve 39 uncu
maddelere uygun olmadığı iddiasıyla üçüncü kişiler veya 48 inci madde
kapsamında önceki tarihli herhangi bir hak sahibi tarafından, başvurunun
Bültende yayımlandığı tarihten itibaren üç ay içinde gerekçeli ve yazılı
olarak itirazda bulunulabilir. Başvuru yapana itiraz yapıldığına ilişkin
bilgi verilerek görüşü istenir.

(3)
İtiraza ilişkin ücretin, itiraz süresi içinde ödenmesi ve ödendiğine
ilişkin bilginin aynı süre içinde Kuruma sunulması zorunludur. Aksi
takdirde itiraz yapılmamış sayılır. Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan
itirazlardan ücret alınmaz.

(4)
Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca yapılan itirazlar yönetmelikle
belirlenen esaslar çerçevesinde Kurul tarafından incelenir. Kurul itirazda
ileri sürülen hususların değerlendirilmesi için ilgili kurum veya
kuruluşlardan görüş talep edebilir. Görüş için ilgili kurum ve kuruluşlar
tarafından ücret talep edilmesi hâlinde söz konusu ücret itiraz eden
tarafından ödenir.

(5)
Kurum gerekli görmesi hâlinde tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir. Uzlaşma
ile ilgili hususlarda 6325 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.

(6)
İtirazın incelenmesi sonucunda başvurunun biçim veya kapsamında değişiklik
yapılması hâlinde başvurunun son hâli, değişikliğe uğrayan kısım ayrıca
belirtilmek suretiyle Bültende yayımlanır. Bu yayıma itiraz edilemez.

(7)
İtiraz üzerine başvurunun reddedilmesi hâlinde karar Bültende yayımlanır.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Tescil ve
Değişiklik Talepleri

Tescil

MADDE 41- (1)
Bültende yayımlandığı tarihten itibaren üç ay içinde hakkında herhangi bir
itiraz yapılmamış, yapılan itirazlar nihai olarak reddedilmiş veya
itirazların değerlendirilmesi sonucunda değişikliğe uğramış başvuru,
bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde tescil ücretinin ödenmesi ve
ödendiğine ilişkin bilginin aynı süre içinde Kuruma sunulması şartıyla
tescil edilir, sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.

(2)
Sicil alenidir. Talep edilmesi hâlinde sicil örneği verilir.

(3) Sicile
kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.

Değişiklik
talepleri

MADDE
42-
(1) Tescil edilen coğrafi
işaretin veya geleneksel ürün adının tescile konu özelliklerinde değişiklik
olması hâlinde değişiklik talebi, ücretinin ödenmesi şartıyla menfaati
bulunanlar tarafından yapılabilir.

(2)
Değişiklik talebi, 38 inci madde kapsamında incelenir ve uygun bulunan
değişiklikler Bültende yayımlanır. Değişikliğe, yayım tarihinden itibaren
üç ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak itiraz edilebilir. Bu itirazlar, 40
ıncı maddeye göre incelenir. İtiraz olmaması veya
inceleme sonucunda itirazın reddedilmesi hâlinde değişiklikler Bültende
yayımlanır ve yayımı tarihi itibarıyla kesinleşir. Değişiklikler, ilgililer
tarafından yayım tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde uygulanır.

(3)
Değişiklik taleplerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Başvuru
yapan veya tescil ettirenlerde değişiklik

MADDE 43-
(1) Coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu yapanların veya
tescil ettirenlerin, 36 ncı ve 49 uncu maddelerde
belirtilen şartları sağlamadığına mahkeme tarafından karar verilmesi veya
bu durumun Kurum tarafından resen tespiti ya da başvuru yapan veya tescil
ettiren kişiler tarafından değişiklik beyanının Kuruma yazılı olarak
bildirilmesi hâlinde bu karar, tespit ya da beyan Bültende yayımlanır.
Yayım tarihinden itibaren üç ay içinde 36 ncı maddedeki şartları taşıyan ilgililer tarafından
başvuru veya tescil kayıtlarında değişiklik talebinde bulunulabilir. Talep
olmaması veya yapılan taleplerin uygun bulunmaması hâlinde coğrafi işaret
veya geleneksel ürün adı hakkı sona erer ve bu durum Bültende yayımlanır.
Birden çok talep olması hâlinde, Kurum, yönetmelikle belirlenen usule uygun
olarak en uygun talebi kabul eder.

(2)
Başvuru yapan veya tescil ettiren ile 36 ncı ve
49 uncu maddelerde belirtilen şartları sağlayanın anlaşması hâlinde
kayıtlardaki değişiklik talebi, belgelerin sunulması ve ücretinin ödenmesi
şartıyla Kuruma yapılır. Talebin kabul edilmesi hâlinde değişiklik Bültende
yayımlanır.

(3)
Coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu yapan veya tescil ettiren
kişilerin isim, adres, unvan veya nev’inde
meydana gelen değişiklikler sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır.

DÖRDÜNCÜ
KISIM

Hakkın
Kapsamı, Kullanım ve Denetim

Coğrafi
işaret korumasının elde edilmesi ve tescilden doğan hakların kapsamı

MADDE
44-
(1) Bir ürüne ilişkin coğrafi
işaret koruması bu Kanun çerçevesinde tescil yoluyla elde edilir.

(2)
Coğrafi işareti tescil ettiren ile tescil edilmiş coğrafi işaretin kullanım
hakkına sahip kişiler, üçüncü kişilerin;

a)
Coğrafi işaret tescilinde belirtilen ürün özelliklerini taşımadığı hâlde
coğrafi işaretin ününden yarar sağlayacak şekilde ya da tescil kapsamındaki
ürünler veya bunlarla ilişkilendirilebilecek nitelikteki ürünlerle ilgili
olarak coğrafi işaretin veya 46 ncı madde
uyarınca kullanılması öngörülen amblemin ticari amaçlı olarak doğrudan veya
dolaylı kullanımının,

b)
Ürünün gerçek menşeini veya niteliğini belirten açıklamalar yahut stilinde,
tarzında, tipinde, türünde, yöntemiyle, orada üretildiği biçimde gibi
terimler içerse veya başka bir dile tercüme edilmiş olsa dahi, tescilli
coğrafi işaretin, tescil kapsamındaki özelliklerini taşımayan ya da
çağrışım yapacak şekilde benzeri olan ürün üzerindeki yanıltıcı
kullanımının veya taklidinin,

c)
Tescilli coğrafi işareti üzerinde taşıyan ürünün iç veya dış ambalajında,
tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede,
ürünün tescil edilmiş doğal veya esas nitelik ve özellikleri ile menşeine
ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye
yer verilmesinin,

ç)
Tescilli coğrafi işarete ait amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde
kullanımının,

önlenmesini talep etme hakkına sahiptir.

(3)
Coğrafi işaret tescilinin sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı tescilin
Bültende yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak başvuru
yapan, başvurunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve coğrafi
işaret tescilinin yayımlanmış olması hâlinde yasaklanması söz konusu
olabilecek fiiller nedeniyle tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme,
öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak, tescilin Bültende
yayımlanmasından önce karar veremez.

(4)
Tescil edilen coğrafi işaretlerin ürünün öz adına dönüşmüş olduğu kabul
edilmez.

(5)
Coğrafi işaret korumasına konu adın bir kısmı, ürünün öz adından oluşsa
bile tescil ile sağlanan koruma bu öz adları kapsamaz.

(6)
Ürünün öz adı, o ürünün ilk üretildiği veya pazarlandığı bölge veya yöreyle
ilgili olsa bile bir ürünün genel adı hâline gelmiş adıdır. Bir adın ürünün
öz adına dönüşüp dönüşmediğinin tespitinde, söz konusu ürünün tüketim
alanında halkın bu adı kullanımı ve ilgili diğer kanuni düzenlemeler göz
önünde bulundurulur. 

(7)
Tescil edilen coğrafi işaret tescil ettirene inhisari
hak sağlamaz.

Geleneksel
ürün adı korumasının elde edilmesi ve tescilden doğan hakkın kapsamı

MADDE
45-
(1) Bir ürüne ilişkin
geleneksel ürün adı koruması bu Kanun çerçevesinde tescil yoluyla elde edilir.

(2)
Geleneksel ürün adını tescil ettiren ile tescil edilmiş geleneksel ürün
adını kullanım hakkına sahip kişiler üçüncü kişilerin aşağıda sayılan
fiillerinin önlenmesini talep etme hakkına sahiptir:

a)
Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini taşımadığı
hâlde tescilli ürün adı için 46 ncı madde
uyarınca kullanılması öngörülen amblemin, ürünün ününden yarar sağlayacak
şekilde kullanımı veya tescil kapsamındaki ürünleri andıran ürünlerle
ilgili olarak ticari amaçlı kullanımı.

b)
Tescilli ürün adına ait amblemin tüketiciyi yanıltıcı şekilde kullanımı.

c) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün
özelliklerini ve tescilli ürün adı için 46 ncı
madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemi taşımadığı hâlde, ürünün iç
veya dış ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir
yazılı belgede ürünün tescilde belirtilen özellikleri taşıdığına ilişkin
yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesi.

(3)
Geleneksel ürün adı tescilinin sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı
tescilin Bültende yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak
başvuru yapan, başvurunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve
geleneksel ürün adı tescilinin yayımlanmış olması hâlinde yasaklanması söz
konusu olabilecek fiiller nedeniyle tazminat davası açmaya yetkilidir.
Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin
Bültende yayımlanmasından önce karar veremez.

(4)
Tescil edilen geleneksel ürün adı tescil ettirene inhisari
hak sağlamaz.

(5) Bu
Kanun kapsamında geleneksel ürün adlarına sağlanan koruma, başta coğrafi
işaretler ve markalar olmak üzere diğer sınai
mülkiyet hakları kapsamında kazanılmış haklara halel getirmez.

Tescilli
coğrafi işaretin ve geleneksel ürün adının kullanımı

MADDE
46-
(1) Tescilli coğrafi işaretler
ve geleneksel ürün adları sicilde belirtilen şartlara uygun olan ürünlerin
üretimi veya pazarlamasında faaliyet gösterenler tarafından kullanılır. Bu
kişiler, tescil ettirene, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adına yönelik
üretim ve pazarlama faaliyeti gösterdiklerine dair bildirimde bulunur.

(2)
Tescil edilmiş coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının kullanım
hakkına sahip olan kişiler, söz konusu coğrafi işaret veya geleneksel ürün
adını, amblem ile birlikte ürün veya ambalajı üzerinde kullanır. Coğrafi
işaretler bakımından amblemin kullanılması zorunludur.

(3)
Ürünün niteliği gereği, amblem ile birlikte coğrafi işaretin veya
geleneksel ürün adının ürünün kendisi veya ambalajı üzerinde
kullanılamadığı durumlarda, amblem ile tescilli işaret veya ad, kullanım
hakkına sahip olanlar tarafından işletmede kolayca görülecek şekilde
bulundurulur.

(4)
Geleneksel ürün adının amblemsiz kullanımı bu Kanun hükümlerine tabi
değildir.

(5)
Tescilli coğrafi işaretin ve geleneksel ürün adının kullanımı ile amblem ve
amblemin kullanımına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

İyiniyetli kullanım

MADDE
47-
(1) Gerçek kişi adının veya
tüzel kişi unvanının, söz konusu kişiler veya halefleri tarafından, ticaret
sırasında halkı yanıltıcı mahiyette olmayan kullanımları, 44 üncü ve 45
inci maddelerde belirtilen hâllerin ihlali sayılmaz.

Markalarla
ilişki

MADDE
48-
(1) Coğrafi işaretin
tescilinden sonra 44 üncü maddede belirtilen biçimlerde veya tescile konu
coğrafi işaretle ilgili mal veya hizmetler için kullanılmak üzere yapılan
marka başvurusu reddedilir, tescil edilmiş ise dava yoluyla hükümsüz
kılınabilir.

(2)
Coğrafi işaretle aynı veya benzer bir marka, coğrafi işaretin korunmasından
önce iyiniyetle tescil edilmiş veya bu markanın
kullanım hakkı iyiniyetle kazanılmışsa, coğrafi
işaretin hak sahibine verdiği yetkiler, marka başvurusunun tesciline ve iyiniyetli kullanımına zarar vermez.

(3) Tescilli bir markanın sahip olduğu itibar, ün
ve kullanım süresi de göz önünde bulundurularak bu marka ile aynı veya
benzer olması sebebiyle markanın varlığına zarar verici veya gerçek kaynağı
konusunda yanıltıcı olacak nitelikteki adların coğrafi işaret veya
geleneksel ürün adı olarak tesciline, önceki tarihli hak sahibinin itirazı
üzerine izin verilmez.

Kullanımın
denetimi

MADDE
49-
(1) Coğrafi işaretlerin ve
geleneksel ürün adlarının kullanımının denetimi; tescilli coğrafi işaretleri
ve geleneksel ürün adlarını taşıyan ürünlerin üretimi, piyasaya arzı veya
dağıtımı aşamalarında veya ürün piyasada iken kullanımının tescilde
belirtilen özelliklere uygunluğunun denetimine ilişkin her türlü faaliyeti
kapsar.

(2)
Denetim, başvuruda belirtilen ve Kurum tarafından yeterliliği onaylanan
denetim mercii tarafından yerine getirilir. Sicilde yer alan denetim
merciinde değişiklik, Kurumun onayı ile yapılabilir.

(3)
Denetim raporları, tescilin Bültende yayımlandığı tarihten itibaren yılda
bir Kuruma sunulur. Ancak şikâyet olması hâlinde, Kurum denetim
raporlarının süresinden önce sunulmasını talep edebilir.

(4)
Denetim raporlarının incelenmesi sonucunda eksiklik varsa tescil ettirene
bildirilerek altı ay içinde eksikliğin giderilmesi istenir. Eksikliğin
süresi içinde giderilmemesi veya denetim faaliyetinin usulüne uygun olarak
yerine getirilmediğinin tespit edilmesi hâlinde 43 üncü madde hükmü
uygulanır.

(5)
Tescil ettiren, denetime ilişkin masrafları denetlenenlerden talep
edebilir.

(6)
Denetime ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

(7) Bu
Kitapta belirtilen denetim, başvuru yapan tarafından oluşturulan denetim
merciinin yaptığı denetimleri kapsamakta olup, 11/6/2010
tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem
Kanunu ile diğer kanunlarda yer alan coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün
adlarının denetimine ilişkin hükümler saklıdır.

BEŞİNCİ
KISIM

Hakkın Sona
Ermesi

 

BİRİNCİ
BÖLÜM

Hükümsüzlük

Hükümsüzlük
talebi ve hükümsüzlük hâlleri

MADDE
50-
(1) Coğrafi işaretin veya
geleneksel ürün adının hükümsüzlüğü menfaati olanlar tarafından mahkemeden
istenebilir.

(2)
Mahkeme;

a)
Tescilin 33 üncü, 34 üncü, 35 inci, 37 nci veya
39 uncu maddelerde belirtilen şartlardan herhangi birine uygun olmaması,

b)
Tescilin 36 ncı madde uyarınca başvuru hakkına
sahip olanlar tarafından yapılmamış olması,

c)
Denetim işlemlerinin, 49 uncu maddede belirtilen biçimde yerine
getirilmemesi,

hâllerinde tescilli coğrafi işaret veya geleneksel ürün adının hükümsüz
sayılmasına karar verir.

(3)
Coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının hükümsüzlüğüne ilişkin dava,
sicilde tescil ettiren olarak kayıtlı kişiye karşı açılır. Bu davalarda
Kurum taraf gösterilmez.

Hükümsüzlüğün
etkisi

MADDE
51-
(1) Mahkeme tarafından coğrafi
işaretin veya geleneksel ürün adının hükümsüzlüğüne karar verilmesi
hâlinde, tescil edilen coğrafi işarete ve geleneksel ürün adına bu Kanunla
sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.

(2)
Coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının kullanım hakkı sahiplerinin kötüniyetli hareket etmesinden zarar görenlerin
tazminat talepleri saklı kalmak üzere, coğrafi işaretin veya geleneksel
ürün adının hükümsüzlüğü kararının geriye dönük etkisi aşağıdaki durumları
etkilemez:

a)
Karardan önce tescilin sağladığı haklara tecavüz sebebiyle verilen
kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.

b)
Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler.

(3)
İkinci fıkranın (b) bendi kapsamındaki sözleşmeler uyarınca ödenmiş
bedelin, hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesi istenebilir.

(4)
Kesinleşmiş mahkeme kararı mahkemece resen Kuruma bildirilir. Hükümsüz
kılınan coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı, sicilden terkin edilir ve
terkine ilişkin bilgi Bültende yayımlanır.

İKİNCİ BÖLÜM

Hak ve
Sorumluluktan Vazgeçme

Tescilin
sağladığı hak ve sorumluluktan vazgeçme

MADDE
52-
(1) Coğrafi işaret veya
geleneksel ürün adını tescil ettiren, tescilin sağladığı haklarından ve kullanımın
denetimiyle ilgili sorumluluklarından vazgeçebilir. Vazgeçme talebi
Bültende yayımlanır.

(2)
Bültendeki yayımı takip eden üç aylık süre içinde 36 ncı
maddede belirtilen şartları taşıyanlar tarafından tescil ettiren kişiye
ilişkin değişiklik talebinde bulunulması hâlinde, bu talep 43 üncü madde
hükümleri çerçevesinde incelenir.

(3) Üç
aylık süre içinde tescil ettiren kişiye ilişkin değişiklik talebinde
bulunulmaması hâlinde, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı tescili üç
aylık sürenin sonunda Kurum tarafından sicilden terkin edilir ve terkine
ilişkin bilgi Bültende yayımlanır. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi itibarıyla
hüküm doğurur.

(4)
Vazgeçmeye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

ALTINCI
KISIM

Hakka
Tecavüz

Coğrafi
işaret hakkına tecavüz sayılan fiiller

MADDE
53-
(1) Tescilli coğrafi işaretin
aşağıda belirtilen biçimdeki kullanımları coğrafi işaret hakkına tecavüz
sayılır:

a)
Coğrafi işaret tesciline konu ürünün özelliklerini taşımadığı hâlde,
coğrafi işaretin ününden yarar sağlayacak şekilde ya da tescil kapsamındaki
ürünler veya bunlarla ilişkilendirilebilecek nitelikteki ürünlerle ilgili
olarak coğrafi işaretin veya 46 ncı madde
uyarınca kullanılması öngörülen amblemin ticari amaçlı olarak doğrudan veya
dolaylı kullanımı.

b)
Ürünün gerçek menşeini veya coğrafi işaretin tercümesini veya stilinde,
tarzında, tipinde, türünde, yöntemiyle, orada üretildiği biçimde gibi
açıklamaları içerse bile coğrafi işaretin kötüye kullanımı, taklidi veya
coğrafi işareti çağrıştıran şekilde kullanımı.

c)
Coğrafi işareti taşıyan ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtımında ya da
ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede, ürünün tescil kapsamındaki
nitelikleri ile menşeine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı herhangi bir
açıklama ya da işarete yer verilmesi.

ç)
Coğrafi işarete ilişkin amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımı.

(2)
Coğrafi işareti kullanma hakkına sahip olanlar, coğrafi işaretten doğan
haklara tecavüz sayılan fiilleri tescil ettirene noter vasıtasıyla
bildirerek dava açılmasını talep edebilir. Tescil ettirenin talebi kabul etmemesi
veya bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde dava açmaması hâlinde,
kullanma hakkına sahip olanlar, yapılan bildirimi de ekleyerek dava
açabilir. Açılan dava tescil ettirene ihbar olunur. Ancak ciddi bir zarar
tehlikesi karşısında, kullanma hakkına sahip olanlar, süreyle bağlı
kalmaksızın ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
İhtiyati tedbire karar verilmesi durumunda dava açılabilmesi için
belirtilen sürenin dolması beklenmez.

(3)
Coğrafi işaretin tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura
üzerine konulmamış olması, eylemi tecavüz olmaktan çıkarmaz. Ancak tescille
ilgili kayıt ve işaretler kusurun değerlendirilmesi sırasında dikkate
alınır.

(4)
Coğrafi işaret başvurusu yayımlandığı takdirde, başvuruyu yapan, coğrafi
işarete yönelik bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma
hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar
edilmişse başvurunun yayımlanmamış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa
başvurunun yayımından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.

Geleneksel
ürün adı hakkına tecavüz sayılan fiiller

MADDE
54-
(1) Tescil edilmiş
geleneksel ürün adının aşağıda belirtilen biçimdeki kullanımları,
geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sayılır:

a)
Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini taşımadığı
hâlde, 46 ncı madde uyarınca kullanılması
öngörülen amblemin tescilli ürün adı ile birlikte kullanılması suretiyle,
ürünün ününden herhangi bir biçimde yarar sağlayacak kullanımı veya tescil
kapsamındaki ürünleri andıran ürünlerle ilgili olarak tescilli ürün adına
tahsis edilen amblemin ticari amaçlı kullanımı.

b)
Amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımı.

c) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün
özelliklerini ve tescilli ürün adı için 46 ncı
madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemi taşımadığı hâlde, ürünün iç
veya dış ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir
yazılı belgede ürünün tescilde belirtilen özellikleri taşıdığına ilişkin
yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesi.

(2)
Geleneksel ürün adı hakkına tecavüz edildiğinin bu adı kullanım hakkına
sahip olanlarca tespit edilmesi hâlinde, tecavüz bu kişilerce tescil
ettirene noter vasıtasıyla bildirilerek dava açması talep edilebilir.
Tescil ettirenin talebi kabul etmemesi veya bildirimi aldığı tarihten
itibaren üç ay içinde gerekli davayı açmaması hâlinde, kullanma hakkına
sahip olanlar, yapılan bildirimi de ekleyerek dava açabilir. Açılan dava
tescil ettirene ihbar olunur. Ancak ciddi bir zarar tehlikesi karşısında,
kullanma hakkına sahip olanlar, süreye bağlı kalmaksızın ihtiyati tedbire
karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. İhtiyati tedbire karar
verilmesi hâlinde, dava açılabilmesi için belirtilen sürenin dolması
beklenmez.

(3)
Geleneksel ürün adı başvurusu, yayımlandığı takdirde, başvuruyu yapan,
geleneksel ürün adına yönelik bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk
davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar
edilmiş ise başvurunun yayımlanmamış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa
başvurunun yayımından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.

ÜÇÜNCÜ KİTAP

Tasarım

 

BİRİNCİ
KISIM

Tasarım
Hakkı ve Kapsamı

Tasarım
ve ürün

MADDE
55-
(1) Tasarım, ürünün tümü veya
bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk,
malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür.

(2)
Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle
üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü
oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada
algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik
karakterleri ifade eder.

(3) Birleşik
ürün, sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen
parçalardan oluşan üründür.

(4)
Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli
tasarım, ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz
tasarım olarak korunur.

Yenilik
ve ayırt edicilik

MADDE
56-
(1) Tasarım yeni ve ayırt
edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında
korunur.

(2)
Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve
ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir:

a) Parça
birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür
durumda olmalıdır.

b)
Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik
şartlarını karşılamalıdır.

(3) Bu
maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç
olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.

(4) Bir
tasarımın aynısı;

a)
Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,

b)
Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,

dünyanın
herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.
Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul
edilir.

(5) Bir
tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;

a)
Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,

b)
Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,

kamuya
sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel
izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul
edilir.

(6)
Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı
geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.

Kamuya
sunma

MADDE
57-
(1) Kamuya sunma; sergileme,
satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya
benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir
kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.

(2) Koruma
talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa
rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu
kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da
halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması
hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini
etkilemez.

Koruma
kapsamı ve koruma dışı h
âller

MADDE
58-
(1) Tasarım sahibi, kendi
tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu
Kanundan doğan haklarını kullanabilir.

(2)
Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede
sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.

(3) Bu
Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951
tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları
taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez.

(4)
Aşağıda belirtilen hâller koruma kapsamı dışındadır:

a) Kamu
düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar.

b)
Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri.

c)
Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik
olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda
üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri.

ç) Paris
Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık alametleri
ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve
kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil
izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların
uygunsuz kullanımını içeren tasarımlar.

(5) 56 ncı maddedeki şartları karşılamak kaydıyla farklı veya
eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle
sonlu veya sonsuz olarak çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan
tasarımlar korumadan yararlanır.

Tasarım
hakkının kapsamı ve sınırları

MADDE
59-
(1) Tasarımdan doğan haklar
münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni
olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü
üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz
veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın
uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz.

(2)
Tescilsiz tasarım, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme
hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla
ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması hâlinde verir.
Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla
bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan
tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez.

(3)
Aşağıda sayılan fiiller tasarım hakkının kapsamı dışındadır:

a) Özel
amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller.

b)
Deneme amaçlı fiiller.

c)
Ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın
normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek
şartları ile eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar.

ç)
Yabancı ülkede kayıtlı olup geçici olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları
içinde bulunan deniz veya hava taşıt araçlarındaki ekipman,
bu araçların onarımı için kullanılmak üzere ithal edilen yedek parça ve
aksesuarlar ile bu araçların onarım fiilleri.

(4)
Birleşik ürünün görünümüne bağımlı olan parçaların, birleşik ürüne orijinal
görünümünü yeniden kazandırmak üzere onarım amacıyla ve bu parçaların
kaynağı konusunda yanıltıcı olmamak şartıyla tasarımın piyasaya ilk
sürüldüğü tarihten üç yıl sonra kullanılması tasarım hakkının ihlali
sayılmaz.

(5) Bilim,
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yayımlanan eşdeğer parçaların dördüncü
fıkra kapsamında ve tasarımın piyasaya ilk sürüldüğü tarihten itibaren üç
yıl içinde kullanımı tasarım hakkının ihlali sayılmaz. 

(6)
Yayım erteleme talebinde bulunulan tasarımlar için, tasarımlara ait görsel
anlatımların Bültende yayımlanmasına kadar ikinci fıkra hükümleri
uygulanır.

Önceki
kullanımdan doğan hak

MADDE
60-
(1) Başvuru tarihinden önce,
tescilli tasarımın koruma kapsamına giren ve tescilli tasarımdan bağımsız
olarak yapılan tasarımı iyiniyetli olarak ticari
amaçla ülke içinde kullanmakta olan veya kullanım için ciddi ve gerçek
tedbirler almış kişilere karşı önceki kullanımından dolayı, bu
hazırlıklarla sınırlı olmak üzere işletmenin makul ihtiyaçlarını giderecek
ölçüde tasarımı kullanma hakkı verilir. Önceki kullanımdan doğan hak,
sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır.

(2)
Önceki kullanımdan doğan hak, lisans verilmesi suretiyle genişletilemez ve
devredilemez. Bu hakkın devri işletmenin devriyle mümkündür.

İKİNCİ KISIM

Başvuru,
İnceleme ve Tescil

 

BİRİNCİ
BÖLÜM

Tasarım
Başvurusu, Rüçhan Hakkı ve İnceleme

Başvuru
şartları, sınıflandırma ve çoklu başvuru

MADDE
61-
(1) Tasarım başvurusu;

a)
Başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri içeren başvuru formunu,

b)
Tasarımın görünümünü yansıtan ve yayım yoluyla çoğaltılmaya elverişli
görsel anlatımını,

c)
Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün adını,

ç)
Tasarımcının veya tasarımcı grubundaki tasarımcıların adlarını,

d)
Tescil isteme hakkının tasarımcı veya tasarımcılardan ne şekilde elde
edildiğine ilişkin bilgiyi,

e) Varsa
yayım erteleme talebini,

f) Vekil
tayin edilmişse vekile ilişkin bilgiyi,

kapsar.

(2)
Başvuru konusunun iki boyutlu bir tasarım olması ve 66 ncı
maddeye göre yayım erteleme talebinde bulunulması hâlinde birinci fıkranın
(b) bendinde istenen görsel anlatım yerine tasarımın örneği verilebilir.

(3)
Başvuruda ayrıca; tasarımın görsel anlatımını veya örneğini açıklayan
tarifname verilebilir, tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünlerin
sınıfı belirtilebilir. Bu madde kapsamında yer alan ürün adı, sınıfı ve
tarifnamede verilen bilgiler koruma kapsamını etkilemez.

(4)
Başvuru işlemlerine ilişkin ücretlerin ödenmemesi ve süresi içinde ödemeye
ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde başvuru yapılmamış sayılır.

(5)
Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünlerin sınıflandırılmasında, 5/8/1997 tarihli ve 97/9731 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Endüstriyel Tasarımların Uluslararası
Sınıflandırılmasına İlişkin Locarno Anlaşması
hükümleri uygulanır.

(6)
Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen, tasarımın görsel anlatımı
üzerinde yer alan yazılı ibareler, ifade ettikleri kavramlar üzerinde inhisari hak sağlamaz.

(7)
Birden çok tasarımın tescil talebi, ek başvuru ücretinin ödenmesi şartıyla
çoklu başvuru altında yapılabilir. Çoklu başvurularda, süslemeler hariç
olmak üzere, tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı her bir ürünün, aynı
sınıfa dâhil olması gerekir.

(8)
Çoklu başvuru veya çoklu tescili oluşturan tasarımlar bu Kanunun
uygulanmasında ayrı ayrı değerlendirilir.

(9)
Çoklu başvuruda, yedinci fıkrada belirtilen şartlara uymayan tasarımlar
için tescil talebinde bulunulmuş veya tasarım sayısı belirlenen sayıyı
aşmışsa Kurum bu tasarımlar için bölünmüş başvuru yapılmasını ister.
Bölünmüş her başvuru için başvuru tarihi, ilk başvuru tarihidir. İlk
başvuruda rüçhan hakkı talep edilmişse bu hak bölünmüş her başvuruya da
tanınır.  

(10)
Tasarımcı, isminin başvuruda belirtilmemesi hâlinde, tasarımcı olarak
belirtilmesini isteme hakkına sahiptir. Ancak, tasarımcı isminin gizli
tutulmasını da talep edebilir. Başvuru sahibi tasarımcı değilse veya
tasarımcılardan sadece biri veya birkaçıysa, başvuru sahibinin tasarımcı
veya tasarımcılardan tasarım başvurusu yapma hakkını ne şekilde elde ettiği
başvuruda açıklanır.

(11)
Tasarım başvurusunda yer alan imla hataları ve açık maddi hatalar, tasarım
örneğini değişikliğe uğratmaması şartıyla başvuru sahibinin talebi üzerine
düzeltilir.

(12)
Çoklu başvuruda yer alabilecek tasarım sayısı ve başvuruya ilişkin diğer
usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. 

Rüçhan
hakkı ve etkisi

MADDE
62-
(1) Paris Sözleşmesi veya
Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerden birinin
uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda olmamakla birlikte
bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda ticari müessesesi
bulunan gerçek ya da tüzel kişiler veya bunların halefleri, bu devletlerin
herhangi birinde yetkili mercilere tasarım veya faydalı model tescili için
usulüne uygun olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren altı ay
süreyle, Paris Sözleşmesi hükümleri kapsamında aynı tasarım için Türkiye’de
başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır. Bu süre içinde
kullanılmayan rüçhan hakları düşer. Rüçhan hakkından yararlanılabilmesi
için ilk başvuru yapılan devletin yetkili makamından rüçhan hakkı belgesi
alınması şarttır.

(2)
Birinci fıkrada belirtilen gerçek veya tüzel kişiler ile bunların
halefleri, Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına
taraf olmayan bir devlette usulüne uygun tasarım başvurusu yapmışsa,
birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde rüçhan hakkından
yararlanır.

(3) Aynı
devlete yapılmış olan ve önceki ilk başvuru ile aynı konudaki sonraki bir
başvuru; sonraki başvurunun yapıldığı tarihte, önceki başvurunun kamunun
incelemesine açılmadan ve geride herhangi bir hak bırakmadan geri
çekilmesi, geri çekilmiş sayılması veya reddedilmesi ve rüçhan hakkı
talebine temel oluşturmaması şartıyla, rüçhan hakkının belirlenmesinde ilk
başvuru olarak kabul edilir. Önceki başvuru, rüçhan hakkı talebi için
dayanak oluşturmaz.

(4) 3
üncü maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen gerçek veya tüzel
kişiler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.

(5)
Başvurusu yapılan tasarımı veya tasarımın uygulandığı ürünü Türkiye’de
açılan ulusal ya da uluslararası sergilerde ya da Paris Sözleşmesi veya
Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerde açılan resmî ya
da resmî olarak tanınan uluslararası sergilerde teşhir eden 3 üncü maddede
belirtilen gerçek veya tüzel kişiler, sergideki teşhir tarihinden itibaren
altı ay içinde Türkiye’de başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından
yararlanır.

(6)
Başvurusu yapılan tasarım veya tasarımın uygulandığı ürün, sergide görünür
şekilde resmî açılış tarihinden önce teşhir edilmişse rüçhan hakkı süresi
ürünün sergiye konulduğu tarihten itibaren başlar.

(7) Bir
sergide teşhir edilmiş ürünle aynı veya benzeri bir ürün hakkında birden
fazla tasarım başvurusu yapılması hâlinde, bu ürünü sergiye ilk koyan kişi,
ürünün sergiye aynı zamanda konularak teşhir edilmesi hâlinde ise ilk
başvuruda bulunan kişi rüçhan hakkından yararlanır.

(8)
Birinci ve beşinci fıkralarda belirtilen süreler içinde rüçhan hakkına
dayanılarak başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının doğduğu tarihten
itibaren üçüncü kişiler tarafından yapılan rüçhan hakkına konu tasarım
başvurusunun kapsamına giren başvurular ile bunlar adına yapılan tasarım
tescilleri hüküm ifade etmez.

Rüçhan
hakkının talep edilmesi ve hükmü

MADDE
63-
(1) Rüçhan hakkı talebi
başvuruyla birlikte yapılır. Bu talebe ilişkin belgeler, başvuru tarihinden
itibaren üç ay içinde Kuruma sunulur. Aksi takdirde rüçhan hakkından
yararlanma talebi yapılmamış sayılır.

(2)
Rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları, 62 nci
maddenin birinci fıkrası uyarınca rüçhan hakkının talep edildiği başvurunun
tarihi veya 62 nci maddenin beşinci ve altıncı
fıkralarında belirtilen tarihler itibarıyla doğar.

(3) Bir
tasarım için birden fazla rüçhan hakkı talep edilmesi durumunda rüçhan
hakkı, geçerli olan ilk rüçhan tarihi itibarıyla başlar.

(4)
Sergilerdeki teşhirden doğan rüçhan hakkı, 62 nci
maddenin birinci fıkrasına göre verilen rüçhan süresini uzatmaz.

(5)
Rüçhan hakkı talebine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

İnceleme

MADDE
64-
(1) Kurum, başvurunun 61 ila
63 üncü maddelerde belirtilen şartlara uygunluğunu inceler. İnceleme
sonucunda 61 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde
belirtilen şartlar bakımından herhangi bir eksikliğin olmadığına karar
verilmesi hâlinde başvuru tarihi, başvurunun Kurum tarafından alındığı
tarih itibarıyla kesinleşir. 

(2) 61
ila 63 üncü maddeler uyarınca yapılan incelemede tespit edilen
eksikliklerin süresi içinde giderilmesi hâlinde başvuru tarihi, başvurunun
ilk yapıldığı tarih olarak kesinleşir. Ancak 61 inci maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan bilgi ve belgelerle ilgili
eksikliklerin süresi içinde giderilmesi hâlinde başvuru tarihi, bu
eksikliklerin giderildiği tarih olarak kesinleşir.

(3)
Tasarım koruması başvuru tarihinin kesinleştiği tarihten itibaren başlar.

(4)
Eksikliklerin süresi içinde giderilmemesi hâlinde başvuru yapılmamış
sayılır.

(5)
Rüçhan hakkı talebine ilişkin eksikliklerin giderilmemesi sadece rüçhan
hakkının kaybına neden olur.

(6)
Kurum;

a)
Tasarım veya ürün tanımına uygun olmayan,

b) Kamu
düzenine veya genel ahlaka aykırı,

c) 3
üncü madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel kişilerce yapılan,

ç) Paris
Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık alametleri
ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve
kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil
izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların
uygunsuz kullanımını içeren,

d) Yeni
olmadığı tespit edilen,

tasarım
tescil taleplerini reddeder.

(7)
Altıncı fıkranın (b) ve (ç) bentleri kapsamında verilen ret kararının
tasarımın sadece bir bölümüne ilişkin bulunması hâlinde, sadece o bölümle
ilgili kısmi ret kararı verilir. Kısmi ret sonucunda tescilin devamı için
kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza
etmesi şarttır.

İKİNCİ BÖLÜM

Tescil ve
Yayım

Tescil
ve yayım

MADDE
65-
(1) Kesinleşen ve 64 üncü
madde hükmüne göre reddedilmemiş başvuru, tescilli tasarım olarak sicile
kaydedilir ve Bültende yayımlanır.

(2)
Sicil alenidir. Talep edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla sicil örneği
verilir.

(3)
Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.

Yayımın
ertelenmesi

MADDE
66-
(1) Başvuruyla birlikte
başvuru sahibi, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden başlamak üzere otuz ay
süreyle yayım erteleme talebinde bulunabilir.

(2)
Yayım erteleme talebi bulunan ve 64 üncü madde hükmüne göre reddedilmemiş
başvuru, tescil edilerek sicile kaydedilir. Ancak, tasarımın görsel
anlatımı ve başvuru dosyasına ilişkin bilgi ve belgeler üçüncü kişilerin
incelemesine kapalı tutulur.

(3)
Sicile kaydedilmiş tasarıma ilişkin yayım erteleme talebi Bültende
yayımlanır.

(4)
Kurum, yayım erteleme süresinin sona erdiği tarihte veya hak sahibinin
isteği üzerine daha önceki bir tarihte, başvuruyla ilgili bütün kayıt ve
belgeleri üçüncü kişilerin incelemesine açar ve yayımlar. Ancak, yayımdan
önce yayım ücretinin ödenmesi zorunludur. Başvuru sırasında sadece
tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün örneği verilmiş ise
tasarımın yayıma uygun görsel anlatımının da verilmesi gerekir. Bu
şartların süresi içinde yerine getirilmemesi durumunda sicile kaydedilmiş
tasarıma başvuru tarihinden itibaren bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış
sayılır.

(5)
Tecavüz davasının, yayım erteleme süresi içinde açılabilmesi için sicil
kaydında ve başvuru dosyasındaki bilgilerin davalı tarafa bildirilmiş
olması şarttır.

(6)
Yayım ertelemesi bulunan tasarımın yayım tarihi, görsel anlatımlarının
yayımlandığı tarihtir.

(7) Bu
madde hükümleri, çoklu başvurudaki tasarımların bir kısmı hakkında da
uygulanabilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

İtiraz ve
İtirazın İncelenmesi

Karara
ve tescile itiraz

MADDE
67-
(1) Başvuru sahipleri, 64 üncü
madde uyarınca verilen kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden
itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak itiraz edebilir.

(2)
Üçüncü kişiler tasarım tescilinin yayım tarihinden itibaren üç ay içinde
ücretini ödeyerek tasarımın 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında
yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci
maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi
kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetli olduğu
ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği gerekçelerini
ileri sürerek tescil belgesinin verilmesine yazılı olarak itiraz edebilir.

(3)
İkinci fıkra kapsamında yapılan itiraza ilişkin ücretin ödenmemesi veya
ödemeye ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz
yapılmamış sayılır.

İtirazın
incelenmesi

MADDE
68-
(1) 67 nci
maddeye göre yapılacak itirazlar, Kurul tarafından incelenir.

(2) 64
üncü madde uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi
aşamasında ve gerekli görülen hâllerde başvuru sahibinin görüşü alınır.

(3) 67 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan itirazlar,
görüşlerini açıklayabilmesi için başvuru sahibine bildirilir. İtiraz
sahibinden, bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde sunulmak üzere ek
bilgi ve belge istenebilir. Bu süre içinde istenilen ek bilgi ve belgelerin
sunulmaması hâlinde itiraz mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.

(4)
İtiraz süresi boyunca veya itirazın incelenmesi aşamasında 64 üncü madde ve
yönetmelik hükümleri kapsamında başvuruda eksiklik olduğunun tespit
edilmesi hâlinde, işlemlere tamamlanmayan aşamadan devam edilir ve gerekli
görülen hâllerde alınan kararlar Bültende yayımlanır.

(5) 67 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan itirazın
kabul edilmesi hâlinde, tasarımın tescili hükümsüz kılınır. 64 üncü
maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet hakkının
yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına yapılan itirazın
kabul edilmesi hâlinde ise sadece o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi
hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını
sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır. Çoklu bir başvuruya
yapılan itirazın incelenmesi aşamasında, itiraza konu edilmeyen ancak
itirazın eki belgelerden hükümsüz kılınması gerektiği anlaşılan tasarım
tescilleri üçüncü fıkrada belirtilen usule uygun olarak resen hükümsüz
kılınır.

(6) Bu
madde uyarınca tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, 79 uncu
maddede belirtilen hükümsüzlük sonuçları doğar. Hükümsüzlük kararı Bültende
yayımlanır.

DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM

Koruma
Süresi ve Yenileme

Tasarımın
koruma süresi ve yenileme

MADDE
69-
(1) Tescilli tasarımların
koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıldır. Bu süre beşer yıllık
dönemler hâlinde yenilenmek suretiyle toplam yirmi beş yıla kadar
uzatılabilir.

(2)
Tescilsiz tasarımların koruma süresi, koruma talep edilen tasarımın kamuya
ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır.

(3)
Tasarım tescili, tasarım sahibinin talep etmesi ve yenileme ücretinin
ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulması şartıyla
yenilenir.

(4)
Yenileme talebinin tasarım sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği
tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme
ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir. Bu süre
içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin
bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona
erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla
da yapılabilir.

(5)
Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden
itibaren hüküm ifade eder. Yenileme, sicile kaydedilir ve Bültende
yayımlanır.

(6)
Yenilenmeyen tasarımlara ilişkin tasarım hakkı, koruma süresinin bittiği
tarihte sona erer.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Hak
Sahipliği ve Gasp

Hak
sahipliği

MADDE
70-
(1) Tasarım hakkı, tasarımcıya
veya onun haleflerine ait olup devri mümkündür.

(2)
Tasarım başvurusu veya tasarım birden çok kişiye aitse hak üzerindeki
ortaklık taraflar arasındaki anlaşmaya göre, böyle bir anlaşma yoksa 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî
Kanunundaki paylı mülkiyete ilişkin hükümlere göre belirlenir. Her hak
sahibi diğerlerinden bağımsız olarak aşağıdaki işlemleri kendi adına yapabilir:

a)
Kendisine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta bulunur.

b) Diğer
hak sahiplerine bildirimde bulunarak tasarımı kullanabilir.

c)
Tasarımdan doğan hakların herhangi bir şekilde tecavüze uğraması hâlinde
üçüncü kişilere karşı hukuk davası açabilir. Bu durumda davaya katılabilmeleri
için dava açan tarafından bir ay içinde diğer hak sahiplerine bildirim
yapılır.

(3)
Tasarımın kullanılması amacıyla üçüncü kişilere lisans verilmesi için hak
sahiplerinin oybirliği şarttır. Ancak lisans verme konusunda oybirliği
sağlanamaması hâlinde mahkeme, lisans verme yetkisini hakkaniyet gereğince
hak sahiplerinden birine veya birkaçına verebilir.

(4)
Üzerinde birden çok kişinin hak sahipliği söz konusu olsa dahi tasarım
başvurusu veya tasarımın devri ya da üzerlerinde hak tesisi için bölünebilmeleri
mümkün değildir.

Tasarımın
gaspı

MADDE
71-
(1) Tasarım başvurusu gerçek
hak sahibi olmayan bir kişi tarafından yapılmış veya tasarım bu kişi adına
tescil edilmişse veya tescilsiz tasarım gerçek hak sahibi olmayan bir kişi
tarafından kamuya sunulmuşsa, gerçek hak sahibi olduğunu iddia eden kişi,
tasarım hakkından doğan diğer hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla,
tasarım sahipliğinin kendisine devredilmesini veya tasarım sahibi olarak
tanınmayı mahkemeden talep edebilir.

(2)
Tasarım üzerinde kısmi bir hakkın iddia edilmesi hâlinde, birinci fıkra
uyarınca ve paylı mülkiyet esaslarına göre hak sahipliği tanınması talep
edilebilir.

(3)
Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen talepler, tescilli tasarımın
yayımlandığı tarihten veya tescilsiz tasarımın kamuya sunulduğu tarihten
itibaren üç yıl içinde ileri sürülmemesi hâlinde düşer. Ancak gerçek hak
sahibi olmayan kişinin kötüniyetli olması hâlinde
hak düşürücü süre uygulanmaz.

(4) Bu
madde hükmüne göre açılan dava ve davada ileri sürülen talepler, dava sonunda
verilen kesin hüküm veya davayı herhangi bir şekilde sona erdiren bütün
diğer hâller talep üzerine sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır ve
sicile kaydedildiği tarih itibarıyla iyiniyetli
üçüncü kişilere karşı hüküm ve sonuç doğurur.

(5) Dava
devam ederken başvurunun tescil edilmesi durumunda başvurunun gaspı davası,
tasarımın gaspı davasına dönüşür.

Gaspın
sona erdirilmesinin sonuçları

MADDE
72-
(1) Tasarım sahipliğinin 71
inci madde hükmüne göre değişmesi halinde, bu değişikliğin sicile kaydedilmesiyle
üçüncü kişilerin o tasarımla ilgili tüm hakları sona erer.

(2)
Gerçek hak sahibi olmadığı sonradan anlaşılan kişi veya bu kişiyle lisans
sözleşmesi yapan kişi, gerçek hak sahibinin sicile kaydedildiği tarihten
önce tasarımı kullanmaya başlamışsa ya da kullanım için ciddi hazırlıklar
yapmışsa, gerçek hak sahibinden inhisari olmayan
bir lisans verilmesini iki ay içinde talep edebilir. Bu süre, gerçek tasarım
sahibinin sicile kaydedildiğinin Kurum tarafından ilgililere bildirildiği
tarihten itibaren başlar.

(3)
Gerçek hak sahibi olmadığı sonradan anlaşılan kişi veya bu kişiden lisans
alan, kullanıma başladığı ya da kullanım için ciddi hazırlıklar yaptığı
sırada kötüniyetli ise ikinci fıkra hükmü
uygulanmaz.

DÖRDÜNCÜ
KISIM

Çalışanların
Tasarımları

Hizmet
ilişkisi ile diğer iş görme ilişkilerindeki hak sahipliği

MADDE
73-
(1) Aralarındaki özel
sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça çalışanların bir işletmede
yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da büyük ölçüde
işletmenin deneyim ve çalışmalarına dayanarak iş ilişkisi sırasında yaptığı
tasarımların hak sahibi, işverenleridir. 

(2)
Çalışanların bulunduğu işyerindeki genel faaliyet konusu bilgi ve
araçlardan faydalanmak suretiyle birinci fıkra kapsamı dışında yaptığı
tasarımların hak sahibi, talep edilmesi hâlinde işverenleridir.

(3)
Çalışanların tasarımlarına ilişkin hükümler öğrenciler ve ücretsiz olarak
belirli bir süreye bağlı olmaksızın hizmet gören stajyerlerin tasarımları
ile 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde belirtilen
öğretim elemanlarının bilimsel çalışmalar veya araştırmalar sonucunda
gerçekleştirdiği tasarımlar hakkında da uygulanır.

(4)
Hizmet ilişkisi dışında kalan iş görme sözleşmeleri çerçevesinde yapılan
tasarımlarda hak sahibi, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri
çerçevesinde belirlenir.

Çalışanlar
tarafından yapılan tasarımlara ilişkin hak talebinde bedel

MADDE
74-
(1) Çalışanın, 73 üncü
maddenin ikinci fıkrası kapsamında yapmış olduğu tasarımın önemi dikkate
alınarak tespit edilecek bir bedel isteme hakkı vardır. Taraflar bu bedel
konusunda anlaşamadıkları takdirde söz konusu bedel mahkeme tarafından
tespit edilir.

(2) 73
üncü maddenin üçüncü fıkrası kapsamında öğretim elemanlarınca
gerçekleştirilen tasarımlardan elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu ve
tasarımcı arasındaki paylaşımı tasarımcıya gelirin en az yarısı verilecek
şekilde ilgili yükseköğretim kurumunun yönetim kurulunca belirlenir.

BEŞİNCİ KISIM

Lisans

Lisans

MADDE
75-
(1) Tasarım hakkı, lisans
sözleşmesine konu olabilir.

(2)
Lisans, inhisari lisans veya inhisari
olmayan lisans şeklinde verilebilir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa
lisans, inhisari değildir. İnhisari
olmayan lisans sözleşmelerinde, lisans veren tasarımı kendi kullanabileceği
gibi üçüncü kişilere de başka lisanslar verebilir. İnhisari
lisans sözleşmelerinde, lisans veren başkasına lisans veremez ve hakkını
açıkça saklı tutmadıkça kendisi de tasarımı kullanamaz.

(3)
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan
haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.

(4)
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans hakkını alan kişi, lisans
süresince tasarımın kullanılmasına ilişkin her türlü tasarrufta
bulunabilir. Lisans alan, lisans sözleşmesinde yer alan şartlara uymak
zorundadır. Aksi takdirde tasarım sahibi, tasarımdan doğan haklarını lisans
alana karşı ileri sürebilir.

Hakkın
devrinden veya lisans vermekten doğan sorumluluk

MADDE
76-
(1) Başvuru veya tescilden
doğan tasarım hakkını devreden ya da lisans veren kişinin bu işlemleri
yapmaya yetkili olmadığının sonradan anlaşılması hâlinde söz konusu kişi,
bu durumdan ilgililere karşı sorumlu olur.

(2)
Tasarım başvurusunun geri çekilmesi, reddedilmesi, tasarım tescilinin
iptaline veya hükümsüzlüğüne karar verilmiş olması hâllerinde tarafların,
hakkı devreden veya lisans veren bakımından daha kapsamlı bir sorumluluğu
sözleşmeyle öngörmemiş olmaları hâlinde 79 uncu madde hükümleri uygulanır.
Bu madde hükmünden doğan tazminatı talep etme süresi, sorumluluk davasına
dayanak olan mahkeme kararının kesinleşme tarihinde başlar.

ALTINCI
KISIM

Hakkın Sona
Ermesi

 

BİRİNCİ
BÖLÜM

Hükümsüzlük

Hükümsüzlük
hâlleri

MADDE
77-
(1) Aşağıdaki hâllerde
tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verilir:

a) 55
inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun
olmadığı, 56 ncı ve 57 nci
maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü
fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu,
başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri
mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse.

b) Hak
sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse.

c)
Sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın
başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise.

(2) 64
üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet
haklarının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına ilişkin
hükümsüzlük talebinin kabul edilmesi hâlinde, o kısmın tescili hükümsüz
kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın
koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır.

Hükümsüzlük
talebi

MADDE
78-
(1) Tasarımın hükümsüzlüğü,
ikinci fıkrada sayılan hâller dışında menfaati olanlar tarafından istenebilir.

(2)
Tasarımın hükümsüzlüğü, 77 nci maddenin birinci
fıkrasının (c) bendine göre sadece önceki hak sahibi; 70 inci ve 73 üncü
maddelere göre ise ancak tasarım hakkına sahip kişiler tarafından ileri
sürülebilir.

(3)
Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin olarak koruma süresince veya tasarım
hakkının sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava açılabilir.

(4)
Hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde tasarım sahibi olarak kayıtlı
kişiye karşı açılır. Tasarım üzerinde sicilde hak sahibi olarak görülen
kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak için ayrıca bu kişilere
bildirim yapılır.

(5)
Tescilsiz tasarımlarda hükümsüzlük davası, hak sahibi olduğunu iddia eden
kişiye karşı açılır.

Hükümsüzlüğün
etkisi

MADDE
79-
(1) Tasarımın hükümsüzlüğüne
ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma bu Kanunla sağlanan koruma hiç
doğmamış sayılır.

(2)
Tasarım sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli
hareket etmesinden zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere,
hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez:

a)
Hükümsüzlüğe karar verilmeden önce tasarımın sağladığı haklara tecavüz
nedeniyle verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.

b)
Hükümsüzlüğe karar verilmeden önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler.

(3)
İkinci fıkranın (b) bendinde belirtilen sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin
hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi talep edilebilir.

(4)
Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar herkese karşı hüküm doğurur.
Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme bu kararı Kuruma resen
gönderir. Hükümsüz kılınan tasarım, Kurum tarafından sicilden terkin edilir
ve Bültende yayımlanır.

İKİNCİ BÖLÜM

Diğer Sona
Erme Hâlleri ve Sonuçları

Sona
erme ve sonuçları

MADDE
80-
(1) Tasarım hakkı;

a)
Koruma süresinin dolması veya tescilin yenilenmemesi,

b) Hak
sahibinin hakkından vazgeçmesi,

sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.

(2)
Başvuru veya tescil sahibi, tasarım hakkından tamamen veya kısmen vazgeçebilir.

(3)
Vazgeçmenin yazılı olarak Kuruma bildirilmesi gerekir. Vazgeçme, sicile
kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur ve Bültende yayımlanır.

(4)
Sicile kayıtlı hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça, tasarım sahibi bu
hakkından vazgeçemez.

(5) Tasarım
üzerinde, üçüncü bir kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmiş ve bu
hususta alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni
olmadıkça, tasarımdan doğan haklardan vazgeçilemez.

YEDİNCİ
KISIM

Tasarım
Hakkına Tecavüz

Tasarım
hakkına tecavüz sayılan fiiller

MADDE
81-
(1) Aşağıda belirtilen fiiller
tasarım hakkına tecavüz sayılır:

a)
Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma
kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını
veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek,
piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari
amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret
alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.

b)
Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz
genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

c)
Tasarım hakkını gasp etmek.

(2)
Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil
sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden
dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve
kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz.
Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme
tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.

(3)
Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün,
ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri
tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz.

(4)
Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye
göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik
ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir.

DÖRDÜNCÜ
KİTAP

Patent ve
Faydalı Model

 

BİRİNCİ
KISIM

Patent Hakkı

 

BİRİNCİ
BÖLÜM

Patentlenebilirlik
Şartları

Patentlenebilir buluşlar ve patentlenebilirliğin
istisnaları

MADDE
82-
(1) Teknolojinin her
alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir
olması şartıyla patent verilir.

(2)
Aşağıda belirtilenler buluş niteliğinde sayılmaz. Patent başvurusu veya
patentin aşağıda belirtilen konu veya faaliyetlerle ilgili olması hâlinde,
sadece bu konu veya faaliyetlerin kendisi patentlenebilirliğin dışında
kalır:

a)
Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler.

b) Zihni
faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve
yöntemler.

c)
Bilgisayar programları.

ç)
Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim
eserleri.

d)
Bilginin sunumu.

(3)
Aşağıda belirtilen buluşlara patent verilmez:

a) Kamu
düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar.

b)
Mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucu elde edilen ürünler hariç
olmak üzere, bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan
üretimine yönelik esas olarak biyolojik işlemler.

c) İnsan
veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler
dâhil tüm tedavi yöntemleri.

ç)
Oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni ve bir gen
dizisi veya kısmi gen dizisi de dâhil olmak üzere insan bedeninin
öğelerinden birinin sadece keşfi.

d) İnsan
klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme
işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari
amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda
sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme
işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlar.

(4)
Üçüncü fıkranın (a) bendi kapsamında buluşun ticari kullanımının sadece
mevzuatla yasaklanmış olması, bu kullanımın kamu düzenine veya genel ahlaka
aykırı olduğu anlamına gelmez.

(5)
Üçüncü fıkranın (b) bendinde belirtilen mikrobiyolojik işlem,
mikrobiyolojik materyal içeren, mikrobiyolojik bir materyalle
gerçekleştirilen veya sonucunda mikrobiyolojik materyal oluşan herhangi bir
işlemi; esas olarak biyolojik işlem, melezleme ya da seleksiyon gibi
tamamen doğal bir olaydan oluşan bitki veya hayvan üretim usulünü ifade
eder.

(6)
Üçüncü fıkranın (c) bendinde yer alan hüküm, aynı bentte sayılan
yöntemlerin herhangi birinde kullanılan ürünler, özellikle madde ve terkipler
hakkında uygulanmaz.

Yenilik,
buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilir olma

MADDE
83-
(1) Tekniğin bilinen durumuna
dâhil olmayan buluşun yeni olduğu kabul edilir.

(2)
Tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir
yerinde, yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya konulmuş veya kullanım ya
da başka herhangi bir biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her
şeyi kapsar.

(3)
Başvuru tarihinde veya bu tarihten sonra yayımlanmış olan ve başvuru
tarihinden önceki tarihli ulusal patent ve faydalı model başvurularının ilk
içerikleri tekniğin bilinen durumu olarak dikkate alınır. Bu hüküm,

a) 5/1/1996 tarihli ve 96/7772 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Patent İşbirliği Antlaşması uyarınca
yapılan uluslararası patent başvurularından, Patent İşbirliği Antlaşmasının
22 nci ve 39 uncu maddelerine göre yönetmelikte
belirtilen şartlara uygun olarak ulusal aşamaya giriş yapan patent ve
faydalı model başvurularını,

b) 7/6/2000 tarihli ve 2000/842 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile
İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki
gereklilikleri sağlayan, uluslararası başvuruya dayanan Avrupa patent
başvurularını ve Avrupa Patent Sözleşmesinin 79 uncu maddesinin ikinci
fıkrasına göre Türkiye’nin belirlendiği ve ilgili belirleme ücretinin
ödendiği Avrupa patent başvurularını,

da
kapsar.

(4)
Tekniğin bilinen durumu dikkate alındığında, ilgili olduğu teknik alandaki
uzmana göre aşikâr olmayan buluşun, buluş basamağı içerdiği kabul edilir.

(5)
Üçüncü fıkra uyarınca tekniğin bilinen durumu olarak dikkate alınan
başvuruların ve belgelerin içerikleri, buluş basamağının
değerlendirilmesinde dikkate alınmaz.

(6)
Buluş, tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya
kullanılabilir nitelikteyse, sanayiye uygulanabilir olduğu kabul edilir.

Buluşa
patent veya faydalı model verilmesini etkilemeyen açıklamalar

MADDE
84-
(1) Buluşa patent veya faydalı
model verilmesini etkileyecek nitelikte olmakla birlikte, başvuru
tarihinden önceki on iki ay içinde veya rüçhan hakkı talep edilmişse rüçhan
hakkı tarihinden önceki on iki ay içinde ve aşağıda sayılan durumlarda
açıklama yapılmış olması buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkilemez:

a)
Açıklamanın buluşu yapan tarafından yapılmış olması.

b)
Açıklamanın patent başvurusu yapılan bir merci tarafından yapılmış olması
ve bu merci tarafından açıklanan bilginin;

1)
Buluşu yapanın başka bir başvurusunda yer alması ve söz konusu başvurunun
ilgili merci tarafından açıklanmaması gerektiği hâlde açıklanması.

2)
Buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgiyi edinmiş olan
üçüncü bir kişi tarafından, buluşu yapanın bilgisi veya izni olmadan
yapılan başvuruda yer alması.

c)
Açıklamanın buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgi elde
eden üçüncü kişi tarafından yapılmış olması.

(2)
Birinci fıkraya göre, başvurunun yapıldığı tarihte patent veya faydalı
model isteme hakkına sahip olan her kişi buluşu yapan sayılır.

(3) Birinci
fıkranın uygulanmasından doğan sonuçlar, süreyle sınırlı değildir ve her
zaman ileri sürülebilir. 

(4)
Birinci fıkranın uygulanması gerektiğini ileri süren taraf, şartların
gerçekleştiğini veya gerçekleşmesinin beklendiğini ispatla yükümlüdür.

İKİNCİ BÖLÜM

Patent
Hakkının Kapsamı

Patent
hakkının kapsamı ve sınırları

MADDE
85-
(1) Patent sahibi, buluşun
yeri, teknoloji alanı ve ürünlerin ithal veya yerli üretim olup olmadığı
konusunda herhangi bir ayrım yapmaksızın patent hakkından yararlanır.

(2) Patent
sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde aşağıda belirtilen fiillerin
önlenmesini talep etme hakkı vardır:

a)
Patent konusu ürünün üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal
edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle
elde bulundurulması.

b)
Patent konusu olan bir usulün kullanılması.

c)
Kullanılmasının yasak olduğu bilinen veya bilinmesi gereken usul patentinin
kullanılmasının başkalarına teklif edilmesi.

ç)
Patent konusu usul ile doğrudan doğruya elde edilen ürünlerin satılması,
kullanılması, ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka
herhangi bir nedenle elde bulundurulması.

(3)
Aşağıda sayılan fiiller patentin sağladığı hakkın kapsamı dışındadır:

a) Sınai veya ticari bir amaç taşımayan ve özel maksatla
sınırlı kalan fiiller.

b)
Patent konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller.

c)
İlaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de
dâhil olmak üzere, patent konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller.

ç)
Sadece bir reçetenin oluşturulması için eczanelerde yapılan ilaçların seri
üretim olmadan hazırlanarak kullanılması ve bu şekilde hazırlanan ilaçlara
ilişkin fiiller.

d)
Patent konusu buluşun Paris Sözleşmesine taraf devletlerin gemi, uzay
aracı, uçak veya kara nakil araçlarının yapımında veya çalıştırılmasında
veya bu araçların ihtiyaçlarının karşılanmasında, söz konusu araçların
geçici veya tesadüfi olarak Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde bulunması şartıyla kullanılması.

e) 5/6/1945 tarihli ve 4749 sayılı Kanunla onaylanan
Milletlerarası Sivil Havacılık Anlaşmasının 27 nci
maddesinde öngörülen ve bu madde hükümlerinin uygulandığı bir devletin hava
aracı ile ilgili fiiller.

(4) 8/1/2004 tarihli ve 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine
Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanunda tanımlanan küçük
çiftçinin kendi işlediği arazisinde, patent sahibi tarafından ya da onun
izniyle satılan ya da başka bir ticari yolla sağlanan patentli bir ürün ile
yaptığı üretim sonucunda ortaya çıkan üründen elde edeceği çoğaltım materyalini,
yine kendi işlediği arazisinde yapacağı yeni üretimler için kullanabilme
hakkı vardır. Bu kullanım hakkı, 5042 sayılı Kanun hükümlerine tabidir.

(5)
Çiftçinin, patent sahibi tarafından veya onun izniyle satılan ya da başka
bir ticari yolla sağlanan patentli damızlık veya diğer hayvan üreme
materyalini, tarım amaçlı kullanma hakkı vardır. Bu hak, çiftçinin kendi
tarım etkinliğini sürdürme amacıyla hayvan ya da diğer hayvan üreme
materyalinin kullanılmasını kapsar. Bu hakkın kullanılmasına ilişkin usul
ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

(6)
Patentin konusu kanunlara, genel ahlaka, kamu düzenine veya genel sağlığa
zarar verecek şekilde kullanılamaz. Bu kullanım, mevcut veya gelecekte
kabul edilecek belirli veya belirsiz süreli kanuni yasaklamalara ve sınırlamalara
da bağlıdır.

Buluşun
dolaylı kullanımının önlenmesi

MADDE
86-
(1) Patent sahibinin, patent
konusu buluşun uygulanmasını mümkün kılan ve buluşun esasını teşkil eden
bir kısmı ile ilgili unsurların veya araçların üçüncü kişiler tarafından,
patent konusu buluşu kullanmaya yetkili olmayan kişilere verilmesini önleme
hakkı vardır. Bu hükmün uygulanabilmesi için söz konusu üçüncü kişilerin,
bu unsurların veya araçların buluşu uygulamaya yeterli olduğunu bilmeleri
ve bu amaçla kullanılacağını bilmeleri veya bu durumun yeterince açık
olması gerekir.

(2)
Birinci fıkrada sözü edilen unsurlar veya araçlar piyasada her zaman
bulunabilen ürünlerse üçüncü kişiler söz konusu yetkili olmayan kişileri
belirtilen fiilleri yapmaya teşvik etmediği takdirde birinci fıkra hükmü
uygulanmaz.

(3) 85
inci maddenin üçüncü fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen
fiilleri yapanlar, birinci fıkra hükmüne göre patenti kullanmaya yetkili
olmayan kişilerden sayılmaz.

Önceki
kullanımdan doğan hak

MADDE
87-
(1) Başvuru tarihinde veya bu
tarihten önce buluşu iyiniyetli olarak ülke
içinde kullanmakta olan veya kullanım için ciddi ve gerçek tedbirler almış
kişilere karşı, patent konusu buluşu aynı şekilde kullanmaya devam
etmelerini veya alınmış tedbirlere uygun olarak kullanmaya başlamalarını,
patent başvurusu veya patent sahibinin önleme hakkı yoktur. Ancak söz
konusu kişilerin patent konusu buluşu kullanmaya devam etmeleri veya
alınmış tedbirlere uygun kullanımları, sahip oldukları işletmenin makul
ihtiyaçlarını giderecek ölçüde olabilir. Önceki kullanımdan doğan hak,
lisans verilmesi suretiyle genişletilemez ve bu hak, ancak işletme ile
birlikte devredilebilir.

(2)
Birinci fıkrada sözü edilen kişilerce satışa sunulmuş olan ürünlerle ilgili
fiiller, patentin sağladığı hakkın kapsamı dışındadır.

Kanuni
tekel

MADDE 88- (1)
Sermayesinin tamamı Devlete ait olup tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri,
kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu
kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler konusunda tekel hakkına
sahip olan kamu iktisadi teşebbüslerinin faaliyet alanına giren konularla
ilgili bir buluş için patent verildiğinde, tekel sahibinin buluşu
kullanabilmesi patent sahibinin iznine bağlıdır.
Tekel sahibi iştigal ettiği sanayi alanında büyük
ölçüde ekonomik yarar ve önemli bir teknik ilerleme sağlayabilecek
buluşları, kullanım hakkını elde ederek uygulamakla yükümlüdür.

(2)
Tekel sahibi patent konusu buluşun kullanımını elde etmek için, patent
sahibinden izin vermesini talep etme hakkına sahiptir. Tekel sahibi böyle
bir talepte bulunduğunda patent sahibi ondan patenti devralmasını
isteyebilir. Patent konusu buluşun kullanılması karşılığında veya patentin
tekel sahibince devralınması hâlinde ödenecek bedel taraflarca belirlenir.
Tarafların anlaşamamaları hâlinde, söz konusu bedel mahkemece tespit
edilir.

(3)
İkinci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla tekel, patentin verilmesinden
sonra oluşmuşsa patent sahibi tekel sahibinden buluşun kullanılmakta olduğu
işletme veya tesisatı da devralmasını talep etme hakkına sahiptir. Tarafların
anlaşamamaları hâlinde, söz konusu bedel mahkemece tespit edilir.

(4)
Mevcut bir kanuni tekel yüzünden patent konusu buluş kullanılamıyorsa, söz
konusu patent için yıllık ücret ödenmez.

Korumanın
kapsamı

MADDE
89-
(1) Patent başvurusu veya
patentin sağladığı korumanın kapsamı istemlerle belirlenir. Bununla
birlikte istemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimler kullanılır.

(2)
İstemler, kullanılan kelimelerin verdiği anlamla sınırlı olarak
yorumlanamaz. Ancak istemler, koruma kapsamının tespitinde, buluşu yapan
tarafından düşünülen fakat istemlerde talep edilmeyen, buna karşılık ilgili
teknik alanda uzman bir kişi tarafından tarifname ve resimlerin
yorumlanması ile ortaya çıkacak özellikleri kapsayacak şekilde genişletilemez.

(3)
İstemler, başvuru veya patent sahibine hakkı olan korumayı sağlayacak ve
üçüncü kişilere de korumanın kapsamı açısından makul bir düzeyde kesinlik
ifade edecek şekilde yorumlanır.

(4)
Patent başvurusunun sağladığı korumanın kapsamı, patentin verilmesine kadar
geçen süre için başvurunun yayımlanmış olan istemleri ile belirlenir. Ancak
patentin verildiği hâli veya itiraz veya hükümsüzlük işlemleri sonucunda
değiştirilmiş hâli, koruma alanının genişletilmemiş olması şartıyla
başvurunun sağladığı korumayı geçmişe dönük olarak belirler.

(5)
Patent başvurusunun veya patentin sağladığı koruma kapsamının
belirlenmesinde, tecavüzün varlığının ileri sürüldüğü tarihte istemlerde
belirtilmiş unsurlara eşdeğer nitelikte olan unsurlar da dikkate alınır.
Bir unsur, esas itibarıyla istemlerde talep edilen unsur ile aynı işlevi
görüyor, bu işlevi aynı şekilde gerçekleştiriyor ve aynı sonucu ortaya
çıkarıyorsa, genel olarak istemlerde talep edilen unsurun eşdeğeri olarak
kabul edilir.

(6)
İstemlerin kapsamını belirlemek için patentin verilmesi ile ilgili işlemler
sırasında veya patentin geçerliliği süresince, koruma kapsamının
belirlenmesinde patent başvurusu veya patent sahibinin beyanları dikkate
alınır.

(7)
Patent, buluşla ilgili örnekler içeriyorsa istemler bu örneklerle sınırlı
olarak yorumlanamaz. Özellikle ürün veya usulün sahip olduğu ilave
özelliklerin patentte açıklanan örneklerde bulunmaması, bu örneklerde
bulunan özellikleri kapsamaması veya bu örneklerde belirtilen her amaç veya
özelliği gerçekleştirememesi hâllerinde, ürün veya usul istemlerle sağlanan
koruma kapsamının dışında tutulmaz.

İKİNCİ KISIM

Başvuru,
Patentin Verilmesi ve İtiraz

 

BİRİNCİ
BÖLÜM

Başvuru ve
Rüçhan Hakkı

Patent
başvurusu için gerekli belgeler ve başvuru tarihinin kesinleşmesi

MADDE
90-
(1) Patent başvurusu;

a)
Başvuru formunu,

b) Buluş
konusunu açıklayan tarifnameyi,

c)
İstemleri,

ç)
Tarifnamede veya istemlerde atıf yapılan resimleri,

d)
Özeti,

e)
Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir bilgiyi,

kapsar.

(2)
Tarifname, istemler, özet ve varsa resimler başvuru sırasında Paris
Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf veya
karşılıklılık ilkesini uygulayan devletlerin resmî dillerinden birinde
verilebilir.

(3)
Aşağıdaki unsurların tamamının Kuruma verildiği tarih itibarıyla patent
başvuru tarihi kesinleşir ve başvuru işleme alınır:

a)
Patent verilmesi talebi.

b)
Başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri.

c)
Türkçe veya ikinci fıkrada belirtilen yabancı dillerden biri ile yazılmış
tarifname veya önceki bir başvuruya yapılan atıf.

(4)
Buluş, genetik kaynağa veya genetik kaynakla bağlantılı geleneksel bilgiye
dayanıyorsa bu kaynağın nereden alındığına ilişkin açıklamaya, patent
başvurusunda yer verilir.

(5)
Buluşu yapan, başvuruda belirtilir. Ancak buluşu yapan, isminin gizli
tutulmasını isteyebilir. Başvuru sahibinin buluşu yapan olmaması veya
buluşu yapanlardan sadece biri veya birkaçı olması hâlinde bu kişiler,
patent başvuru hakkını ne şekilde elde ettiklerini başvuruda açıklamak
zorundadır.

(6)
Buluşu yapanın başvuru veya patent sahibinden buluşu yapan olarak
tanınmasını ve adının belirtilmesini isteme hakkı vardır.

(7)
Başvuruya ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Buluş
bütünlüğü ve bölünmüş başvuru

MADDE
91-
(1) Patent veya faydalı model
başvurusu, tek bir buluşu veya tek bir genel buluş fikrini oluşturacak
şekilde bir araya gelmiş buluşlar grubunu içerir. Bu hükme uygun olmayan
başvurular, başvuru sahibinin talebi veya Kurumun bildirimi üzerine
bölünmüş başvurulara ayrılır.

(2)
Buluş bütünlüğüne bakılmaksızın başvuru sahibinin talebi üzerine her
başvuru için bölünmüş başvuru yapılabilir.

(3)
Bölünmüş başvuru, işlemleri devam eden başvuru ile ilgili olarak bu başvuru
konusunun kapsamını aşmayacak şekilde yapılır. Bölünmüş başvuruyla birlikte
geçmiş yıllara ait yıllık ücretler de ödenir.

(4)
Bölünmüş her başvuru için başvuru tarihi, ilk başvurunun tarihidir. İlk
başvuruda rüçhan hakkı talep edilmişse bu hak bölünmüş her başvuruya da
tanınır.

(5)
Bölünmüş başvurulara ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

(6) Bu
maddeye uygun olarak yapılmayan bölünmüş başvurular işleme alınmaz.

Buluşun
açıklanması, tarifname, istemler ve özet

MADDE
92-
(1) Buluş, buluş konusunun
ilgili olduğu teknik alanda uzman bir kişi tarafından buluşun uygulanabilmesini
sağlayacak şekilde yeterince açık ve tam olarak patent başvurusunda,
tarifname, istemler ve tarifnamede veya istemlerde atıf yapılan resimlerle
açıklanır.

(2)
Buluş, toplum tarafından erişilemeyen ve patent başvurusunda ilgili teknik
alandaki uzman tarafından buluşun uygulanmasına yeterli olacak şekilde
tanımlanamayan bir biyolojik materyalle ilgiliyse veya bu materyalin
kullanımını içeriyorsa bu materyalin tevdi edilmesi hâlinde, buluşun
birinci fıkraya uygun olarak açıklandığı kabul edilir.

(3)
İkinci fıkraya göre tevdi edilen biyolojik materyal, tevdi kuruluşunda
erişilebilir olmaktan çıkarsa; bu materyalin 5/8/1997
tarihli ve 97/9731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız
kararlaştırılan Patent İşlemleri Amacıyla Mikroorganizmaların Tevdi
Edilmesinin Uluslararası Kabulü Konusunda Budapeşte Anlaşmasına uygun
şekilde yeniden tevdi edilmesi ve materyalin alındığına ilişkin tevdi
kuruluşu tarafından verilen belgenin suretinin tevdi tarihinden itibaren
dört ay içinde patent başvurusunun veya belgesinin numarası belirtilerek
Kuruma gönderilmesi hâlinde, bu erişimin kesintiye uğramadığı kabul edilir.

(4)
İstemlerin dayanağı tarifname olup, istemler korunması talep edilen konuyu
tanımlamalı, açık ve öz olmalı ve tarifnamede tanımlanan buluşun kapsamını
aşmamalıdır.

(5)
Özet, sadece teknik bilgi verme amacını taşır. Başka amaçlar için özellikle
koruma kapsamının belirlenmesinde veya 83 üncü maddenin üçüncü fıkrasının
uygulanmasında kullanılmaz.

(6)
Biyolojik materyalin tevdi edilmesine ilişkin şartlar yönetmelikle
belirlenir.

Rüçhan
hakkı ve etkisi

MADDE
93-
(1) Türkiye de dâhil olmak
üzere Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf
herhangi bir devlette patent veya faydalı model için usulüne uygun bir
başvuruda bulunmuş herhangi bir kişi veya halefi, aynı buluş için
Türkiye’de başvuru yapmak amacıyla, ilk başvurunun yapıldığı tarihten
itibaren on iki aylık süre içinde, rüçhan hakkından yararlanır.

(2)
Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf herhangi
bir devletin ulusal mevzuatına göre veya yine bu devletlerin oluşturduğu
ikili veya çok taraflı anlaşmalara ya da bu Kanuna göre, usulüne uygun
yapılmış ulusal başvuruya eşdeğer her başvurunun rüçhan hakkı doğuracağı
kabul edilir.

(3)
Usulüne uygun yapılmış ulusal başvuru, başvurunun yapıldığı tarihi,
başvurunun sonucu ne olursa olsun, başvuru tarihi olarak almaya yeterli bir
başvurudur.

(4) Aynı
devlete yapılmış olan ve önceki ilk başvuru ile aynı konudaki sonraki bir
başvuru sonraki başvurunun yapıldığı tarihte, önceki başvurunun kamunun
incelemesine açılmadan ve geride herhangi bir hak bırakmadan geri
çekilmesi, geri çekilmiş sayılması veya reddedilmesi ve bir rüçhan hakkı
talebine temel oluşturmaması şartıyla rüçhanın belirlenmesinde ilk başvuru olarak
kabul edilir. Bu durumda önceki başvuru rüçhan hakkı talebi için dayanak
oluşturmaz.

(5) İlk
başvuru, Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına
taraf olmayan bir devletin sınai mülkiyet makamına
yapılmışsa bu makamın, Paris Sözleşmesinde belirtilenlerle eşdeğer etkiler
ve şartlar altında, Türkiye’ye yapılan bir ilk başvurunun rüçhan hakkı
doğurduğunu kabul etmesi durumunda, karşılıklılık ilkesi uyarınca bu
başvuru hakkında birinci ila dördüncü fıkra hükümleri uygulanır.

(6)
Türkiye’de açılan ulusal veya uluslararası sergiler ile Paris Sözleşmesine
taraf ülkelerde açılan resmî veya resmî olarak tanınan uluslararası
sergilerde, patent veya faydalı model konusunu kapsayan ürününü teşhir eden
gerçek veya tüzel kişiler, sergideki teşhir tarihinden itibaren on iki ay
içinde Türkiye’de patent veya faydalı model almak için başvuru yapma
konusunda rüçhan hakkından yararlanır.

(7)
Rüçhan tarihi, 83 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 109 uncu
maddenin üçüncü fıkrasının uygulanmasında başvuru tarihi etkisine sahip
olur.

Rüçhan
hakkının talep edilmesi ve hükmü

MADDE
94-
(1) Rüçhan hakkı talebi,
ücreti ödenerek başvuruyla birlikte veya başvuru tarihinden itibaren iki ay
içinde yapılır ve bu talebe ilişkin belgeler, başvuru tarihinden itibaren
üç ay içinde Kuruma sunulur. Aksi takdirde rüçhan hakkı talebi yapılmamış
sayılır.

(2)
Başvuruda, farklı ülkelerden kaynaklanmış olmasına bakılmaksızın birden çok
rüçhan hakkı talep edilebilir. Uygun durumda, her bir istem için birden çok
rüçhan hakkı talep edilebilir. Birden çok rüçhan hakkı talep edildiği
durumda, rüçhan tarihinden itibaren işleyen süreler, rüçhanın en erken
tarihli olanından başlar.

(3) Bir
veya birden çok rüçhan hakkı talebinde bulunulmuşsa rüçhan hakkı sadece
rüçhan hakkının doğduğu başvuru veya başvuruların içerdiği unsurları
kapsar.

(4)
Rüçhan hakkı talep edilen buluşun belirli unsurları, rüçhan hakkının
doğduğu patent başvurusunun istemlerinde yer almamış olsa dahi, rüçhan
hakkının doğduğu patent başvurusunun bir bütün olarak bu unsurları açıkça belirtmesi
şartıyla rüçhan hakkı bu unsurlar için de kabul edilir.

(5)
Rüçhan hakkı talebine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

İKİNCİ BÖLÜM

Patentin
Verilmesi

Başvurunun
şeklî şartlara uygunluk açısından incelenmesi

MADDE
95-
(1) 90 ıncı
maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen unsurlardan herhangi birinin eksik
olması hâlinde başvuru işleme alınmaz.

(2)
İşleme alınan başvuruda 90 ıncı maddenin birinci
fıkrasında belirtilen unsurlardan en az birinin eksik olması veya 90 ıncı maddenin ikinci fıkrası gereğince unsurların
yabancı dilde verilmesi hâlinde, bildirime gerek olmaksızın başvuru
tarihinden itibaren iki ay içinde eksiklikler giderilir veya Türkçe
çeviriler verilir. Aksi takdirde, başvuru geri çekilmiş sayılır.

(3) Kurum,
90 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen
unsurları tam olan veya ikinci fıkraya uygun olarak unsurları tamamlanan
başvuruyu, 90 ıncı maddenin dördüncü ve beşinci
fıkraları ile yönetmelikle belirlenen diğer şeklî şartlara uygunluk
bakımından inceler.

(4)
Başvurunun şeklî şartlara uygun olmadığı anlaşılırsa, başvuru sahibinden
bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde eksikliği gidermesi istenir.
Eksikliğin bu süre içinde giderilmemesi hâlinde başvuru reddedilir.

(5)
Başvurunun şeklî şartlara uygunluk bakımından eksikliğinin olmadığı
anlaşılırsa veya eksiklikler süresi içinde giderilirse 96 ncı madde hükmü uyarınca araştırma raporu düzenlenir.

Araştırma
talebi, araştırma raporunun düzenlenmesi ve yayımlanması

MADDE
96-
(1) Başvuru sahibi başvuruyla
birlikte veya bildirime gerek olmaksızın başvuru tarihinden itibaren on iki
ay içinde ücretini ödemek kaydıyla araştırma talebinde bulunur. Aksi
takdirde başvuru geri çekilmiş sayılır.

(2)
Başvuru sahibinin birinci fıkra hükmüne uygun olarak araştırma talebinde
bulunması durumunda, başvurunun şeklî şartlara uygunluk bakımından
eksikliğinin olmadığı anlaşılırsa veya eksiklikler süresi içinde
giderilirse araştırma raporu düzenlenir, başvuru sahibine bildirilir ve
Bültende yayımlanır. Araştırma raporu, başvurunun 97 nci
madde uyarınca yayımlanmış olması hâlinde ayrı olarak, yayımlanmamış olması
hâlinde ise başvuru ile birlikte Bültende yayımlanır.

(3)
Başvuru konusunun 82 nci maddenin ikinci ve
üçüncü fıkraları kapsamına girdiği sonucuna varılırsa veya tarifnamenin ya
da tüm istemlerin yeterince açık olmaması araştırma raporunun
düzenlenmesini engelliyorsa araştırma raporu düzenlenmez. Başvuru
sahibinden bu konudaki itirazlarını veya başvurudaki değişikliklerini,
bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde sunması istenir. Bu süre içinde
itirazda bulunulmaması veya itirazın ya da yapılan değişikliklerin Kurum
tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru reddedilir. İtirazın ve varsa
yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde araştırma raporu düzenlenir,
başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.

(4)
Bakanlar Kurulu, birinci fıkrada belirtilen on iki aylık araştırma talebi
süresini yarısına kadar indirmeye yetkilidir.

(5)
Araştırma talebinin yapılması ve araştırma raporunun düzenlenmesine ilişkin
usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Başvurunun
yayımlanması ve etkileri

MADDE
97-
(1) Başvuru veya varsa rüçhan
tarihinden itibaren on sekiz aylık sürenin dolması veya bu süre dolmadan
başvuru sahibinin erken yayım talebi üzerine, patent veya faydalı model
başvurusu Bültende yayımlanır.

(2)
Patent başvurusunun yayımlandığı tarihten itibaren üçüncü kişiler, patent
başvurusuna konu olan buluşun patent verilebilirliğine ilişkin görüşlerini
sunabilir. Ancak bu kişiler, bu aşamada Kurum nezdindeki
işlemlere taraf olamaz.

(3)
Birinci fıkrada belirtilen on sekiz aylık süre dolmadan önce patent
verilmesi kararı verilmişse patent başvurusu ve patent birlikte yayımlanır.

(4) Bu
Kanun hükümlerine göre patente sağlanan koruma, patent başvurusunun
Bültende yayımlandığı tarihten itibaren, başvuru sahibine geçici olarak
tanınır.

(5)
Patent başvurusu sahibinin izni olmadan başvuru konusu buluşu kullanan
kişi, patent başvurusu ve kapsamından haberdar edilmişse dördüncü fıkrada
belirtilen koruma, başvurunun yayımlandığı tarihten önce de söz konusu
olur.

(6)
Patent başvurusuna konu olan buluş, mikroorganizmalarla ilgiliyse koruma
mikroorganizmanın erişilebilir hâle gelmesinden itibaren başlar.

(7)
Patent başvurusunun geri çekilmesi, geri çekilmiş sayılması veya
reddedilmesi hâlinde yukarıdaki fıkralarda belirtilen sonuçlar doğmamış
sayılır.

(8)
Başvurunun yayımlanması ve üçüncü kişi görüşlerinin sunulmasına ilişkin
usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

İnceleme
talebi, inceleme raporunun düzenlenmesi ve patentin verilmesi

MADDE
98-
(1) Başvuru sahibi, araştırma
raporunun bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde ücretini ödeyerek
incelemenin yapılmasını talep eder. Aksi takdirde başvuru geri çekilmiş
sayılır.

(2)
Kurum, başvuru sahibinin inceleme talebi üzerine başvurunun ve buna ilişkin
buluşun, bu Kanun hükümlerine uygunluğunu inceler.

(3)
Başvurunun veya buna ilişkin buluşun bu Kanun hükümlerine uygun olmadığı
tespit edilirse başvuru sahibine, görüşlerini sunması ve başvurunun
kapsamını aşmaması şartıyla değişiklikler yapması konusunda bildirim yapılır
ve gerekli görüldükçe bu tür bildirimler tekrarlanır. Ancak bu kapsamda
yapılacak bildirimlerin sayısı üçten fazla olamaz.

(4)
Başvuru sahibine üçüncü fıkrada belirtilen bildirimlere görüş sunması veya
değişiklik yapabilmesi için bildirim tarihinden itibaren üç aylık süre
tanınır. Bu süre içinde görüş bildirilmediği veya değişiklik yapılmadığı
takdirde başvuru geri çekilmiş sayılır.

(5)
Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen inceleme raporunda başvuru ve buna
ilişkin buluşun bu Kanun hükümlerine uygun olduğunun belirtilmiş olması
hâlinde patentin verilmesine karar verilir, başvuru sahibine bildirilir, bu
karar ve patent Bültende yayımlanır.

(6)
İnceleme raporuna göre patentin verilebilmesi için değişiklik yapılmasının
gerekli olduğu durumda bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde
değişikliklerin yapılması istenir. Yapılan değişikliklerin kabul edilmesi
hâlinde patentin verilmesine karar verilir, bu durum başvuru sahibine
bildirilir, bu karar ve patent Bültende yayımlanır. Değişikliklerin
yapılmaması veya yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi
hâlinde başvuru geri çekilmiş sayılır, bu karar başvuru sahibine bildirilir
ve Bültende yayımlanır.

(7)
Patentin verilmesine ilişkin yayımdan sonra talep edilmesi ve belge
düzenleme ücretinin ödenmesi hâlinde, düzenlenen belge patent sahibine
verilir.

(8)
İnceleme raporunda, başvurunun ve buna ilişkin buluşun bu Kanun hükümlerine
uygun olmadığı belirtilmişse başvuru Kurum tarafından reddedilir, bu karar
başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.

(9)
Patentin verilmiş olması, onun geçerliliği ve yararlılığı konusunda Kurum
tarafından garanti verildiği şeklinde yorumlanamaz, Kurumun sorumluluğunu
da doğurmaz.

(10)
İnceleme talebi, inceleme raporunun düzenlenmesi ve patentin verilmesine
ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

İtiraz ve
İtirazın İncelenmesi

İtiraz
ve itirazın incelenmesi

MADDE
99-
(1) Üçüncü kişiler, patentin
verilmesi kararının Bültende yayımlanmasından itibaren altı ay içinde ücretini
ödeyerek söz konusu patente;

a)
Patent konusunun, 82 nci ve 83 üncü maddelere
göre patent verilebilirlik şartlarını taşımadığı,

b)
Buluşun, 92 nci maddenin birinci ila üçüncü
fıkraları uyarınca yeterince açıklanmadığı,

c)
Patent konusunun, başvurunun ilk hâlinin kapsamını aştığı veya patentin, 91
inci maddeye göre yapılan bölünmüş bir başvuruya veya 110 uncu maddenin
üçüncü fıkrasının (b) bendine göre yapılan bir başvuruya dayanması
durumunda en önceki başvurunun ilk hâlinin kapsamını aştığı,

gerekçelerinden en az birini ileri sürerek itiraz edebilir.

(2)
İtiraza ilişkin ücretin birinci fıkrada belirtilen süre içinde ödenmemesi
veya itirazın yönetmelikle belirlenen şartlara uygun olarak yapılmaması
hâlinde itiraz yapılmamış sayılır.

(3)
İtiraz yapılmaması veya itirazın yapılmamış sayılması durumunda, patentin
verilmesi hakkındaki karar kesinleşir ve nihai karar Bültende yayımlanır.

(4)
Kurum, yapılan itirazı patent sahibine bildirir. Patent sahibi bu bildirim
tarihinden itibaren üç ay içinde görüşlerini sunabilir veya patentte
değişiklikler yapabilir. İtiraz, patent sahibinin görüşleri ve patentte
değişiklik talepleri de dikkate alınarak, Kurul tarafından incelenir.

(5)
Kurul, patentin veya değiştirilmiş hâlinin bu Kanuna uygun olduğu
görüşündeyse patentin ya da varsa değiştirilmiş hâlinin devamına, uygun
olmadığı görüşündeyse patentin hükümsüzlüğüne karar verir ve bu durumda 139
uncu maddede belirtilen hükümsüzlük sonuçları doğar. Hükümsüzlük kararı
Bültende yayımlanır.

(6)
Kurul, patentin veya değiştirilmiş hâlinin bu Kanuna kısmen uygun olduğu
görüşündeyse patentin bu kısım itibarıyla devamına karar vererek patent
sahibinden bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekli
değişiklikleri yapmasını ister. Söz konusu değişikliğin yapılmaması veya yapılan
değişikliğin kabul edilmemesi hâlinde patentin hükümsüzlüğüne karar verilir
ve bu durumda 139 uncu maddede belirtilen hükümsüzlük sonuçları doğar.
Hükümsüzlük kararı Bültende yayımlanır.

(7)
İtiraz sonucunda verilen nihai karar Bültende yayımlanır. Beşinci ve
altıncı fıkra uyarınca patentin değiştirilmiş hâliyle devamına karar
verilmesi durumunda, patentin değiştirilmiş hâli Bültende yayımlanır.

(8)
İtiraz ve itirazın incelenmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.

Kurum
kararlarına itiraz

MADDE
100-
(1) 99 uncu madde hükümleri
saklı kalmak üzere, Kurumun almış olduğu kararlara patent başvurusu sahibi,
patent sahibi veya ilgili üçüncü kişiler tarafından kararın bildirim
tarihinden itibaren iki ay içinde itiraz edilebilir. Bu madde kapsamında
yapılan itirazlar Kurul tarafından incelenir.

DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM

Koruma
Süresi ve Yıllık Ücretler

Koruma
süresi ve yıllık ücretler

MADDE
101-
(1) Başvuru tarihinden
başlamak üzere,  patentin koruma süresi yirmi yıl, faydalı modelin koruma
süresi on yıldır. Bu süreler uzatılamaz.

(2)
Patent başvurusu veya patentin korunması için gerekli olan yıllık ücretler,
patentin koruma süresi boyunca, başvuru tarihinden itibaren ikinci yılın
sona erdiği tarihte ve devam eden her yıl vadesinde ödenir. Vade tarihi,
başvuru tarihine tekabül eden ay ve gündür.

(3)
Yıllık ücretler, ikinci fıkrada belirtilen vadede ödenmemesi hâlinde, ek
ücretle birlikte vadeyi takip eden altı ay içinde de ödenebilir.

(4)
Yıllık ücretlerin üçüncü fıkrada belirtilen sürede de ödenmemesi hâlinde,
patent hakkı bu ücretin vade tarihi itibarıyla sona erer, patent hakkının
sona erdiğine ilişkin bildirim yapılır ve bu durum Bültende yayımlanır.
Patent hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim tarihinden itibaren iki ay
içinde telafi ücretinin ödenmesi hâlinde patent hakkı, ücretin ödendiği
tarih itibarıyla yeniden geçerlilik kazanır ve Bültende yayımlanır. Patent
hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim en geç patent hakkının sona erdiği
vade tarihinden başlayan bir yıllık sürenin bitimine kadar yapılır.

(5)
Patentin yeniden geçerlilik kazanması, patent hakkının sona ermesi
sonucunda hak kazanmış üçüncü kişilerin kazanılmış haklarını etkilemez.
Üçüncü kişilerin hakları ve bunların kapsamı, mahkeme tarafından
belirlenir.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Patent
Sürecine İlişkin İşlemler

Patent
başvurusu ve patentin üçüncü kişilerce incelenmesi

MADDE
102-
(1) Henüz yayımlanmamış
patent başvuruları, başvuru sahibinin yazılı izni olmadan üçüncü kişiler
tarafından incelenemez.

(2)
Başvuru sahibinin, başvurunun sağladığı haklarını kendilerine karşı ileri
sürmek istediğini ispat edebilen üçüncü kişiler, başvuru sahibinin izni
olmaksızın, henüz yayımlanmamış patent başvurusunu inceleyebilir.

(3) 91
inci maddeye göre yapılan bölünmüş başvurunun veya 110 uncu maddenin üçüncü
fıkrasının (b) bendine göre yapılan yeni patent başvurusunun yayımlanmış
olması hâlinde, önceki patent başvurusu, başvuru sahibinin izni olmaksızın,
başvurunun yayımlanmasından önce üçüncü kişiler tarafından incelenebilir.

(4)
Patent başvurusu ve patentin üçüncü kişilerce incelenmesine ilişkin usul ve
esaslar yönetmelikle belirlenir.

Patent
başvurusunda ve patentte yapılacak değişiklikler
ve düzeltmeler

MADDE
103-
(1) Patent başvurusu, Kurum
nezdinde yapılan işlemler süresince başvurunun ilk hâlinin kapsamını
aşmamak şartıyla, başvuru sahibi tarafından değiştirilebilir.

(2)
Patente itiraz edilmişse Kurum tarafından itiraza ilişkin nihai karar
verilinceye kadar patentin sağladığı korumanın kapsamını aşmamak şartıyla
patent, patent sahibi tarafından değiştirilebilir.

(3)
Patent başvurusu veya patent dokümanlarında yer alan imla hataları ve açık
maddi hatalar talep üzerine düzeltilir.

(4)
Patent başvurusunda ve patentte yapılacak değişiklikler ve düzeltmelere
ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Patent
başvurusunun faydalı model başvurusuna ve faydalı model başvurusunun patent
başvurusuna dönüştürülmesi

MADDE
104-
(1) Patent başvurusu sahibi,
işlemleri devam eden başvurusunun faydalı model başvurusuna
dönüştürülmesini talep edebilir. Böyle bir talep yapılması hâlinde Kurum,
bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde gerekli belgeleri vermesi ve
araştırma ücretini de ödeyerek araştırma talebinde bulunması gerektiğini
başvuru sahibine bildirir. Bu süre içinde gerekli şartların yerine
getirilmemesi hâlinde, dönüştürme talebi yapılmamış sayılır ve başvuru,
patent başvurusu olarak işlem görmeye devam eder. Bu süre içinde gerekli
şartların yerine getirilmesi hâlinde, başvuru hakkında 143 üncü maddenin
altıncı ila onbirinci fıkralarında yer alan
hükümler uygulanır.

(2) Faydalı
model başvuru sahibi, en geç araştırma raporunun bildirim tarihini takip
eden üç aylık sürenin bitimine kadar faydalı model başvurusunun patent
başvurusuna dönüştürülmesini talep edebilir. Böyle bir talepte bulunulması
hâlinde, Kurum, bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde gerekli
belgeleri vermesi ve araştırma ücretini de ödeyerek araştırma talebinde
bulunması gerektiğini başvuru sahibine bildirir. Bu süre içinde gerekli
şartların yerine getirilmemesi hâlinde, dönüştürme talebi yapılmamış sayılır
ve başvuru, faydalı model başvurusu olarak işlem görmeye devam eder. Bu
süre içinde gerekli şartların yerine getirilmesi hâlinde, bu Kanunun patent
verilmesi ile ilgili hükümleri uygulanır.

(3)
Başvurunun yayımlanmış olması hâlinde, patent başvurusunun faydalı model
başvurusuna ya da faydalı model başvurusunun patent başvurusuna
dönüştürülmesinin kabulü konusundaki Kurum kararı Bültende yayımlanır.

(4)
Patent başvurusunun faydalı model başvurusuna ya da faydalı model
başvurusunun patent başvurusuna dönüştürülmesi hâlinde, dönüşen başvuru
için rüçhan hakkı talep edilmişse aynı rüçhan hakkı dönüşmüş başvuru için
de tanınır.

(5)
Patent başvurusundan faydalı model başvurusuna veya faydalı model
başvurusundan patent başvurusuna dönüştürülmüş başvurular için yapılan
yeniden dönüştürme talepleri işleme alınmaz.

(6)
Patent başvurusunun faydalı model başvurusuna ve faydalı model başvurusunun
patent başvurusuna dönüştürülmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.

Patent
başvurusunun geri çekilmesi

MADDE
105-
(1) Patent başvurusu,
patentin verildiğinin ilan edildiği tarihten önce başvuru sahibi tarafından
her zaman geri çekilebilir. Yayımlanmış bir patent başvurusunun geri
çekildiği Bültende yayımlanır. Başvurunun geri çekildiği Bültende
yayımlandıktan sonra bu talepten vazgeçilemez.

(2)
Başvuru, sicilde patent başvurusu üzerinde hak tesis etmiş üçüncü kişilerin
rızası olmaksızın geri çekilemez.

(3)
Henüz yayımlanmamış bir patent başvurusu geri çekildiği, geri çekilmiş
sayıldığı veya reddedildiği takdirde aynı buluş konusu için yeni bir patent
başvurusu yapılabilir.

(4)
Yayımlanmış başvuru geri çekilirse aynı buluş konusunda yeniden başvuru
yapılamaz.

Sicile
kayıt ve hükümleri

Madde
106-
(1) Patent başvuruları ve
patent, sicile kaydedilir. Sicil alenidir. Talep edilmesi ve ücretinin
ödenmesi şartıyla patentin onaylı sureti verilir. Sicile kayıt, yayım ve
tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

(2) 111
inci maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere, patent başvuruları
veya patentlere ilişkin devirler ve lisanslar ile patent başvurularını ya
da patentleri etkileyen iradi veya mecburi tasarruflar iyiniyetli
üçüncü kişilere karşı sicile kayıt tarihinden itibaren hüküm doğurur.

(3)
Patent başvurusunun veya patentin sağladığı haklar, usulüne uygun bir
şekilde sicile kaydedilmedikçe, iyiniyetli üçüncü
kişilere karşı ileri sürülemez.

(4)
Patent başvurusunun veya patentin sağladığı hakları ileri süren kişi,
patent başvurusu veya patentin numarasını, haklarını ileri sürdüğü kişilere
bildirmek zorundadır.

(5) Bir
ürün ile bunun etiketleri ve ambalajları ile her türlü ilan, reklam veya
basılı evrakı üzerinde, patent başvurusu veya patentin sağladığı korumanın
mevcut olduğu izlenimini veren beyanların bulunması hâlinde, beyanları
koyan kişi, patent başvurusu veya patentin numarasını da belirtmek
zorundadır.

İşlemlerin
devam ettirilmesi ve hakların yeniden tesisi

MADDE
107-
(1) Patent başvurusuna
ilişkin işlemlere dair sürelere uymaması hâlinde başvuru sahibi, süreye
uyulmamanın sonucunun bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde, ücretini
ödeyerek işlemlere devam edilmesini talep edebilir. Aksi takdirde bu talep
reddedilir. Talebin kabul edilmesi hâlinde süreye uyulmamış olmanın
getirdiği hukuki sonuçlar doğmamış sayılır.

(2)
Patent başvurusu veya patent sahibi tarafından, patent başvurusu veya
patentle ilgili işlemlerde şartların gerektirdiği özen gösterilmesine
rağmen, uyulması gereken bir süreye uyulamamasının patent başvurusunun
reddine, geri çekilmiş sayılmasına, 99 uncu madde uyarınca patentin
hükümsüz kılınmasına veya diğer herhangi bir hakkın kaybına yol açması
hâlinde, hakların yeniden tesisi talep edilebilir. Bu talep, uyulamamış
olan sürenin bitiminden itibaren bir yılı geçmemek üzere, süreye uyulamama
nedeninin ortadan kalkmasından itibaren iki ay içinde ücreti ödenerek
yapılır. Aksi takdirde bu talep reddedilir. Talebin kabul edilmesi hâlinde
süreye uyulmamış olmanın getirdiği hukuki sonuçlar doğmamış sayılır.

(3)
Hakların yeniden tesis edilmesi hâlinde bu durum Bültende yayımlanır.
Hakların kaybından başlamak üzere bu hakların yeniden tesisine ilişkin
kararın yayımına kadar geçen sürede patent konusu buluşu iyiniyetli olarak Türkiye’de kullanan veya kullanım
için ciddi ve gerçek tedbirler alan kişiler, sahip oldukları işletmenin
makul ihtiyaçlarını giderecek ölçüde buluşu ücretsiz olarak kullanmaya
devam edebilir.

(4) 101
inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen telafi ücretinin ödenmesi için
verilen süre ile 93 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve
yönetmelikle belirlenen işlemlere ilişkin süreler açısından birinci fıkra
uyarınca işlemlere devam ettirilmesi talep edilemez.

(5) Bu
madde hükümleri, işlemlere devam ettirilmesi veya hakların yeniden tesisi
ile ilgili süreler açısından uygulanmaz.

(6)
İşlemlerin devam ettirilmesine ve hakların yeniden tesisine ilişkin usul ve
esaslar yönetmelikle belirlenir.

Hatalı
işlemler

MADDE
108-
(1) 138 inci ve 144 üncü
maddelerde belirtilen hükümsüzlük nedenleri hariç olmak üzere, patent veya
faydalı model başvurusunun ya da belgesinin bu Kanunda belirtilen şartları
karşılamamasına rağmen hatalı olarak başvurunun veya belgenin işlemlerine
devam edilmesi ve bu durumun itiraz üzerine ya da resen tespit edilmesi
hâlinde, hatalı işlem ile devamındaki işlemler iptal edilerek işlemlere
hatanın yapıldığı aşamadan devam edilir.

DÖRDÜNCÜ
KISIM

Hak
Sahipliği ve Gasp

Patent
isteme hakkı

MADDE
109-
(1) Patent isteme hakkı,
buluşu yapana veya onun haleflerine ait olup bu hakkın başkalarına devri
mümkündür.

(2)
Buluş birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse patent isteme
hakkı, taraflar başka türlü kararlaştırmamışsa bunların tamamına aittir.

(3) Aynı
buluş, birbirinden bağımsız olarak birden çok kişi tarafından
gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı, önceki tarihli başvurunun
yayımlanmış olması şartıyla daha önce başvuru yapana aittir.

(4)
Patent almak için ilk başvuran kişi, aksi ispat edilinceye kadar, patent
isteme hakkının sahibidir.

Patent
başvurularında hak sahipliğine ilişkin işlemler

MADDE
110-
(1) Patent isteme hakkının
başvuru sahibine ait olmadığı Kurum nezdinde iddia edilemez. Aksi ispat
edilene kadar başvuru sahibinin, patent isteme hakkının sahibi olduğu kabul
edilir.

(2)
Patentin verilmesi işlemleri sırasında, patent isteme hakkının gerçek
sahibi olduğunu 109 uncu maddenin birinci fıkrası uyarınca iddia eden kişi,
başvuru sahibine karşı dava açabilir ve bu davayı Kuruma bildirir. Davaya
ilişkin kararın kesinleşme tarihine kadar patentin verilmesi işlemleri
mahkeme tarafından durdurulabilir.

(3) Hak
sahipliğine ilişkin dava sonucunda verilecek kararın davacı lehine
kesinleşmesi hâlinde, dava açan hak sahibi, geçerliliği devam eden başvuru
için kararın kesinleşme tarihinden itibaren üç ay içinde;

a)
Patent başvurusunun kendi başvurusu olarak kabul edilmesini ve yürütülmesini,
Kurumdan isteyebilir.

b) Varsa
aynı rüçhan hakkından yararlanarak aynı buluş için yeni bir patent
başvurusu yapabilir.

c)
Başvurunun reddedilmesini Kurumdan talep edebilir.

(4)
Üçüncü fıkranın (b) bendi uyarınca yapılan başvuru, ilk başvurunun tarihi
itibarıyla işlem görür ve bu durumda ilk başvuru geçersiz sayılır.

(5) Dava
açan hak sahibi, kararın kesinleşme tarihinden itibaren üç ay içinde
herhangi bir talepte bulunmazsa, dava konusu başvuru geri çekilmiş sayılır.

(6)
Buluşu başvuru sahibi ile birlikte gerçekleştirdiğini öne sürerek kısmi bir
hakkı bulunduğunu iddia eden kişi de ortak hak sahipliği tanınması talebi
ile ikinci fıkra hükmüne göre dava açabilir.

(7)
Üçüncü fıkra hükmü, 91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş başvurular
hakkında da uygulanır.

(8)
İkinci fıkraya göre patent isteme hakkını belirlemek için açılan dava
sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar başvuru, davacının rızası
olmadan geri çekilemez.

(9) Dava
devam ederken başvuruya patent verilirse başvurunun gaspı davası, patentin
gaspı davasına dönüşür.

Patentin
gaspı ve gaspın sona erdirilmesinin sonuçları

MADDE
111-
(1) Patent, gerçek hak
sahibinden başkasına verilmişse gerçek hak sahibi olduğunu 109 uncu
maddenin birinci fıkrası hükmüne göre iddia eden kişi, patentin sağladığı
diğer hak ve talepleri saklı kalmak şartıyla, patentin kendisine
devredilmesini mahkemeden talep edebilir.

(2)
Patent üzerinde kısmi bir hakkın iddia edilmesi hâlinde, birinci fıkra
uyarınca ve paylı mülkiyet esaslarına göre hak sahipliği tanınması talep
edilebilir.

(3)
Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen haklar patentin verildiğine ilişkin
yayım tarihinden itibaren iki yıl içinde, kötüniyet
hâlinde ise patentin koruma süresinin bitimine kadar kullanılır.

(4) Bu
maddeye göre açılan dava ile bu dava sonucunda verilen ve kesinleşen hüküm
sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır ve sicile kaydedildiği tarih
itibarıyla iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm
ve sonuç doğurur.

(5) Bu
maddeye göre patente ilişkin hak sahipliğinin değişmesi hâlinde, bu
değişikliğin sicile kaydedilmesi ile birlikte, üçüncü kişilerin o patentle
ilgili lisans ve tanınan diğer hakları sona erer.

(6) Beşinci fıkraya göre gerçek patent sahibinin
sicile kayıt tarihinden önce; sonradan gerçek patent sahibi olmadığı
anlaşılan kişi veya onunla davadan önce dava konusu patentle ilgili lisans
anlaşması yapan, eğer buluşu kullanmaya başlamışsa veya kullanım için ciddi
hazırlıklara başlamış bulunuyorsa, gerçek patent sahibi veya sahiplerinden inhisari olmayan bir lisans verilmesini talep edebilir.

(7) Bu
talebin yapılması için öngörülen süre, önceden sicilde patent sahibi olarak
görünen kişi için iki ve lisans alan için dört aydır. Bu süreler gerçek
patent sahibinin sicile kaydedildiğinin Kurum tarafından ilgililere tebliğ
edildiği tarihten itibaren başlar.

(8)
Altıncı fıkraya göre verilecek lisans, makul süre ve şartlar ile verilir.
Bu süre ve şartların belirlenmesinde, zorunlu lisansın verilmesine ilişkin
hükümler kıyasen uygulanır.

(9)
Patent sahibi veya lisans alan patenti kullanıma başladığı veya kullanım
için ciddi hazırlıklar yaptığı sırada kötüniyetliyse
altıncı ve yedinci fıkra hükümleri uygulanmaz.

Ortaklık
ilişkisi ve patentin bölünmezliği

Madde
112-
(1) Patent başvurusu
veya patent birden çok kişiye aitse hak üzerindeki ortaklık taraflar
arasındaki anlaşmaya göre, böyle bir anlaşma yoksa 4721 sayılı Kanundaki
paylı mülkiyete ilişkin hükümlere göre belirlenir. Her hak sahibi
diğerlerinden bağımsız olarak aşağıdaki işlemleri kendi adına yapabilir:

a)
Kendisine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta bulunur.

b) Diğer
hak sahiplerine bildirimde bulunduktan sonra buluşu kullanabilir.

c)
Patent başvurusu veya patentin korunması için gerekli önlemleri alabilir.

ç)
Birlikte yapılan patent başvurusu veya alınan patentin sağladığı hakların
herhangi bir şekilde tecavüze uğraması hâlinde üçüncü kişilere karşı hukuk
davası açabilir. Diğer hak sahiplerinin davaya katılabilmeleri için, durum,
davayı açan tarafından davanın açıldığı tarihten itibaren bir ay içinde
kendilerine bildirilir.

(2)
Buluşun kullanılması amacıyla üçüncü kişilere lisans verilmesi için hak
sahiplerinin oybirliği şarttır. Ancak lisans verme konusunda oybirliği
sağlanamaması hâlinde mahkeme, mevcut şartları göz önünde tutarak
hakkaniyet gereğince bu yetkiyi hak sahiplerinden birine veya birkaçına
verebilir.

(3)
Üzerinde birden çok kişinin hak sahipliği söz konusu olsa dahi patent
başvurusu veya patentin devri ya da üzerlerinde hak tesisi için
bölünebilmeleri mümkün değildir.

BEŞİNCİ
KISIM

Çalışanların
Buluşları

Hizmet
buluşu ve serbest buluş

MADDE
113-
(1) Çalışanın, bir işletme
veya kamu idaresinde yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da
büyük ölçüde işletme veya kamu idaresinin deneyim ve çalışmalarına
dayanarak, iş ilişkisi sırasında yaptığı buluş, hizmet buluşudur.

(2)
Birinci fıkrada belirtilen hizmet buluşunun dışında kalan buluş, serbest
buluş olarak kabul edilir.

(3)
Öğrenciler ve ücretsiz olarak belirli bir süreye bağlı olmaksızın hizmet
gören stajyerler hakkında çalışanlara ilişkin hükümler uygulanır.

(4)
Çalışan buluşu için uygulanan hükümler, diğer kanuni düzenlemeler ve
taraflar arasında yapılan sözleşme hükümleri saklı kalmak şartıyla, kamu
kurum ve kuruluşlarında çalışanların buluşları hakkında da uygulanır.

(5) Kamu
kurum ve kuruluşlarında çalışanlara buluşları için ödenecek bedel, buluştan
elde edilen gelirin üçte birinden az olamaz. Ancak buluş konusunun kamu
kurum veya kuruluşunun kendisi tarafından kullanılması hâlinde ödenecek
bedel, bir defaya mahsus olmak üzere, bedelin ödendiği ay için çalışana
ödenen net ücretin on katından fazla olamaz.

(6) 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının
Desteklenmesine Dair Kanun kapsamında yeterlik alan araştırma
altyapılarında gerçekleşen buluşlar hakkında 6550 sayılı Kanunda yer alan
hükümler uygulanır. 6550 sayılı Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde bu
Kanunun 121 inci maddesi hükmü kıyasen uygulanır.

Hizmet
buluşuna dair bildirim yükümlülüğü

MADDE
114-
(1) Çalışan, bir hizmet
buluşu yaptığında, bu buluşunu yazılı olarak ve geciktirmeksizin işverene
bildirmekle yükümlüdür. Buluş birden çok çalışan tarafından
gerçekleştirilmişse, bu bildirim birlikte yapılabilir. İşveren, bildirimin
kendisine ulaştığı tarihi, bildirimde bulunan kişi veya kişilere
gecikmeksizin ve yazılı olarak bildirir.

(2)
Çalışan, teknik problemi, çözümünü ve hizmet buluşunu nasıl gerçekleştirmiş
olduğunu, bildiriminde açıklamak zorundadır. Buluşun daha iyi açıklanması
bakımından varsa resmini de işverene verir.

(3)
Çalışan, yararlanmış olduğu işletme deneyim ve çalışmalarını, varsa diğer
çalışanların katkılarını ve bu katkıların şeklini, yaptığı işle ilgili
olarak aldığı talimatları ve söz konusu katkılar yanında kendisinin katkı
payını da belirtir.

(4)
İşveren, bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde,
bildirimin hangi hususlarda düzeltilmesi gerektiğini çalışana bildirir.
Talepte bulunulmaması hâlinde, ikinci fıkrada belirtilen bildirim geçerli
sayılır.

(5)
Çalışanın bu Kanunda öngörülen şekilde bildirimde bulunabilmesi için,
işveren gereken yardımı göstermek zorundadır.

(6)
Çalışan, hizmet buluşunu, serbest buluş niteliği kazanmadığı sürece gizli
tutmakla yükümlüdür.

İşverenin
buluşa ilişkin hakkı ve hak talebinde bedel

MADDE
115-
(1) İşveren, hizmet buluşu
ile ilgili olarak tam veya kısmi hak talep edebilir. İşveren bu talebi,
çalışanın bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren dört ay içinde
yazılı olarak çalışana bildirmek zorundadır. Çalışana böyle bir bildirimin
süresinde yapılmaması veya hak talebinde bulunulmadığına dair bildirim yapılması
hâlinde, hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır.

(2)
İşverenin hizmet buluşuna ilişkin tam hak talebinde bulunması hâlinde
bununla ilgili bildirimin çalışana ulaşması ile buluş üzerindeki tüm haklar
işverene geçmiş olur.

(3)
İşverenin hizmet buluşuna ilişkin kısmi hak talep etmesi hâlinde, hizmet
buluşu serbest buluş niteliği kazanır. Ancak bu durumda işveren, kısmi
hakka dayanarak buluşu kullanabilir. Bu kullanma, çalışanın buluşunu değerlendirmesini
önemli ölçüde güçleştiriyorsa çalışan, buluşa ilişkin hakkın tamamen
devralınmasını veya kısmi hakka dayanan kullanım hakkından vazgeçilmesini
işverenden isteyebilir. İşveren, çalışanın bu isteğine ilişkin bildirimine
tebellüğ tarihinden itibaren iki ay içinde cevap vermezse, işverenin kısmi
hakka dayanarak buluşu kullanma hakkı sona erer.

(4)
İşverenin hizmet buluşuna ilişkin hak talebinde bulunmasından önce
çalışanın buluş üzerinde yapmış olduğu tasarruflar, işverenin haklarını
ihlal ettiği ölçüde, işverene karşı geçersiz sayılır. 

(5)
İşveren, tam hak talep etmediği takdirde, kendisine bildirimi yapılan
buluşa ilişkin bilgileri, çalışanın haklı menfaatlerinin devamı süresince
gizli tutmakla yükümlüdür.

(6)
İşveren hizmet buluşu üzerinde tam hak talep ederse, çalışan makul bir
bedelin kendisine ödenmesini işverenden isteyebilir. İşveren hizmet buluşu
üzerinde kısmi hak talep ederse, işverenin buluşu kullanması hâlinde, çalışanın
makul bir bedelin kendisine ödenmesini isteme hakkı doğar.

(7)
Bedelin hesaplanmasında hizmet buluşunun ekonomik olarak
değerlendirilebilirliği, çalışanın işletmedeki görevi ve işletmenin buluşun
gerçekleştirilmesindeki payı da dikkate alınır.

(8)
İşveren, hizmet buluşuna ilişkin talepte bulunduktan sonra, buluşun
korunmaya değer olmadığını ileri sürerek bedelin ödenmesinden kaçınamaz.
Ancak buluşun korunabilir olmadığı konusunda açılan dava sonucunda mahkemenin
davanın kabulüne karar vermesi hâlinde çalışan, bedel talebinde bulunamaz.

(9)
İşverenin hizmet buluşuna ilişkin kısmi veya tam hak talebinde bulunmasını
takiben bedel ve ödeme şeklî, işveren ile çalışan arasında imzalanan
sözleşme veya benzeri bir hukuk ilişkisi hükümlerince belirlenir.

(10)
Hizmet buluşu birden çok çalışan tarafından gerçekleştirilmişse, bedel ve
ödeme şekli her biri için, dokuzuncu fıkraya uygun olarak ayrı ayrı belirlenir.

(11)
Çalışan buluşları ile ilgili bedel tarifesi ve uyuşmazlık hâlinde izlenecek
tahkim usulü yönetmelikle belirlenir.

(12)
Çalışan, serbest buluş niteliği kazanmış hizmet buluşu konusunda 119 uncu
madde hükümlerine tabi olmaksızın dilediği şekilde tasarrufta bulunabilir.

Hizmet
buluşu için patent başvurusu yapılması

MADDE
116-
(1) İşveren, kendisine
bildirimi yapılan hizmet buluşu için tam hak talebinde bulunmuşsa patent
verilmesi amacıyla ilk başvuruyu Kuruma yapmakla yükümlüdür. Ancak işveren,
işletme menfaatleri gerektiriyorsa, patent başvurusu yapmaktan kaçınabilir.
İkinci fıkra hükmü saklı kalmak kaydıyla, başvuru yapmaktan kaçınılması
durumunda, buluş için işverenin ödemesi gereken bedelin hesaplanmasında,
patent alınmamasından kaynaklanan çalışan aleyhine muhtemel ekonomik
kayıplar göz önünde tutulur.

(2)
İşverenin hizmet buluşu için Kuruma ilk başvuru yükümlülüğü;

a)
Hizmet buluşunun serbest buluş niteliği kazanması,

b)
Çalışanın, buluşu için başvuru yapılmamasına rıza göstermesi,

c)
İşletme sırlarının korunmasının başvuru yapmamayı gerektirmesi,

hâllerinden en az birinin gerçekleşmesiyle ortadan kalkar.

(3)
Hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanmışsa, çalışan bizzat başvuru
yapma hakkına sahiptir.

(4)
İşveren, tam hak talebinde bulunmuş olduğu hizmet buluşu için başvuruda
bulunmaz ve çalışanın belirleyeceği süre içinde de başvuruyu yapmazsa,
buluş serbest buluş niteliği kazanır.

(5)
İşveren, hizmet buluşu için tam hak talebinde bulunmuşsa, söz konusu
buluşun yabancı bir ülkede de korunması için başvuruda bulunabilir.

(6)
İşveren, çalışanın talebi üzerine, patent almak istemediği yabancı ülkeler
için buluşu serbest bırakmak ve bu ülkelerde çalışana patent almak için
talepte bulunma imkânını sağlamakla yükümlüdür. Buluşun serbest bırakılması,
rüçhan hakkı süresinin geçirilmemesi açısından, makul bir süre içinde
yapılır.

(7)
İşveren, çalışanın yabancı ülkelerde patent alabilmesi amacıyla buluşu
serbest bırakırken, bu ülkelerde uygun bir ücret karşılığında buluşu
kullanabilmek için inhisari olmayan nitelikte bir
kullanım hakkını saklı tutma ve saklı tuttuğu bu hakkından doğan
menfaatlerine zarar verilmemesini talep etme hakkına sahiptir.

Çalışan
buluşlarına ilişkin hükümlerin emredici niteliği ve hakkaniyete uygunluk
şartı

MADDE
117-
(1) İşverenler tarafından, bu
Kitabın çalışan buluşlarına ilişkin hükümlerine aykırı olacak şekilde
çalışanların aleyhine düzenleme ve uygulama yapılamaz. Tarafların çalışan
buluşlarına ilişkin sözleşme yapma serbestliği, hizmet buluşlarında patent
verilmesi için yapılacak başvurudan; serbest buluşlarda ise çalışanın
işverene yapacağı bildirim yükümlülüğünden sonra başlar.

(2)
Hizmet buluşları ile serbest buluşlar konusunda işveren ile çalışan
arasında yapılan sözleşmeler, çalışan buluşlarıyla ilgili emredici
hükümlere aykırı olmasa dahi, önemli ölçüde hakkaniyetle bağdaşmıyorsa
geçersiz sayılır. Aynı kural belirlenen bedel için de geçerlidir.

(3)
Sözleşmenin veya belirlenmiş olan bedelin hakkaniyete aykırı olduğu
hakkındaki itirazlar, iş sözleşmesinin bitiminden itibaren en geç altı ay
içinde yazılı olarak ileri sürülebilir.

Tarafların
patent başvurusu ile ilgili hak ve yükümlülükleri

MADDE
118-
(1) Çalışan, patent
alınabilmesi için gerekli bilgileri işverene vermek ve gerekli yardımı yapmakla
yükümlüdür. İşveren de hizmet buluşuna patent verilmesi için yaptığı
başvuru ve eklerinin suretlerini çalışana vermek ve çalışanın talebi
üzerine başvuru işlemleri sırasındaki gelişmeleri ona bildirmekle
yükümlüdür.

(2)
İşveren, çalışanın hizmet buluşu sebebiyle talep ettiği bedeli ödemeden
önce, patent başvurusundan veya patent hakkından vazgeçmek isterse durumu
çalışana bildirmekle yükümlüdür. Çalışanın talebi üzerine işveren, masrafları
çalışana ait olmak üzere patent hakkını veya patent alınması için gerekli
olan belgeleri çalışana devretmek zorundadır. Çalışan, bu konuda kendisine
yapılan bildirime, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde cevap
vermezse, işveren patent başvurusu veya patentin sağladığı haklardan
vazgeçebilir.

(3)
İşveren, ikinci fıkrada belirtilen bildirimle birlikte hizmet buluşundan inhisari olmayan yararlanma hakkını, makul bir bedel
karşılığında saklı tutabilir.

(4)
Çalışan buluşundan doğan hak ve yükümlülükler, iş sözleşmesinin sona ermiş
olmasından etkilenmez.

Serbest
buluş, bildirim yükümlülüğü ve teklifte bulunma yükümlülüğü

MADDE
119-
(1) Çalışan, iş sözleşmesi
ilişkisi içindeyken serbest bir buluş yaptığı takdirde, durumu geciktirmeden
işverene bildirmekle yükümlüdür. Bildirimde, buluş ve gerekiyorsa buluşun
gerçekleştirilme şekli hakkında bilgi vermek suretiyle, buluşun gerçek bir
serbest buluş sayılıp sayılmayacağı konusunda işverenin bir kanaate varabilmesi
sağlanır.

(2)
İşveren, buluşun serbest bir buluş olmadığına ilişkin itirazını, kendisine
yapılan bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı bir bildirimle
ileri sürebilir.

(3)
Serbest buluşun işverenin faaliyet alanı içinde değerlendirilebilir
olmadığı açıksa, çalışanın bildirim yükümlülüğü yoktur.

(4) Serbest buluş, işletmenin faaliyet alanına
girmekteyse veya işletme söz konusu buluşun ilgili olduğu alanda faaliyette
bulunmak için ciddi hazırlıklar içindeyse; çalışan, serbest buluşunu iş
ilişkisini sürdürmekte olduğu sırada başka bir şekilde değerlendirmeye
başlamadan önce, tam hak tanımaksızın uygun şartlar altında buluşundan
yararlanma imkânı vermek için işverene teklifte bulunmakla yükümlüdür.
İşveren, teklifin kendisine ulaştığı tarihten
itibaren üç ay içinde cevap vermezse, bu konudaki öncelik hakkını kaybeder.
İşveren, kendisine yapılan teklifi kabul eder, ancak öngörülmüş şartları
uygun bulmazsa, şartlar tarafların talebi üzerine mahkeme tarafından tespit
edilir.

Çalışanın
önalım hakkı

MADDE
120-
(1) İşverenin iflas etmesi ve
iflas idaresinin de buluşu işletmeden ayrı olarak devretmek istemesi
hâlinde çalışanın, yapmış olduğu ve işverenin de tam hak talebinde
bulunduğu buluşa ilişkin olarak önalım hakkı vardır.

(2)
Çalışan buluşundan doğan bedel alacağı, imtiyazlı alacaklardandır. İflas
idaresi bu nitelikteki birden çok bedel alacağını, alacaklılar arasında
alacakları oranında dağıtır. Çalışan, bedel alacağı yerine buluşunun
serbest buluşa dönüşmesini talep edebilir.

Yükseköğretim
kurumlarında gerçekleştirilen buluşlar

MADDE 121-
(1) 2547 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde
tanımlanan yükseköğretim kurumları ile Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri
Bakanlığına bağlı yükseköğretim kurumlarında yapılan bilimsel çalışmalar
veya araştırmalar sonucunda gerçekleştirilen buluşlar için, özel kanun
hükümleri ve bu madde kapsamındaki düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla,
çalışanların buluşlarına ilişkin hükümler uygulanır.

(2)
Yükseköğretim kurumlarında yapılan bilimsel çalışmalar veya araştırmalar
sonucunda bir buluş gerçekleştiğinde buluşu yapan, buluşunu yazılı olarak
ve geciktirmeksizin yükseköğretim kurumuna bildirmekle yükümlüdür. Patent
başvurusu yapılmışsa yükseköğretim kurumuna başvuru yapıldığına dair
bildirim yapılır.

(3) Yükseköğretim kurumu, buluş üzerinde hak sahipliği
talebinde bulunması durumunda, patent başvurusu yapmakla yükümlüdür. Aksi
takdirde buluş, serbest buluş niteliği kazanır.

(4)
Yükseköğretim kurumunun hak sahipliği talebine karşı buluşu yapan,
buluşunun serbest buluş olduğunu ileri sürerek itiraz edebilir. Yapılan
itiraz, yükseköğretim kurumu tarafından yazılı gerekçeler de belirtilerek
karara bağlanır. Aksi takdirde buluş, serbest buluş niteliği kazanır.

(5)
Yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilen buluşlar hakkında 115 inci, 116
ncı, 118 inci maddeler ile 119 uncu maddenin
dördüncü fıkrası hükümleri uygulanmaz.

(6) Yükseköğretim kurumu başvurudan veya patent hakkından
vazgeçmek isterse veya buluş, patent başvurusu yapıldıktan sonra serbest
buluş niteliği kazanırsa, yükseköğretim kurumu öncelikle buluşu yapana
başvuru veya patent hakkını devralmasını teklif eder. Buluşu yapanın
teklifi kabul etmesi durumunda haklar devredilir. Bu durumda yükseköğretim
kurumu, buluşu yapana patent alınması ve korunması için gerekli olan
belgeleri verir. Yükseköğretim kurumu, başvuru veya patent hakkını buluşu
yapana devretmesi durumunda inhisari nitelikte
olmayan kullanım hakkını uygun bir bedel karşılığında saklı tutabilir.
Buluşu yapanın teklifi kabul etmemesi durumunda patent başvurusu veya
patent üzerindeki tasarruf yetkisi yükseköğretim kurumuna ait olur.

(7) Yükseköğretim kurumu, kusuru nedeniyle başvuru
işlemlerinin veya patent hakkının sona ermesine sebep olursa buluşu yapanın
uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

(8)
Buluştan elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu ve buluşu yapan
arasındaki paylaşımı, buluşu yapana gelirin en az üçte biri verilecek
şekilde belirlenir. Buluştan elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu
hissesi ilgili yükseköğretim kurumu bütçesine özgelir
olarak kaydedilir ve başta bilimsel araştırmalar olmak üzere yükseköğretim
kurumunun ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılır.

(9) 2547
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde tanımlanan
öğretim elemanları ile stajyerlerin ve öğrencilerin diğer kamu kurumları
veya özel kuruluşlarla belirli bir sözleşme kapsamında yapmış oldukları
çalışmalar sonucunda ortaya çıkan buluşlar üzerindeki hak sahipliğinin
belirlenmesinde, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla sözleşme
hükümleri esas alınır.

(10) Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Kamu
destekli projelerde ortaya çıkan buluşlar

MADDE
122-
(1) Kamu kurum ve kuruluşları
tarafından desteklenen projelerde ortaya çıkan buluşların, destek sağlayan
kamu kurumuna yönetmeliğe uygun olarak bildirilmesi zorunludur. Bu
bildirimin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde proje desteğinden
faydalanan kişi, buluş konusu üzerinde hak sahipliği talep edip etmediği
konusundaki tercihini kamu kurumuna yazılı olarak bildirir. Proje
desteğinden faydalanan kişi bu süre içinde hak sahipliği talep etmezse veya
hak sahipliğine ilişkin tercihini yazılı olarak yapmazsa destek sağlayan
kamu kurumu veya kuruluşu buluş için hak sahipliğini alabilir. Proje
desteğinden faydalanan kişi, hak sahipliğine ilişkin süreç tamamlanana
kadar, buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkileyecek nitelikte
açıklamalarda bulunamaz.

(2)
Proje desteğinden faydalanan kişi, buluşa ilişkin olarak hak sahipliği
talebinde bulunması durumunda, buluş için patent başvurusu yapmakla
yükümlüdür. Başvuruda destek sağlayan kamu kurum veya kuruluşu belirtilir.

(3) Kamu
kurum veya kuruluşunun, proje desteğinden faydalanan kişiden patent konusu
buluşun kullanımına veya kullanım için giriştiği çabalarına ilişkin düzenli
aralıklarla bilgi isteme hakkı vardır. Kamu kurum veya kuruluşu tarafından
istenen ticari ve finansal mahiyetteki bu bilgiler gizli tutulur. Buluşun
kullanımından elde edilen gelirin paylaşımı sözleşme ile belirlenir.

(4)
Proje desteğinden faydalanan kişinin buluş üzerinde hak sahipliği talep
etmesi hâlinde kamu kurum veya kuruluşu, buluşun kendi ihtiyaçları için
kullanımına ilişkin bedelsiz bir lisans hakkına sahip olur. Bu haktan
feragat, sözleşmede belirtilmesi şartıyla mümkündür. Aşağıda sayılan
durumlarda kamu kurum veya kuruluşu, patent konusu buluşu kullanma veya
kullanılması için makul şartlarda üçüncü kişilere lisans verilmesini isteme
hakkına sahip olur:

a) Proje
desteğinden faydalanan kişinin 130 uncu madde hükmüne göre patent konusu
buluşu kullanmaması veya kullanım için girişimde bulunmaması.

b) Proje
desteğinden faydalanan kişi veya lisans alan tarafından üretilen patent
konusu ürünün, kamu sağlığı veya millî güvenlik nedenleriyle ortaya çıkan
ihtiyacı karşılayamaması,

c) Proje
desteğinden faydalanan kişi veya lisans alan tarafından üretilen patent
konusu ürünün, kamu kurum veya kuruluşunun ihtiyacını karşılayamaması.

(5)
Dördüncü fıkra kapsamındaki lisans uygulaması zorunlu lisansa ilişkin
hükümlerin uygulanmasını etkilemez.

(6) 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme
ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında kurulan
Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde veya 26/6/2001
tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında
kurulan teknoloji geliştirme bölgelerinde, kamu kurum ve kuruşları
desteğiyle bir sözleşme çerçevesinde yürütülmeyen çalışmalarda veya proje
bazlı olmayan kamu desteklerinde ortaya çıkan buluşlar için bu madde
hükümleri uygulanmaz.

ALTINCI
KISIM

Ek ve Gizli
Patent

Ek
patent

MADDE
123-
(1) Patent başvurusu sahibi,
patent konusu buluşu mükemmelleştiren veya geliştiren ve 91 inci maddenin
birinci fıkrası kapsamında asıl patentin konusu ile bütünlük içinde bulunan
buluşların korunması için işlemleri devam eden asıl patent başvurusuna ek
patent başvurusunda bulunabilir.

(2) Ek
patent başvurusu, asıl patent başvurusuna belge verilmesi kararının
yayımına kadar yapılabilir. Ek patent başvurusunun başvuru tarihi, 90 ıncı madde uyarınca ek patent başvurusunun Kuruma
verildiği tarihtir.

(3) Ek
patent başvurusunun araştırma raporu, asıl patent başvurusunun araştırma
raporu ile birlikte ya da daha sonra düzenlenir. Ek patent başvurusu için
83 üncü maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen buluş basamağının değerlendirilmesinde,
asıl patent başvurusu tekniğin bilinen durumu olarak dikkate alınmaz.

(4) Asıl
patent başvurusuna patent verilmesi kararından önce, ek patent başvurusu
için patent verilemez.

(5) Ek
patentin süresi, ek patentin başvuru tarihinden itibaren başlar ve asıl
patentin süresinin bitimine kadardır.

(6) Ek
patent başvuruları ve ek patent için yıllık ücret ödenmez.

(7) Ek
patent başvurusu, başvuru işlemleri sırasında başvuru sahibinin talebi
üzerine her zaman bağımsız bir patent başvurusuna dönüştürülebilir. Kurum
tarafından ek patent başvurusunun asıl patent başvurusuyla gerekli bağının
olmadığının tespit edilmesi durumunda bildirim tarihinden itibaren üç ay
içinde ek patent başvurusu bağımsız patent başvurusuna dönüştürülür.

(8) Asıl
patentin hükümsüz kılınması veya asıl patent sahibinin patent hakkından
vazgeçmesi ya da yıllık ücretinin ödenmemesi nedeniyle asıl patent hakkının
sona ermesi durumunda ek patent, bağımsız patente dönüştürülür. 

(9)
Patentin hükümsüzlüğüne ilişkin karar, zorunlu olarak ek patentlerin de
hükümsüz olması sonucunu doğurmaz. Ancak 99 uncu madde uyarınca verilen
hükümsüzlük kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde, ek patentlerin
bağımsız patentlere dönüştürülmesi için başvuruda bulunulmazsa, patentin
hükümsüzlüğü ek patentlerin de hükümsüz olması sonucunu doğurur.

(10)
Asıl patent başvurusunun geri çekilmesi veya geri çekilmiş sayılması ya da
reddedilmesi veya yıllık ücretinin ödenmemesi nedeniyle geçersiz sayılması
durumunda ek patent başvurusu, bağımsız patent başvurusuna dönüştürülür.

(11)
Asıl patent başvurusuna birden fazla ek patent başvurusu yapılmışsa, ilk
yapılan ek patent başvurusu ya da ek patent yedinci, sekizinci ve dokuzuncu
fıkralara göre bağımsız patente ya da bağımsız patent başvurusuna dönüştürülebilir.
Diğer ek patent başvuruları, dönüşen bağımsız patentin veya başvurunun
ekleri sayılır.

(12) Ek
patent başvurusu veya ek patent, bağımsız bir patent başvurusuna veya
bağımsız bir patente dönüşmesi hâlinde dönüştürme tarihinden itibaren
yıllık ücret ödemelerine tabi olup, koruma süresi de beşinci fıkrada
belirtilen süredir.

(13)
Aksi açıkça öngörülmediği ve ek patentin niteliğine aykırı düşmediği
takdirde, bu Kanunun patente ilişkin hükümleri, ek patent hakkında da
uygulanır.

(14)
Faydalı model başvurusu için ek başvuru yapılamaz.

Gizli
patent

MADDE
124-
(1) Kurum, başvuru konusu
buluşun millî güvenlik açısından önem taşıdığı kanısına varırsa başvurunun
bir suretini görüş almak üzere Millî Savunma Bakanlığına iletir ve durumu
başvuru sahibine bildirir.

(2)
Millî Savunma Bakanlığı, başvuru işlemlerinin gizli yürütülmesine karar
verirse bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde kararını Kuruma bildirir.
Gizlilik kararı verilmemesi veya söz konusu süre içinde Kuruma bildirimde
bulunulmaması hâlinde Kurum, başvuru ile ilgili işlemleri başlatır.

(3)
Patent başvurusunun gizliliğe tabi olması hâlinde Kurum, durumu başvuru
sahibine bildirir ve başvuru ile ilgili başka bir işlem yapmadan başvuruyu
gizli patent başvurusu olarak sicile kaydeder.

(4)
Patent başvurusu sahibi, gizli patent başvuru konusu buluşu, yetkisi
olmayan kişilere açıklayamaz.

(5)
Patent başvurusu sahibinin talebi üzerine, patent başvuru konusu buluşun
kısmen veya tamamen kullanılmasına, Millî Savunma Bakanlığınca izin
verilebilir.

(6)
Patent başvurusu sahibi, patent başvurusunun gizli tutulduğu süre için,
Devletten tazminat isteyebilir. Ödenecek tazminat miktarı konusunda anlaşma
sağlanamazsa tazminat miktarı mahkeme tarafından belirlenir. Tazminat,
buluşun önemi ve patent başvurusu sahibinin onu serbestçe kullanabilmesi
hâlinde elde edeceği muhtemel gelirin miktarı göz önünde tutularak
hesaplanır. Patent başvurusu sahibinin kusuruyla gizli patent başvuru
konusu olan buluş açıklanmışsa tazminat isteme hakkı ortadan kalkar.

(7)
Gizli patent başvuruları için gizli kaldığı süre boyunca, Kuruma yıllık
ücret ödenmez.

(8)
Kurum, Millî Savunma Bakanlığının talebi üzerine, patent başvurusu için
öngörülmüş gizliliği kaldırabilir. Gizliliği kaldırılmış bir patent
başvurusu, gizliliği kaldırıldığı tarihten itibaren patent başvurusu olarak
işlem görür.

(9)
Türkiye’de gerçekleştirilen bir buluş millî güvenlik açısından önem taşıyorsa
söz konusu buluş için başka bir ülkede patent başvurusunda bulunulamaz.
Türkiye’de gerçekleştirilen bir buluş için Kuruma yapılan bir patent
başvurusu birinci ila sekizinci fıkra hükümlerine tabiyse Millî Savunma
Bakanlığının izni olmadan, söz konusu buluş için başka bir ülkede patent
başvurusu yapılamaz.

(10)
Buluşu yapanın yerleşim yeri Türkiye’deyse aksi ispat edilinceye kadar,
buluşun Türkiye’de yapılmış olduğu kabul edilir.

YEDİNCİ
KISIM

Lisans

 

BİRİNCİ
BÖLÜM

Sözleşmeye
Dayalı Lisans

Sözleşmeye
dayalı lisans

MADDE
125-
(1) Patent başvurusu veya
patent, lisans sözleşmesine konu olabilir.

(2)
Lisans, inhisari lisans veya inhisari
olmayan lisans şeklinde verilebilir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa
lisans, inhisari değildir. İnhisari
olmayan lisans sözleşmelerinde lisans veren patent konusu buluşu kendi kullanabileceği
gibi, üçüncü kişilere aynı buluşa ilişkin başka lisanslar da verebilir. İnhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren
başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisi de
patent konusu buluşu kullanamaz.

(3)
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan
haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.

(4)
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa sözleşmeye dayalı olarak lisans alan
kişi, patentin koruma süresi boyunca patent konusu buluşun kullanılmasına
ilişkin her türlü tasarrufta bulunabilir. Lisans alan, lisans sözleşmesinde
yer alan şartlara uymak zorundadır. Aksi takdirde patent sahibi, patentten
doğan haklarını lisans alana karşı ileri sürebilir.

Bilgi
verme yükümlülüğü

MADDE
126-
(1) Sözleşmede aksi
kararlaştırılmamışsa patent başvurusunu veya patenti devreden veya lisansını
veren, devralan veya lisans alana patent konusu buluşun normal bir
kullanımı için zorunlu olan teknik bilgileri vermekle yükümlüdür.

(2)
Devralan veya lisans alan kişi, kendisine verilen gizli bilgilerin
açıklanmasını önlemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

Hakkın
devrinden ve lisans vermeden doğan sorumluluk

MADDE
127-
(1) Patent başvurusunun veya
patentin sağladığı hakları devreden veya lisans veren kişinin bu işlemleri
yapmaya yetkili olmadığı sonradan anlaşılırsa söz konusu kişi bu durumdan
ilgililere karşı sorumlu olur.

(2)
Patent başvurusunun geri alınması veya başvurunun reddedilmesi ya da patent
hakkının hükümsüzlüğüne mahkemece karar verilmiş olması hâllerinde,
tarafların hakkı devreden veya lisans veren bakımından daha kapsamlı bir
sorumluluğu sözleşme ile öngörmemiş olmaları hâlinde, 139 uncu madde
hükümleri uygulanır.

(3)
Devreden veya lisans verenin kötüniyetle hareket
etmesi hâlinde bu kişiler, fiillerinden her zaman sorumludur. Devreden veya
lisans veren, üzerinde tasarruf edilen patent başvurusu veya patente konu
olan buluşun, patentle korunabilirliği konusunda Türkçe veya yabancı
dildeki rapor ve kararları veya bu konuda bildiklerini karşı tarafa
bildirmemiş ve bunlara ilişkin beyanları içeren belgelere sözleşmede yer
vermemişse kötüniyetin varlığı kabul edilir.

(4) Bu
madde hükümlerinden doğan tazminatı talep süresi, sorumluluk davasına
dayanak olan mahkeme kararının kesinleşme tarihinde başlar.

Lisans
verme teklifi

MADDE
128-
(1) Patent başvurusu veya
patent sahibi, Kuruma yapacağı yazılı taleple, patent konusu buluşu
kullanmak isteyen herkese lisans vereceğini bildirebilir. Lisans verme
teklifi Bültende yayımlanır.

(2)
Sicilde kayıtlı inhisari lisans varsa patent
başvurusu veya patent sahibi başkalarına lisans verme teklifinde bulunamaz.

(3)
Patent başvurusu veya patent sahibi, lisans verme teklifini her zaman geri alabilir.
Teklifin geri alınması Bültende yayımlanır.

İKİNCİ BÖLÜM

Zorunlu
Lisans

Zorunlu
lisans

MADDE
129-
(1) Zorunlu lisans, aşağıda
belirtilen şartlardan en az birinin bulunması hâlinde verilebilir:

a) 130
uncu madde hükmüne göre patent konusu buluşun kullanılmaması.

b) 131
inci maddede belirtilen patent konularının bağımlılığının söz konusu
olması.

c) 132 nci maddede belirtilen kamu yararının söz konusu
olması.

ç) 30/4/2013 tarihli ve 6471 sayılı Kanunla katılmamız
uygun bulunan Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşmasını
Değiştiren Protokolde belirtilen şartların sağlanması hâlinde başka
ülkelerdeki kamu sağlığı sorunları sebebiyle eczacılık ürünlerinin
ihracatının söz konusu olması.

d)
Islahçının, önceki bir patente tecavüz etmeden yeni bir bitki çeşidi
geliştirememesi.

e)
Patent sahibinin, patent kullanılırken rekabeti engelleyici, bozucu veya
kısıtlayıcı faaliyetlerde bulunması.

(2)
Birinci fıkranın (a), (b) ve (ç) bentleri kapsamında verilecek zorunlu
lisans mahkemeden; (e) bendi kapsamında verilecek zorunlu lisans Rekabet
Kurumundan talep edilir. Birinci fıkranın (ç) bendi uyarınca yapılan
zorunlu lisans taleplerinde acil durumlar ve birinci fıkranın (e) bendi
hariç olmak üzere, zorunlu lisans talep edenin, patent sahibinden makul ticari
şartlar altında sözleşmeye dayalı lisans istemesine rağmen makul bir süre
içinde alamadığına dair kanıt talebe eklenir. Mahkeme, zorunlu lisans
talebinin bir sureti ile ekli belgelerin birer suretini patent sahibine
gecikmeksizin gönderir. Patent sahibine, bunlara karşı delilleriyle
birlikte görüşlerini sunması için bildirim tarihinden itibaren bir ay süre
verilir.

(3)
Mahkeme, varsa patent sahibinin görüşlerini zorunlu lisans talep edene
tebliğ eder ve bir ay içinde talebin reddine veya zorunlu lisansın verilmesine
karar verir.  Bu süre uzatılamaz. Patent sahibi, zorunlu lisans
talebine itiraz etmemişse, mahkeme gecikmeksizin zorunlu lisansa karar
verir.

(4)
Zorunlu lisansın verildiği kararda; lisansın kapsamı, bedeli, süresi,
lisans alan tarafından gösterilen teminat, kullanıma başlama zamanı ile
patentin ciddi ve etkin kullanımını sağlayan önlemler belirtilir.

(5)
Mahkeme kararına karşı kanun yollarına başvurulduğunda, patent sahibi
tarafından zorunlu lisans uygulamasının durdurulması için sunulan deliller
mahkemece yeterli görülürse, buluşun kullanımı, lisansa ilişkin kararın
kesinleşmesine kadar ertelenir.

(6)
Patent sahibinin, önceki bir bitki çeşidine ait ıslahçı hakkına tecavüz
etmeden patent hakkını kullanamaması durumu zorunlu lisansa konu olabilir.
Bu durumda, 5042 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.

(7)
Birinci fıkranın (d) bendine göre lisans verilmesi durumunda patent sahibi,
korunan bitki çeşidinin kullanımı için kendisine; altıncı fıkraya göre
lisans verilmesi durumunda da yeni bitki çeşidine ait ıslahçı hakkı sahibi,
korunan buluşun kullanımı için kendisine makul şartlarda karşılıklı lisans
verilmesini talep edebilir.

(8)
Birinci fıkranın (d) bendi ile altıncı fıkrada belirtilen lisanslar için
talep sahibi;

a)
Patent sahibine veya yeni bitki çeşidine ait ıslahçı hakkı sahibine
sözleşmeye dayalı bir lisans elde etmek için başvurduğunu ancak sonuç
alamadığını,

b)
Korunan bitki çeşidiyle veya patentle korunan buluşla kıyaslandığında,
sonraki buluşun veya bitki çeşidinin, büyük ölçüde ekonomik yarar sağlayan
önemli bir teknik ilerleme gösterdiğini, 

ispat
ederek zorunlu lisans verilmesini mahkemeden talep edebilir.

(9)
Birinci fıkranın (ç) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla zorunlu lisans, esas
olarak yurtiçi pazara arz için verilir.

Kullanılmama
durumunda zorunlu lisans

MADDE
130-
(1) Patent sahibi veya
yetkili kıldığı kişi, patentle korunan buluşu kullanmak zorundadır. Kullanımın
değerlendirilmesinde pazar şartları ve patent sahibinin kontrolü ve iradesi
dışındaki şartlar göz önünde tutulur.

(2) Patentin verilmesi kararının Bültende
yayımlanmasından itibaren üç yıllık veya patent başvurusu tarihinden
itibaren dört yıllık sürelerden hangisi daha geç sona eriyorsa, o sürenin
bitiminden itibaren ilgili herkes zorunlu lisans talebinin yapıldığı tarihte,
patent konusu buluşun kullanılmaya başlanmamış olduğu veya kullanım için
ciddi ve gerçek girişimlerde bulunulmadığı ya da kullanımın ulusal pazar
ihtiyacını karşılayacak düzeyde olmadığı gerekçesiyle zorunlu lisans
verilmesini talep edebilir.
Söz
konusu durum, haklı bir neden olmaksızın, buluşun kullanımına aralıksız
olarak üç yıldan fazla ara verildiği hâllerde de uygulanır.

Patent
konularının bağımlılığı hâlinde zorunlu lisans

MADDE
131-
(1) Patent konusu buluşun,
önceki patentin sağladığı haklara tecavüz edilmeksizin kullanılmasının
mümkün olmaması hâlinde, patent konuları arasında bağımlılık söz konusu
olacağından, sonraki tarihli patentin sahibi önceki tarihli patent konusu
buluşu, sahibinin izni olmaksızın kullanamaz.

(2)
Patent konuları arasında bağımlılık olması hâlinde, sonraki tarihli
patentin sahibi, patent konusu buluşunu kullanmak için, buluşunun önceki
tarihli patent konusu buluşa göre büyük ölçüde ekonomik yarar sağlayan
önemli bir teknik ilerleme göstermesi şartıyla zorunlu lisans verilmesini
talep edebilir. Sonraki tarihli patentin sahibine zorunlu lisans
verilmişse, önceki tarihli patentin sahibi de sonraki tarihli patent konusu
buluşu kullanmak için kendisine zorunlu lisans verilmesini talep edebilir.

(3)
Bağımlılığı olan patentlerden birinin hükümsüzlüğü veya patent hakkının
sona ermesi hâlinde, zorunlu lisans kararı da ortadan kalkar.

Kamu
yararı nedeniyle zorunlu lisans

MADDE 132-
(1) Kamu sağlığı veya millî güvenlik nedenleriyle patent konusu buluşun
kullanılmaya başlanılması, kullanımın artırılması, genel olarak
yaygınlaştırılması, yararlı bir kullanım için ıslah edilmesinin büyük önem
taşıması veya patent konusu buluşun kullanılmamasının ya da nitelik veya
nicelik bakımından yetersiz kullanılmasının ülkenin ekonomik veya
teknolojik gelişimi bakımından ciddi zararlara sebep olacağı hâllerde,
ilgili bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca;

a) Kamu
yararı bulunduğu gerekçesiyle zorunlu lisans verilmesine,

b)
Buluşun kamu yararını karşılayacak yeterlikte kullanımı patent sahibi tarafından
gerçekleştirilebilecekse buluşun şartlı olarak zorunlu lisans konusu
yapılmasında kamu yararı bulunduğuna,

karar
verilir.

(2)
Patent başvurusu veya patent konusu buluşun kullanımının kamu sağlığı veya
millî güvenlik bakımından önemli olması hâlinde, Millî Savunma Bakanlığı
veya Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak ilgili bakanlık tarafından
teklifte bulunulur.

(3) Kamu
yararı gerekçesiyle verilen zorunlu lisanslar inhisari
olabilir. Millî güvenlik bakımından önemli olduğu gerekçesi ile verilen zorunlu
lisans kararı, buluşun bir veya birkaç işletme tarafından kullanılması ile
sınırlandırılabilir.

Zorunlu
lisansın hukuki niteliği ve güven ilişkisi

MADDE
133-
(1) Zorunlu lisans, inhisari değildir ancak kamu yararı gerekçesiyle
verilen zorunlu lisanslar inhisari olabilir.
Zorunlu lisans süre, bedel ve kullanım alanı göz önüne alınarak belirli
şartlar altında verilir. Mahkeme bedeli belirlerken patentin ekonomik
değerini göz önüne alır. 129 uncu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi
uyarınca verilecek zorunlu lisanslarda bedel belirlenirken, ticari olmayan
ve insani amaçlar göz önüne alınarak bu tür kullanımın ithalatçı ülke
açısından ekonomik değeri dikkate alınır.

(2)
Zorunlu lisans verilmesi hâlinde, lisans alanın alt lisans verme ve patent
konusunu ithal etme hakkı yoktur. Ancak kamu yararı gerekçesiyle verilen
zorunlu lisansta lisans alan, kamu yararı gereği açıkça ithale yetkili
kılınmışsa patent konusu ithal edilebilir. Bu ithal izni, ihtiyaçla sınırlı
olarak ve geçici bir süre için verilir.

(3) Zorunlu
lisans sebebiyle, patent sahibi ve lisans alan arasında doğan güven
ilişkisi, patent sahibi tarafından ihlal edilirse lisans alan, ihlalin
buluşun değerlendirilmesindeki etkisine göre, patent sahibinin
isteyebileceği lisans bedelinden indirim yapılmasını talep edebilir.

Ek
patentte zorunlu lisans kapsamı

MADDE
134-
(1) Zorunlu lisans, lisansın
kabul tarihinde mevcut bulunan patentin eklerini de kapsar. Zorunlu
lisansın verilmesinden sonra yeni ek patentler verilmişse ve bunlar lisans
konusu patentle aynı kullanım amacına hizmet etmekte ise lisans alan,
mahkemeden eklerin de zorunlu lisans kapsamına dâhil edilmesi talebinde
bulunabilir. Taraflar ek patentler nedeniyle genişletilen lisansın bedeli
ve diğer şartları konusunda anlaşamazlarsa bunlar mahkeme tarafından
belirlenir.

Zorunlu
lisansın devri

MADDE
135-
(1) Zorunlu lisansın devrinin
geçerli olabilmesi için işletme ile birlikte veya işletmenin lisansın
değerlendirildiği kısmı ile birlikte devredilmesi gerekir. Zorunlu
lisansın, patent konularının bağımlılığı gerekçesiyle verilmesi hâlindeyse
lisans, bağımlı patentle birlikte devredilir.

Şartlarda
değişiklik talebi ve zorunlu lisansın iptali

MADDE
136-
(1) Lisans alan veya patent
sahibi, zorunlu lisans verilmesinden sonra, zorunlu lisansa göre daha uygun
şartlarda sözleşmeye dayalı lisans vermiş olması gibi sonradan ortaya çıkan
ve değişikliği haklı kılan olaylara dayanarak mahkemeden zorunlu lisans
bedelinde veya şartlarında değişiklik yapılmasını talep edebilir.

(2)
Lisans alan, zorunlu lisanstan doğan yükümlülüklerini ciddi şekilde ihlal
ettiği veya sürekli olarak yerine getirmediği takdirde mahkeme, patent
sahibinin talebi üzerine, patent sahibinin tazminat hakları saklı kalmak
kaydıyla lisansı iptal edebilir.

(3)
Zorunlu lisansın verilmesine neden olan şartların sona ermesi ve
tekrarlanma olasılığının ortadan kalkması hâlinde, talep üzerine mahkeme
zorunlu lisansı iptal eder.

Sözleşmeye
dayalı lisans hükümlerinin uygulanabilirliği

MADDE
137-
(1) 129 ila 136 ncı maddelerdeki hükümlere aykırı olmamak üzere, 125
inci ve 126 ncı maddelerde belirtilen sözleşmeye
dayalı lisans ile ilgili hükümler zorunlu lisansa da uygulanır.

SEKİZİNCİ
KISIM

Hakkın Sona
Ermesi

 

BİRİNCİ
BÖLÜM

Hükümsüzlük

Hükümsüzlük hâlleri

MADDE
138-
(1) Kurumun nihai kararından
sonra;

a)
Patent konusu, 82 nci ve 83 üncü maddelere göre
patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa,

b)
Buluş, 92 nci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü
fıkraları uyarınca yeteri kadar açıklanmamışsa,

c)
Patent konusu, başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa veya patentin, 91
inci maddeye göre yapılan bölünmüş bir başvuruya veya 110 uncu maddenin
üçüncü fıkrasının (b) bendine göre yapılan bir başvuruya dayanması
durumunda en önceki başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa,

ç)
Patent sahibinin, 109 uncu maddeye göre patent isteme hakkına sahip
olmadığı ispatlanmışsa,

d)
Patentin sağladığı korumanın kapsamı aşılmışsa,

patentin
hükümsüz kılınmasına ilgili mahkeme tarafından karar verilir.

(2)
Mahkeme, 99 uncu maddenin üçüncü veya yedinci fıkraları uyarınca yapılan
yayımdan önce birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentleri uyarınca yapılan
hükümsüzlük talebine ilişkin olarak karar veremez.

(3)
Patent sahibinin 109 uncu maddeye göre patent isteme hakkına sahip olmadığı
hakkındaki iddia, ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından ileri
sürülebilir.

(4)
Hükümsüzlük nedenleri patentin sadece bir bölümüne ilişkinse sadece o bölüm
ile ilgili istem veya istemler iptal edilerek kısmi hükümsüzlüğe karar
verilir. Bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez. Kısmi hükümsüzlük
sonucu iptal edilmeyen istem veya istemler, 82 nci
ve 83 üncü madde hükümlerine göre patent verilebilirlik şartlarını
taşıyorsa patent bu kısım için geçerli kalır. Bağımsız istemin hükümsüz
kılınması hâlinde, bağımsız isteme bağımlı olan her bir bağımlı istem ayrı ayrı 82 nci ve 83 üncü madde
hükümlerine göre patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa söz konusu
bağımsız isteme bağımlı olan istemler de mahkeme tarafından hükümsüz
kılınır.

(5)
Patentin hükümsüzlüğü davası, patentin koruma süresince veya hakkın sona
ermesini izleyen beş yıl içinde, sicile patent sahibi olarak kayıtlı kişiye
karşı açılabilir. Patent üzerinde sicilde hak sahibi görülen kişilerin
davaya katılabilmelerini sağlamak için ayrıca onlara tebligat yapılır.

(6)
Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve
kuruluşları patentin hükümsüzlüğünü isteyebilir. Patent sahibinin 109 uncu
maddeye göre patent isteme hakkına sahip olmadığı nedeniyle patentin
hükümsüzlüğü, ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından istenebilir.

(7)
Patentin hükümsüzlüğüne ilişkin karar, zorunlu olarak ek patentlerin de
hükümsüz olması sonucunu doğurmaz. Ancak, hükümsüzlük kararının tebliğinden
itibaren üç ay içinde, ek patentlerin bağımsız patentlere dönüştürülmesi
için başvuruda bulunulmazsa, patentin hükümsüzlüğü ek patentlerin de
hükümsüz olması sonucunu doğurur.

Patentin
hükümsüzlüğünün etkisi

MADDE
139-
(1) Patentin hükümsüzlüğüne
karar verilmesi hâlinde, kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olur
ve patent veya patent başvurusuna bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış
sayılır.

(2)
Patent sahibinin ağır ihmal veya kötüniyetli
olarak hareket etmesinden zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak
üzere, hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez:

a)
Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, patentin sağladığı haklara
tecavüz sebebiyle verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.

b)
Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce yapılmış ve uygulanmış
sözleşmeler.

(3)
İkinci fıkranın (b) bendinde belirtilen sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin
hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi talep edilebilir.

(4)
Patentin hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar herkese karşı hüküm
doğurur. Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme, bu kararı
Kuruma resen bildirir. Kesinleşmiş karar ile hükümsüz kılınan patent, Kurum
tarafından sicilden terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır.

İKİNCİ BÖLÜM

Diğer Sona
Erme Hâlleri ve Sonuçları

Sona
erme ve sonuçları

MADDE
140-
(1) Patent hakkı;

a)
Koruma süresinin dolması,

b)
Patent sahibinin patent hakkından vazgeçmesi,

c)
Yıllık ücretlerin 101 inci maddede öngörülen sürelerde ödenmemesi,

sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.

(2)
Kurum, patent hakkının sona erdiğini Bültende yayımlar. Hakkı sona eren
patentin konusu, sona erme nedeninin gerçekleşmiş olduğu andan itibaren
kamuya ait olur.

(3)
Patent sahibi, patentin tamamından veya bir ya da birden çok patent
isteminden vazgeçebilir. Patentten kısmen vazgeçilirse istem veya
istemlerin ayrı bir patentin konusunu teşkil etmesi ve vazgeçmenin patentin
kapsamının genişletilmesine ilişkin olmaması şartıyla vazgeçilmeyen istem
veya istemler itibarıyla patent geçerli kalır.

(4)
Vazgeçmenin yazılı olarak Kuruma bildirilmesi gerekir. Vazgeçme, sicile
kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur.

(5)
Sicile kayıtlı hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça, patentten
vazgeçilemez.

(6)
Patent üzerinde, üçüncü kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmiş ve bu
hususta alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni
olmadıkça, patentten vazgeçilemez.

(7)
Patent hakkından vazgeçildiği Bültende yayımlanır.

DOKUZUNCU
KISIM

Patent
Hakkına Tecavüz

Patent
veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiiller

MADDE
141-
(1) Aşağıdaki fiiller, patent
veya faydalı model hakkına tecavüz sayılır:

a)
Patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü
kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek.

b) Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana
getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla
üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde
ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla
elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle
ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

c) Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu
usulü kullanmak veya bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da
bilmesi gerektiği hâlde buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen
ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak
ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya
koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için
öneride bulunmak.

ç)
Patent veya faydalı model hakkını gasp etmek.

d)
Patent veya faydalı model sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya
zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları
üçüncü kişilere devretmek.

(2)
Patent konusunun, bir ürün veya maddenin elde edilmesine ilişkin bir usul
olması hâlinde mahkeme, aynı ürün veya maddeyi elde etme usulünün patent
konusu usulden farklı olduğunu ispat etmesini davalıdan isteyebilir. Patent
konusu usulle elde edilen ürün veya maddenin yeni olması hâlinde, patent
sahibinin izni olmadan üretilen aynı her ürün veya maddenin, patent konusu
usulle elde edilmiş olduğu kabul edilir. Aksini iddia eden kişi bunu ispat
etmekle yükümlüdür. Bu durumda, davalının üretim ve işletme sırlarının
korunmasındaki haklı menfaati göz önünde tutulur.

(3) Patent
başvurusunun veya faydalı model başvurusunun 97 nci
maddeye göre yayımlandığı tarihten itibaren, patent başvurusu veya faydalı
model başvurusu sahibi, buluşa vaki tecavüzlerden dolayı dava açmaya
yetkilidir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise
başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa,
yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.

(4)
Mahkeme, 99 uncu maddenin üçüncü veya yedinci fıkrası ile 143 üncü maddenin
onuncu veya onikinci fıkrası uyarınca yapılan
yayımdan önce, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak karar
veremez.

ONUNCU KISIM

Faydalı
Model

Faydalı
model ile korunabilir buluşlar ve istisnaları

MADDE
142-
(1) 83 üncü maddenin birinci
fıkrası hükmüne göre yeni olan ve 83 üncü maddenin altıncı fıkrası
kapsamında sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı model verilerek
korunur.

(2)
Faydalı modelin yenilik değerlendirmesinde, buluş konusuna katkı sağlamayan
teknik özellikler dikkate alınmaz.

(3) 82 nci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına ek olarak;

a)
Kimyasal ve biyolojik maddelere veya kimyasal ve biyolojik usullere ya da
bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar,

b)
Eczacılıkla ilgili maddelere veya eczacılıkla ilgili usullere ya da bu
usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar,

c) Biyoteknolojik buluşlar,

ç)
Usuller veya bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar,

faydalı
model ile korunmaz.

Şeklî
inceleme, araştırma talebi, itiraz ve faydalı modelin verilmesi

MADDE
143-
(1) 90 ıncı
maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen unsurlardan herhangi birinin eksik
olması hâlinde faydalı model başvurusu işleme alınmaz.

(2)
İşleme alınan başvuruda 90 ıncı maddenin birinci
fıkrasında belirtilen unsurlardan en az birinin eksik olması veya aynı
maddenin ikinci fıkrası gereğince unsurların yabancı dilde verilmesi
hâlinde, bildirime gerek olmaksızın başvuru tarihinden itibaren iki ay
içinde eksiklikler giderilir veya Türkçe çeviriler verilir. Aksi takdirde
başvuru geri çekilmiş sayılır.

(3)
Kurum, 90 ıncı maddenin birinci fıkrasında
belirtilen unsurları tam olan veya ikinci fıkraya uygun olarak unsurları
tamamlanan başvuruyu, 90 ıncı maddenin beşinci
fıkrası ile yönetmelikle belirlenen diğer şeklî şartlara uygunluk
bakımından inceler.

(4)
Başvurunun şeklî şartlara uygun olmadığı anlaşılırsa başvuru sahibinden
bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde eksikliği gidermesi istenir.
Eksikliğin bu süre içinde giderilmemesi hâlinde başvuru reddedilir.

(5)
Başvuru sahibi başvuruyla birlikte veya herhangi bir bildirime gerek
olmaksızın başvurunun şeklî şartlara uygunluk bakımından bir eksikliğinin
olmadığının veya eksikliklerin süresi içinde giderildiğinin bildirildiği
tarihten itibaren iki ay içinde ücretini ödeyerek ve yönetmelikte
belirtilen şartlara uygun olarak araştırma talebinde bulunur. Aksi takdirde
başvuru geri çekilmiş sayılır.

(6)
Başvuru sahibinin, beşinci fıkraya veya 104 üncü maddenin birinci fıkrasına
uygun olarak araştırma talebinde bulunması hâlinde araştırma raporu
düzenlenir, başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.

(7)
Başvuru konusunun 142 nci maddenin üçüncü fıkrası
kapsamına girdiği sonucuna varılırsa veya tarifnamenin ya da tüm istemlerin
yeterince açık olmaması araştırma raporunun düzenlenmesini engelliyorsa
araştırma raporu düzenlenmez ve başvuru sahibinden bu konudaki itirazlarını
veya başvurudaki değişikliklerini, bildirim tarihinden itibaren üç ay
içinde sunması istenir. Bu süre içinde itirazda bulunulmaması veya itirazın
ya da yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde
başvuru reddedilir. İtirazın ve varsa yapılan değişikliklerin kabul
edilmesi hâlinde araştırma raporu düzenlenir, başvuru sahibine bildirilir
ve Bültende yayımlanır.

(8)
Araştırma raporunun yayımlanmasından itibaren üç ay içinde ilgili belgeleri
de eklemek suretiyle araştırma raporunun içeriğine başvuru sahibi itiraz
edebilir, üçüncü kişiler görüş bildirebilir.

(9)
Başvuru sahibi tarafından itiraz edilmemesi veya üçüncü kişiler tarafından
görüş bildirilmemesi durumunda sadece araştırma raporu, itiraz edilmesi
veya görüş bildirilmesi durumundaysa araştırma raporu ve itirazlar veya
görüşler değerlendirilir.

(10)
Kurum yaptığı değerlendirme sonucunda faydalı model verilmesine karar
verirse bu karar başvuru sahibine bildirilir, karar ve faydalı model
Bültende yayımlanır. Yapılan değerlendirme sonucunda faydalı modelin
verilebilmesi için değişiklik yapılmasının gerekli olduğu durumda bildirim
tarihinden itibaren iki ay içinde değişikliklerin yapılması istenir.
Yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde faydalı model verilmesine
karar verilir, bu durum başvuru sahibine bildirilir, bu karar ve faydalı
model Bültende yayımlanır. Değişikliklerin yapılmaması veya yapılan
değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru geri
çekilmiş sayılır, bu karar başvuru sahibine bildirilir ve Bültende
yayımlanır. Faydalı modelin verilmesine ilişkin yayımdan sonra talep
edilmesi ve belge düzenleme ücretinin ödenmesi hâlinde, düzenlenen belge
faydalı model sahibine verilir.

(11)
Faydalı model verilmesinden sonra 99 uncu maddede belirlenen itiraz usulü
işletilemez, sadece mahkemeden hükümsüzlük talep edilebilir.

(12)
Kurum yaptığı değerlendirme sonucunda başvurunun ve buna ilişkin buluşun bu
Kanun hükümlerine uygun olmadığına karar verirse başvuru reddedilir, bu
karar başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır. Bu karara karşı,
100 üncü maddeye göre itiraz edilebilir.

(13)
Faydalı modelin verilmiş olması, geçerliliği ve yararlılığı konusunda Kurum
tarafından garanti verildiği şeklinde yorumlanamaz, Kurumun sorumluluğunu
da doğurmaz.

(14) Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Faydalı
modelin hükümsüzlüğü

MADDE
144-
(1) Aşağıdaki hâllerde
faydalı modelin hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar
verilir:

a)
Faydalı model konusu, 142 nci maddede belirtilen
şartları taşımıyorsa.

b) Buluş
92 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca
yeterince açıklanmamışsa.

c)
Faydalı model konusu, başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa veya
faydalı modelin, 91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş bir başvuruya veya
110 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre yapılan bir başvuruya
dayanması durumunda en önceki başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa.

ç)
Faydalı model sahibinin, 109 uncu maddeye göre faydalı model isteme hakkına
sahip olmadığı ispatlanmışsa.

(2)
Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve
kuruluşları faydalı modelin hükümsüzlüğünü isteyebilir. Faydalı model
sahibinin 109 uncu maddeye göre faydalı model isteme hakkına sahip olmadığı
nedeniyle faydalı modelin hükümsüzlüğü, ancak buluşu yapan veya halefleri
tarafından istenebilir.

(3)
Faydalı modelin hükümsüzlüğü davası, faydalı modelin koruma süresince veya
hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde, sicile faydalı model sahibi
olarak kayıtlı kişiye karşı açılabilir. Sicilde hak sahibi olarak görülen
kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak için bu kişilere ayrıca
tebligat yapılır.

(4)
Faydalı model sahibinin, 109 uncu maddeye göre faydalı model isteme hakkına
sahip bulunmadığı hakkındaki iddia, ancak buluşu yapan veya halefleri
tarafından ileri sürülebilir. Bu durumda, 110 uncu madde hükümleri
uygulanır.

(5)
Hükümsüzlük nedenleri faydalı modelin sadece bir bölümüne ilişkin bulunuyorsa,
sadece o bölümü etkileyen istem veya istemlerin iptali suretiyle, kısmi
hükümsüzlüğe karar verilir. Bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar
verilemez.

(6)
Kısmi hükümsüzlük sonucu, faydalı modelin iptal edilmeyen istem veya
istemleri 142 nci madde hükümlerine uygun olması
hâlinde faydalı model, bu istem veya istemler için geçerli kalır.

Patentler
ile ilgili hükümlerin uygulanabilirliği ve çifte koruma

MADDE
145-
(1) Faydalı modele ilişkin
açık bir hüküm bulunmadığı ve faydalı modelin özelliği ile çelişmediği
takdirde bu Kanunda patentler için öngörülen hükümler, faydalı modeller
hakkında da uygulanır.

(2) Aynı
kişiye veya halefine, aynı buluş konusunda, aynı koruma kapsamıyla,
birbirinden bağımsız olarak birden fazla patent veya faydalı model ya da bu
belgelerin her ikisi verilmez.

BEŞİNCİ
KİTAP

Ortak ve
Diğer Hükümler

 

BİRİNCİ
KISIM

Ortak
Hükümler

Süreler
ve bildirimler

MADDE
146-
(1) Sınai
mülkiyet hakkına ilişkin, itirazlar da dâhil olmak üzere Kurum nezdinde
yapılacak tüm işlemlerde uyulması gereken süre, bu Kanun veya ilgili
yönetmelikte belirlenmemişse bildirim tarihinden itibaren iki aydır. Bu
sürelere uyulmaması hâlinde talep yapılmamış sayılır.

Ortak
temsilci

MADDE
147-
(1) Sınai
mülkiyet hakkının birden çok kişiye ait olması hâlinde, geri çekme ve
vazgeçme talebi hariç olmak üzere, marka veya patent vekili atanmadığı
durumlarda Kurum nezdindeki tüm işlemler hak
sahiplerince ortak temsilci olarak atanan hak sahibi tarafından yürütülür.
Hak sahipleri tarafından ortak temsilci atanmaması durumunda, başvuru
formunda adı geçen ilk hak sahibinin, ortak temsilci olduğu kabul edilir.

(2)
Ortak temsilcinin yerleşim yerinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde
olmaması durumunda, işlemler marka veya patent vekili vasıtasıyla yapılır.

(3)
Ortak markalara ilişkin hükümler saklıdır.

Hukuki
işlemler

MADDE
148-
(1) Sınai
mülkiyet hakkı devredilebilir, miras yolu ile intikal edebilir, lisans
konusu olabilir, rehin verilebilir, teminat olarak gösterilebilir,
haczedilebilir veya diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Coğrafi işaret ve
geleneksel ürün adı hakkı; lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki
işlemlere konu olamaz ve teminat olarak gösterilemez.

(2)
Birinci fıkrada belirtilen hukuki işlemler işletmeden bağımsız olarak
gerçekleştirilebilir.

(3) Sınai mülkiyet hakkının birden fazla sahibi olması
durumunda sahiplerden birinin kendisine düşen payı tamamen veya kısmen
üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşların önalım hakkı vardır.
Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara bildirilir.
Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve
her hâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Tarafların anlaşamaması
hâlinde, önalım hakkı alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Önalım hakkı
sahibi, adına payın devrine karar verilmeden önce, satış bedelini, mahkeme
tarafından belirlenen süre içinde mahkemenin belirleyeceği yere nakden
yatırmakla yükümlüdür. Cebri artırmayla satışlarda önalım hakkı
kullanılamaz.

(4)
Hukuki işlemler, yazılı şekle tabidir. Devir sözleşmelerinin geçerliliği,
ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır.

(5)
Hukuki işlemler taraflardan birinin talebi, ücretin ödenmesi ve
yönetmelikle belirlenen diğer şartların yerine getirilmesi hâlinde sicile
kaydedilir ve Bültende yayımlanır. 115 inci madde hükümleri saklı kalmak
üzere, sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

(6)
Marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü veya bir kısmı için
devredilebilir.

(7)
Garanti markasının veya ortak markanın devri ya da ortak marka için lisans
verilmesi, sicile kayıt hâlinde geçerlidir.

(8) Bu
maddede yer alan hükümler, sınai mülkiyet hakkı
başvurularında da uygulanır.

Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği
talepler

MADDE
149-
(1) Sınai
mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde
bulunabilir:

a)
Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.

b)
Muhtemel tecavüzün önlenmesi.

c)
Tecavüz fiillerinin durdurulması.

ç) Tecavüzün
kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.

d)
Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde
münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler
dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.

e) (d)
bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler
üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.

f)
Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar
tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan
ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi,
üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai
mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.

g) Haklı
bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait
olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla
tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.

(2)
Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz
konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu
değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak
sahibince karşı tarafa ödenir.

(3)
Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın
şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın
kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.

(4)
Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini
talep edilemez.

Tazminat

MADDE
150-
(1) Sınai
mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin
zararını tazmin etmekle yükümlüdür.

(2) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka
konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde
kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi
yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet
hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.

(3) Hak
sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına
dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış
tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için,
sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat
yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden
talep edebilir.

Yoksun
kalınan kazanç

MADDE
151-
(1) Hak sahibinin uğradığı
zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.

(2)
Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak,
aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:

a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti
olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.

b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net
kazanç.

c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir
lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi
gereken lisans bedeli.

(3)
Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai
mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet
hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve
boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.

(4)
Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b)
bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması
hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai
mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın
hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.

(5)
Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda
öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine
varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.

(6)
Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü
uygulanmaz.

Hakkın
tüketilmesi

MADDE
152-
(1) Sınai
mülkiyet hakkı korumasına konu ürünlerin, hak sahibi veya onun izni ile
üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulmasından sonra bu ürünlerle ilgili
fiiller hakkın kapsamı dışında kalır.

(2)
Marka sahibi, birinci fıkra hükmü kapsamına giren ürünlerin üçüncü kişiler
tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı
kullanılmasını önleme hakkına sahiptir.

Dava
açılamayacak kişiler

MADDE
153-
(1) Sınai
mülkiyet hakkı sahibi, hakkına tecavüz eden tarafından piyasaya sürülmüş
ürünleri kişisel ihtiyaçları ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan
kişilere karşı, bu Kanunda yer alan hukuk davalarını açamaz veya ceza
davası açılması için şikâyette bulunamaz.

(2) Sınai mülkiyet hakkı sahibi, sebep olduğu zarardan
dolayı kendisine tazminat ödeyen kişi tarafından, sınai mülkiyet hakkı
sahibinin elkoymaması nedeniyle piyasaya sürülmüş
ürünleri ticari amaçla kullanan kişilere karşı, bu Kanunda yer alan hukuk
davalarını açamaz veya ceza davası açılması için şikâyette bulunamaz.

Tecavüzün
mevcut olmadığına ilişkin dava ve şartları

MADDE
154-
(1) Menfaati olan herkes,
Türkiye’de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai
faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai
mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda, hak sahibinden
görüşlerini bildirmesini talep edebilir. Bu talebin tebliğinden itibaren
bir ay içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi
tarafından kabul edilmemesi hâlinde, menfaat sahibi, hak sahibine karşı
fiillerinin tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesi talebiyle dava
açabilir. Bildirimin yapılmış olması, açılacak davada dava şartı olarak
aranmaz. Bu dava, kendisine karşı tecavüz davası açılmış bir kişi
tarafından açılamaz.

(2)
Birinci fıkra uyarınca açılan dava, sicile kayıtlı tüm hak sahiplerine
tebliğ edilir.

(3)
Birinci fıkra uyarınca açılan dava, hükümsüzlük davasıyla birlikte de
açılabilir.

(4)
Mahkeme, 99 uncu maddenin üçüncü veya yedinci fıkrası ile 143 üncü maddenin
onuncu veya onikinci fıkrası uyarınca yapılan yayımdan
önce, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak karar veremez.

Önceki
tarihli hakların etkisi

MADDE
155-
(1) Marka, patent veya
tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru
tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip
olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi
olarak ileri süremez.

Görevli
ve yetkili mahkeme

MADDE
156-
(1) Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme,
fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve
sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi
derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin
yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı
Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş,
Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu
mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince;
fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin
görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince
bakılır.

(2)
Kurumun bu Kanun hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak
davalarda ve Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Kurum
aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.

(3) Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler
aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim
yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin
görüldüğü yer mahkemesidir.

(4)
Davacının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetkili mahkeme,
davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu
yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu
yerdeki mahkemedir.

(5)
Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı
sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim
yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Sınai mülkiyet
hakkı başvurusu veya sınai mülkiyet hak sahibinin Türkiye’de yerleşim yeri
bulunmaması hâlinde, dördüncü fıkra hükmü uygulanır.

Zamanaşımı

MADDE
157-
(1) Sınai mülkiyet hakkı veya
geleneksel ürün adından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun
zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır.

Lisans
alanın dava açması ve şartları

MADDE
158-
(1) Sözleşmede aksi
kararlaştırılmamışsa inhisari lisansa sahip olan
kişi, üçüncü bir kişi tarafından sınai mülkiyet
hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hak sahibinin bu Kanun uyarınca
açabileceği davaları, kendi adına açabilir.

(2) İnhisari olmayan lisans alan, sınai
mülkiyet hakkına tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı sözleşmede açıkça
sınırlandırılmamışsa, yapacağı bildirimle, gereken davayı açmasını hak
sahibinden ister. Hak sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirim
tarihinden itibaren üç ay içinde talep edilen davayı açmaması hâlinde,
lisans alan, yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına ve kendi
menfaatlerinin gerektirdiği ölçüde dava açabilir. Bu fıkra uyarınca
dava açan lisans alanın, dava açtığını hak sahibine bildirmesi gerekir.

(3)
Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesinin varlığı hâlinde ve söz konusu
sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden
talep edebilir. Mahkemenin tedbir kararı verdiği hâllerde talepte bulunan
lisans sahibi dava açmaya da yetkilidir. Bu hâlde ikinci fıkradaki şartlar
yargılama devam ederken tamamlanır.

İhtiyati
tedbir talebi ve ihtiyati tedbirin niteliği

MADDE
159-
(1) Bu Kanun uyarınca dava
açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde
gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar
yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek
üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.

(2)
İhtiyati tedbirler özellikle aşağıda belirtilen tedbirleri kapsamalıdır:

a)
Davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil
eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması.

b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya
ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran
kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan
vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini
engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest
liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması.

c)
Herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi.

(3)
İhtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu hükümleri uygulanır.

İşlem
yetkisi olan kişiler ve tebligat

MADDE
160-
(1) Gerçek veya tüzel kişiler
ile bu kişiler tarafından yetkilendirilmiş sicile kayıtlı marka veya patent
vekilleri Kurum nezdinde işlem yapabilir.

(2)
Tüzel kişiler, yetkili organları tarafından tayin edilen gerçek kişi veya
kişilerce temsil edilir.

(3)
Yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler ancak marka veya patent
vekilleri tarafından temsil edilir. Vekille temsil edilmeksizin asil
tarafından gerçekleştirilen işlemler, yapılmamış sayılır.

(4)
Marka veya patent vekili tayin edilmesi hâlinde, tüm işlemler vekil
tarafından yapılır. Vekile yapılan tebligat asile yapılmış sayılır.

(5)
Kurum gerekli gördüğü hâllerde vekilin yetkisini gösteren vekaletnamenin aslı ya da onaylı suretinin sunulmasını
isteyebilir.

(6) Bu
Kanunun uygulanması kapsamında yapılacak tebligatlar, 11/2/1959
tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinde düzenlenen
elektronik tebligata ilişkin usullere bağlı olmaksızın,  tebligat
yapılacak kişinin onayı alınmak şartıyla ve Kurum tarafından gerçek veya tüzel
kişi için tahsis edilen elektronik posta kutusuna konulmak suretiyle
elektronik ortamda tebliğ edilir. Bu şekilde yapılan tebligatlar, tebligat
konusu belgenin posta kutusuna konulmasını müteakip muhatabın, posta
kutusuna ilk giriş yaptığı tarihte ve her hâlde belgenin posta kutusuna
konulduğu tarihi izleyen onuncu günün sonunda yapılmış sayılır.

(7) Bu
Kanunun uygulanması kapsamında yapılacak ilanen tebligatlar, 7201 sayılı
Kanunun ilanen tebligatın şekline ilişkin 29 uncu maddesi hükmüne bağlı
kalmaksızın ilgili Bülten üzerinden yapılır. Bu şekilde yapılan tebligatlar,
Bültenin yayımı tarihinden yedi gün sonra yapılmış sayılır.

(8)
Kurum, elektronik ortamda yapılacak başvuru ve tebligatla ilgili her türlü
teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, başvuruların,
taleplerin ve tebligatların elektronik ortamda yapılması zorunluluğu
getirmeye, elektronik ortamda tebliğ yapılacaklar ile elektronik ortamdaki
başvuru ve tebligata ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Ücretler,
ödenme süreleri ve sonuçları

MADDE
161-
(1) Sınai
mülkiyet hakkının verilmesi veya tescili ile ilgili işlemler için ödenmesi
gereken ücretlerin ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma
sunulmaması hâlinde sınai mülkiyet hakkı başvurusu geri çekilmiş sayılır.

(2)
Sicile kayıtlı sınai mülkiyet hakkıyla ilgili
olarak birinci fıkra dışında kalan işlemler için ödenmesi gereken
ücretlerin ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulmaması
hâlinde ilgili talep yapılmamış sayılır.

(3) 15
inci, 18 inci, 20 nci, 23 üncü ve 69 uncu
maddeler hariç olmak üzere, başvuru veya sınai
mülkiyet hakkıyla ilgili işlemler için ödenmesi gereken ücretin eksik
ödenmesi durumunda, söz konusu eksik ücret miktarı Kurum tarafından talep
sahibine bildirilir. Bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde eksik
ücretin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde birinci ve
ikinci fıkra hükümleri uygulanır.

(4) Aksi
öngörülmediği sürece, ödenen ücretlerin iadesi yapılmaz ve ödenmiş olan
ücretler Kuruma gelir kaydedilir.

Kararların
uygulanması

MADDE
162-
(1) Kurul kararlarının iptali
veya hükümsüzlük istemli davalarda verilen kararlar kesinleşmedikçe icra
edilemez. Bu hüküm, ilamın ferileri hakkında da uygulanır.

Hızlı
imha prosedürü

MADDE 163-
(1) Bu Kanunda yer alan suçlar sebebiyle elkonulan
veya muhafaza altına alınan suça konu eşyanın sayısı, ebadı veya niteliği
gibi nedenlerle emanet bürosunda muhafaza edilemeyecek olması hâlinde,
Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda numune alınması mümkün olan
eşyadan yeteri kadar numune alınmasını müteakip geri kalan suç eşyası
mahallin maliye teşkilatına gönderilir.
Numunelerle birlikte elkonulan
eşyanın miktarı, cinsi, ebadı gibi tüm bilgilerini içeren tutanak
Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir.

(2) Birinci fıkra uyarınca numune alınmak suretiyle
mahallin maliye teşkilatına teslim edilen suça konu eşyanın, zarara
uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin
varlığı ya da muhafazasının ciddi külfet oluşturması hâlinde bilirkişi
incelemesi yaptırıldıktan sonra, soruşturma aşamasında Cumhuriyet
savcısının talebi üzerine hâkim, kovuşturma aşamasında hükümden önce
mahkeme tarafından imhasına karar verilir.
İmha işlemleri Cumhuriyet savcısının başkanlığında
maliye teşkilatınca oluşturulan üç kişilik komisyon huzurunda yapılır ve
buna dair tutanak tanzim edilir.

Geleneksel
ürün adlarına uygulanacak hükümler

MADDE
164-
(1) 146 ncı,
147 nci, 149 uncu, 150 nci,
152 nci, 153 üncü, 154 üncü, 156 ncı, 159 uncu ve 161 inci madde hükümleri geleneksel ürün
adları hakkında da uygulanır.

Yönetmelik

MADDE
165-
(1) Bu Kanunun uygulanmasına
ilişkin yönetmelikler Kurum tarafından yürürlüğe konulur.

İKİNCİ KISIM

Diğer
Hükümler

MADDE
166-
6/11/2003 tarihli ve 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a), (e), (i) ve (k) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “a)
Patentler, faydalı modeller, markalar, coğrafi işaretler, geleneksel ürün
adları, tasarımlar ile entegre devre topoğrafyalarının ilgili mevzuat hükümleri uyarınca
tescilini ve bu hakların korunması ile ilgili işlemleri yapar,”

“e) Sınai mülkiyet alanında Avrupa Birliği, uluslararası
kuruluşlar ve yabancı ülkelerle ilişkileri yürütür, işbirliğinde bulunur,”

“i) Sınai mülkiyet hakları ile ilgili olarak yayınlar
yapar,”

“k) Sınai mülkiyet alanında yurt içinde ve yurt dışında kişi
ve kuruluşlara eğitim verilmesine yönelik çalışmalar yapar, görev alanına
giren konularla ilgili eğitim faaliyetlerini ve akademik çalışmaları
destekler,”

MADDE
167-
5000 sayılı Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 7- Kurumun Danışma Kurulu; Adalet Bakanlığı,
Avrupa Birliği Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Dışişleri
Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Kültür ve
Turizm Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Millî Savunma
Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma,
Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Türkiye Bilimsel
ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Küçük ve Orta
Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türkiye
İhracatçılar Meclisi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türk Mühendis ve
Mimar Odaları Birliği, Türk Tabipleri Birliği, Türk Veteriner Hekimleri
Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları
Konfederasyonu ve en fazla üyeye sahip işçi ve işveren sendikaları
konfederasyonlarından birer üye ve Yükseköğretim Kurulunca üniversitelerden
belirlenecek beş üyeden oluşur.

Yönetim
Kurulu ihtiyaca göre, Danışma Kurulu toplantılarına uzman kişileri
çağırabilir.

Danışma
Kurulu üyeliklerinin süresi iki yıldır. Görev süresi dolan üyeler yeniden
seçilebilir.

Danışma
Kurulunun çalışma usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.

Danışma
Kurulu yılda en az bir kez toplanır. Toplantılara Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanı veya görevlendireceği kişi başkanlık eder.”

MADDE
168-
5000 sayılı Kanunun 10 uncu
maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Fikri
Mülkiyet Akademisi ve Sınai Mülkiyet Hakları
Eğitim Merkezi

MADDE
10- Fikri mülkiyet haklarına ilişkin eğitim, danışmanlık, araştırma ve
koordinasyon faaliyetlerini yürütmek üzere Fikri Mülkiyet Akademisi, sınai mülkiyet haklarına ilişkin eğitim faaliyetlerini
gerçekleştirmek üzere Kurum bünyesinde Sınai Mülkiyet Hakları Eğitim
Merkezi kurulmuştur.

Akademi
bünyesinde telif haklarına ilişkin eğitim faaliyetleri Kültür ve Turizm
Bakanlığı Telif Hakları Eğitim Merkezi, sınai
mülkiyet haklarına ilişkin eğitim faaliyetleri de Türk Patent ve Marka
Kurumu Sınai Mülkiyet Hakları Eğitim Merkezi tarafından gerçekleştirilir.
Eğitim merkezlerine ilişkin giderler, ilgisine göre Kültür ve Turizm Bakanlığı
veya Kurum tarafından karşılanır.

Fikri
Mülkiyet Akademisinde yürütülecek eğitim ve araştırma faaliyetlerine
ilişkin planlama ve danışmanlık yapmak üzere bir Yürütme Kurulu oluşturulur.
Bu Kurul; Kurumdan bir temsilci, Kültür ve Turizm Bakanlığı ilgili
biriminden bir temsilci, biri sınai mülkiyet
hakları diğeri telif hakları konusunda uzman iki üniversite öğretim üyesi,
bir patent veya marka vekili, telif hakları alanında faaliyet gösteren bir
sektör temsilcisi ve muvafakati alınmak kaydıyla Yargıtay tarafından ilgili
daire üyeleri arasından belirlenen bir üye ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunun ilgili dairesi tarafından belirlenen fikri ve sınai haklar hukuk
veya ceza mahkemelerinde görev yapan bir hâkim olmak üzere sekiz üyeden
oluşur. Fikri Mülkiyet Akademisi Yürütme Kurulu toplantıları Kurum
temsilcisi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı temsilcisinin eş başkanlığında
yapılır. Yargıtay üyesi ve hâkim üye dışındaki üyeler ilgisine göre Kültür
ve Turizm Bakanlığı ve Kurum tarafından görevlendirilir. Üyeler, üç yıl
için görevlendirilir. Görev süresi sona erenler yeniden
görevlendirilebilir. 

Fikri
Mülkiyet Akademisi Yürütme Kurulu ve eğitim merkezlerinin çalışma usul ve
esasları, sekretarya hizmetleri, yapılan hizmetler karşılığında alınan
ücretler, eğitim faaliyetlerine ilişkin konular ve diğer hususlar Kültür ve
Turizm Bakanlığı ve Kurum tarafından müştereken yürürlüğe konulan
yönetmelikle belirlenir.”

MADDE
169-
5000 sayılı Kanunun 11 inci
maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki bentler eklenmiştir.

“c)
Tasarımlar Dairesi Başkanlığı.

d)
Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı.”

“e)
Yenilik ve Tanıtım Dairesi Başkanlığı.

f)
Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanlığı.

g)
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı.”

MADDE
170-
5000 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Tasarımlar
Dairesi Başkanlığı

MADDE
14- Tasarımlar Dairesi Başkanlığı;

a)
Tasarımların tescil başvurularının ilgili mevzuat hükümlerine göre kayıt,
dosyalama, araştırma, inceleme, değerlendirme ve tescil işlemlerini yapar,

b)
Tasarımların ve tasarım başvurularının ilgili mevzuat hükümlerine göre
lisans, devir ve sair değişikliklerle ilgili işlemlerini yapar,

c)
Tasarımların ilan, tasnif ve sicil işlemlerini yapar,

d) Türk
Tasarım Danışma Konseyinin sekretaryasını yürütür,

e)
Başkanlıkça verilecek diğer işleri yapar.”

MADDE
171-
5000 sayılı Kanunun 15 inci
maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Avrupa
Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı

MADDE
15- Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı;

a)
Avrupa Birliği ile ilgili Kurumun görev alanına giren konularda;
müzakerelere ilişkin hazırlıkları yapar, toplantılara katılır, bu konularla
ilgili olarak Kurum birimleri arasında koordinasyonu sağlar,

b)
Kurumun görev alanına giren konularda yabancı ülkeler ve uluslararası
kuruluşlar ile ilişkilerini yürütür, koordinasyonu sağlar, ikili ve çok
taraflı işbirliği anlaşmaları ile bölgesel işbirliği anlaşmalarının ve
protokollerinin hazırlanmasına yardımcı olur,

c)
Kurumun görev alanına giren yabancı ülkelerin mevzuatı ile uluslararası
anlaşmaları izler, inceler ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi için
gereken çalışmaları yürütür,

d)
Başkanlıkça verilecek diğer işleri yapar.”

MADDE
172-
5000 sayılı Kanuna 15 inci
maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 15/A, 15/B ve 15/C maddeleri
eklenmiştir.

“Yenilik
ve Tanıtım Dairesi Başkanlığı

MADDE
15/A- Yenilik ve Tanıtım Dairesi Başkanlığı;

a) Sınai mülkiyet haklarından ülke ekonomisi için değer
üretmek amacıyla gerçek ve tüzel kişilerin sınai mülkiyete konu olan ya da
olabilecek varlıklarını ve kullanım şekillerini tespit etme, ilgili
sektörleri takip etme, etüt çalışmaları yapma ve benzeri faaliyetleri
yürütür,

b) Sınai mülkiyet varlıklarının değeri ve ekonomik etkileri
konusunda çalışmalar yapar,

c) Yeni
teknolojilerin tespiti, teknoloji transferi işlemlerine aracılık gibi ticarileştirme
faaliyetlerini yürütür,

d)
Yenilik destek faaliyetleri sonucunda elde edilen tüm verileri toplar,
tasnif eder ve kamunun kullanımına sunar,

e)
Yenilik destek faaliyetleri kapsamına giren konularda danışmanlık hizmeti
sunar,

f)
Kurumun görevleri ile ilgili olarak mevzuat, başvuru kılavuzları, broşürler
ve sınai mülkiyet hakları konularını içeren
belgesel, kavram ve tanıtım filmleri ile her türlü ortamda materyal
hazırlar, bunların yayımlanması işlemlerini yürütür,

g) Sınai mülkiyet haklarının tanıtımına ilişkin hedef ve
stratejileri tespit eder, planlamasını yapar ve uygular,

h) Sınai
mülkiyet hakları ile ilgili her türlü eğitim faaliyetleri ile seminer,
konferans, sempozyum ve benzeri faaliyetleri
düzenler, fuarlara iştirak hazırlıklarını yürütür,

i)
Kurumun bilgi ve doküman birimlerinin faaliyette bulunması için gerekli
işbirliği çalışmalarını yürütür,

j)
Başkanlıkça verilecek diğer işleri yapar.

Coğrafi
İşaretler Dairesi Başkanlığı

MADDE
15/B- Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanlığı;

a)
Coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adlarına ilişkin kayıt, araştırma,
inceleme, değerlendirme ve tescil işlemlerini yapar,

b)
Coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adlarının ilan ve sicil işlemlerini
yapar,

c)
Başkanlıkça verilecek diğer işleri yapar.

Yeniden
İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı

MADDE
15/C- Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı, sınai mülkiyet hakları ve geleneksel ürün adları ile
ilgili işlemlere ilişkin ilgili dairenin nihai olarak almış olduğu
kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde
işlemlerin tarafı olan ve karar nedeniyle menfaati etkilenen kişiler
tarafından yapılacak itirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi
işlemlerini doğrudan Kurum Başkanına bağlı olarak yürütür.

Yeniden
incelenmesi ve değerlendirilmesi talep edilen konuda kararlar, Daire
Başkanı başkanlığında, yeniden incelenip değerlendirme yapılacak konuda
uzman olan ve itiraza konu Kurum kararında görevli bulunmayan en az iki
uzman üyenin katılımı ile oluşturulan Kurul tarafından alınır.

Yeniden
İnceleme ve Değerlendirme Dairesinin kararları Kurumun nihai kararlarıdır.
Bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde
Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde
dava açılabilir. Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararlarının
iptaline ilişkin ilam kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu hüküm ilamın
ferileri hakkında da uygulanır. Söz konusu ilamlara ilişkin zamanaşımı
süresi kararın kesinleşme tarihinden itibaren başlar.”

MADDE
173-
5000 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b)
Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı.

c) Bilgi
İşlem Dairesi Başkanlığı.”

MADDE
174-
5000 sayılı Kanunun 18 inci
maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Destek
Hizmetleri Dairesi Başkanlığı

MADDE
18- Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı;

a) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve
Kontrol Kanunu hükümleri çerçevesinde, kiralama ve satın alma işlerini
yürütür; temizlik, güvenlik, aydınlatma, ısınma, onarım, taşıma ve benzeri
hizmetleri yapar veya yaptırır,

b) Genel
evrak ve arşiv faaliyetlerini düzenler ve yürütür,

c)
Kurumun taşınır ve taşınmazlarına ilişkin işlemleri ilgili mevzuat
çerçevesinde yürütür,

d)
Kurumun sivil savunma ve seferberlik hizmetlerini planlar ve yürütür,

e)
Kütüphane hizmetlerini yürütür,

f)
Başkanlıkça verilecek diğer işleri yapar.”

MADDE
175-
5000 sayılı Kanunun 19 uncu
maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bilgi
İşlem Dairesi Başkanlığı

MADDE
19- Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı;

a) Bilgi
teknolojilerini takip ederek Kurumun otomasyon stratejilerini belirler,
bilgi güvenliğinin gerektirdiği önlemleri alır, kamu bilişim standartlarına
uygun çözümler üretir,

b)
Kurumun bilgi işlem hizmetlerini yürütür,

c)
Kurumun internet sayfaları, elektronik imza ve elektronik belge
uygulamaları ile ilgili teknik çalışmaları yapar,

d)
Kurumun hizmetleriyle ilgili bilgileri toplar ve veri tabanları oluşturur,

e)
Kurumun mevcut bilgi işlem altyapısının kurulumu, bakımı, ikmali,
geliştirilmesi ve güncellenmesi ile ilgili işleri yürütür, haberleşme
güvenliğini sağlar,

f) Kurum
ile dokümantasyon merkezleri ve işbirliği içinde olduğu ulusal ve
uluslararası kuruluşlar arasında veri aktarımını sağlar, elektronik
haberleşme için gerekli olan teknik koordinasyonu kurar ve geliştirir,

g) Yurt
içi ve yurt dışı kaynaklardan sağlanan sınai
mülkiyet haklarına ilişkin bilgileri elektronik ortamda toplar,
değerlendirir ve ilgili birimlerin kullanımına sunar,

h) Başkanlıkça
verilecek diğer işleri yapar.”

MADDE
176-
5000 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent
eklenmiştir.

“c)
Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı.”

MADDE
177-
5000 sayılı Kanunun 22 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE
22- Hukuk Müşavirliği;

a) 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki
Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine
İlişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre hukuk birimlerine verilen
görevleri yapar,

b)
Başkanlıkça verilecek diğer işleri yapar.”

MADDE
178-
5000 sayılı Kanuna 22 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 22/A
maddesi eklenmiştir.

“Strateji
Geliştirme Dairesi Başkanlığı

MADDE
22/A- Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı;

a) 5018
sayılı Kanun, 22/12/2005 tarihli ve 5436 sayılı
Kanunun 15 inci maddesi ve diğer mevzuatla strateji geliştirme ve mali
hizmetler birimlerine verilen görevleri yapar,

b)
Başkanlıkça verilecek diğer işleri yapar.”

MADDE
179-
5000 sayılı Kanunun 23 üncü
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, üçüncü ve
dördüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmış ve altıncı fıkrasının (b)
bendinde yer alan “ve olumlu sicil almak” ibaresi metinden çıkarılmıştır.

“Kurum
Yönetim Kurulu üyeleri; yurt içi veya yurt dışında en az dört yıllık
yükseköğrenim görmüş, mesleki açıdan yeterli bilgi ve on yıl deneyime sahip
kişiler arasından atanır. Adalet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı temsilcilerinin
söz konusu bakanlıklarda on yıl süre ile çalışmış ve mesleki açıdan yeterli
bilgi ve deneyime sahip olması, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanının
belirleyeceği üyelerden birinin kamu ve/veya özel sektörde on yıl çalışmış
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği temsilcisi olması şarttır. Bu üyelerin
ayrıca, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) fıkrasındaki şartları taşımaları
zorunludur.”

MADDE
180-
5000 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE
26- Kurumun ihtiyaçları dikkate alınarak Yönetim Kurulunun onayı ile yurt
içinden ve yurt dışından geçici süreyle sözleşmeli olarak yerli ve yabancı
uzmanlar çalıştırılabilir. Bunlara ödenecek ücretin net tutarı, birinci
dereceli Sınai Mülkiyet Uzmanına ödenen aylık
ortalama net tutarı aşmamak üzere Yönetim Kurulunca tespit edilir. Bunların
çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurumun önerisi ve Bilim, Sanayi
ve Teknoloji Bakanının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe
konulan yönetmelikle belirlenir.

Belli
bir uzmanlık gerektiren nitelikteki iş ve hizmetler için Yönetim Kurulu
kararı ile eser sözleşmesi çerçevesinde işlem yapılır.

Kurum, sınai mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerin
yürütülmesinde yurt içi ve yurt dışındaki kuruluşların hizmetlerinden
yararlanabilir. Bu suretle yararlanılacak hizmetler için ücretler, Kurumun
yapacağı hizmetlerin karşılığı ücretlerle birlikte Kurum tarafından tahsil
edilir ve ilgili kuruluşlara ödemeler Kurum tarafından yapılır.

Yönetim
Kurulu Başkan ve üyelerine, kamu iktisadi teşebbüsleri yönetim kurulu
başkan ve üyelerine bu görevleri nedeniyle yapılan ücret ödemesi aynen
uygulanır.”

MADDE
181-
5000 sayılı Kanunun 30 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE
30- Sınai mülkiyet hakları ve geleneksel ürün adları ile ilgili danışmanlık
yapma ve Kurum nezdinde başvuru sahipleri adına işlem yapma yetkisinde olan
gerçek veya tüzel kişiler patent, faydalı model ve entegre
devre topoğrafyası konularında patent vekilleri;
marka, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları konularında marka
vekilleri; tasarım konusunda ise hem patent vekilleri hem de marka
vekilleridir.

Gerçek
kişilerin patent vekili veya marka vekili olabilmesi için aşağıdaki
şartları taşıması gerekir:

a)
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.

b) Fiil
ehliyetine sahip olmak.

c) En az
dört yıllık lisans eğitimi veren yükseköğretim kurumlarının veya bunlara
denkliği yetkili makamlarca kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim
kurumlarının birinden mezun olmak.

d) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53
üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir
suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa
uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu
düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,
sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma,
edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini
aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak.

e)
Türkiye’de yerleşim yeri sahibi olmak.

f)
Patent vekilliği veya marka vekilliği sınavlarında başarılı olmak.

Tüzel
kişi patent vekilinin veya marka vekilinin, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına
göre limited veya anonim şirket şeklinde
kurulması, işletme konusunun patent vekilliği veya marka vekilliği
faaliyetini kapsaması ve patent vekili veya marka vekili gerçek kişiler
tarafından temsil edilmesi zorunludur. Gerçek kişi vekil, birden fazla
tüzel kişi vekilin ortağı veya çalışanı olsa dahi vekillik yetkisini sadece
tek bir tüzel kişi vekili temsilen kullanabilir. Vekillik yetkisini bu
şekilde kullananlar, gerçek kişi vekil olarak vekillik yapamaz. Gerçek kişi
vekil, kişisel cezai sorumluluğu saklı kalmak şartıyla, temsil ettiği tüzel
kişi vekille birlikte vekalet verene karşı müteselsilen sorumludur.

Patent
vekilliği ve marka vekilliği sınavları, iki yılda bir Yönetim Kurulu
kararıyla yapılır. Sınava, ikinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde
belirtilen şartları taşıyanlar kabul edilir.

Patent
vekilliği veya marka vekilliği sınavlarını kazananların, patent vekilliği
yapabilmeleri için Patent Vekilleri Siciline, marka vekilliği yapabilmeleri
için Marka Vekilleri Siciline kaydolmaları zorunludur. Sicile kayıt ve
kayıt yenilemede yaptırılması gereken mesleki sorumluluk sigortasının süre
ve miktarı Yönetim Kurulu tarafından belirlenir.

Patent
vekilliği ve marka vekilliği ile ilgili sınav ve sicil işlemlerine ilişkin
usul ve esaslar ile patent vekilliğine ve marka vekilliğine ilişkin diğer
hususlar yönetmelikle düzenlenir.

Patent
vekilliğine ve marka vekilliğine ilişkin sınav, belge düzenleme, sicil
kayıt ve sicil kayıt yenileme ücretleri Kurum tarafından belirlenir.

Vekalet
konusunda, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 11/1/2011
tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun vekalete ilişkin hükümleri
uygulanır.”

MADDE
182-
5000 sayılı Kanuna 30 uncu
maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 30/A maddesi eklenmiştir.

“Disiplin
cezaları, ceza uygulanacak fiiller ve disiplin kurulu

MADDE 30/A- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin
ve en fazla üyesi bulunan vekillikle ilgili kuruluşun görüşü alınarak Kurum
tarafından hazırlanan ve Kurumun resmî internet sitesinde yayımlanan patent
vekilliği ve marka vekilliği meslek kurallarına uymayan tutum ve
davranışlarda bulunanlar ile vekilliğin gerektirdiği görevleri yapmayanlar
hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.

Patent
vekillerine ve marka vekillerine verilecek disiplin cezaları ile disiplin
cezası uygulanacak fiil ve hâller şunlardır:

a)
Uyarma: Vekilliğin icrasında ve mesleki tutum ve davranışlarda daha
dikkatli davranılması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Meslek
kurallarına uymayan tutum ve davranışta bulunan vekiller hakkında uyarma
cezası uygulanır.

b)
Kınama: Vekilliğin icrasında ve mesleki tutum ve davranışlarda kusurlu
olunduğunun yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezası alıp da iki yıl içinde
aynı cezayı gerektiren fiilde bulunan veya vekilliğin gerektirdiği
yükümlülükleri yerine getirmeyen veya Kurum nezdinde yürütülen herhangi bir
işlemde menfaati zıt olan taraflara vekillik edenler hakkında kınama cezası
uygulanır.

c)
Geçici olarak vekillik faaliyetinden alıkoyma: Üç aydan az ve bir yıldan
çok olmamak üzere vekillik faaliyetinden yasaklanmadır. Kınama cezası alıp
da beş yıl içinde aynı cezayı gerektiren fiilde bulunan veya vekaletname aslına aykırı örnek ile vekillik hak ve
yetkilerini kullanan veya Kuruma ait unvan, internet alan adı ya da diğer
tanıtma vasıtalarını iltibasa meydan verecek şekilde kullanan vekiller
hakkında geçici olarak vekillik faaliyetinden alıkoyma cezası uygulanır.

d)
Vekillikten çıkarma: Vekillik faaliyetinden süresiz olarak
yasaklanmadır.  Geçici olarak vekillik faaliyetinden alıkoyma cezası
alıp da beş yıl içinde aynı cezayı gerektiren fiilde bulunanlar hakkında
vekillikten çıkarma cezası uygulanır.

İkinci
fıkrada sayılan fiil ve hâlleri işleyenler hakkında bu fiil ve hâllerin
işlendiğinin öğrenildiği andan itibaren üç ay içinde soruşturmaya
başlanmadığı, her hâlde cezayı gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği
tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde
disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

İkinci
fıkra kapsamındaki cezaların soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren
otuz gün içinde verilmesi zorunludur.

Vekiller
hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturma yapanın
yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen tarihte
savunmasını yapmayan vekil, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.

Disiplin
cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhâl uygulanır.

Disiplin
cezası verilmesi veya verilmemesi kararına karşı idari yargıya
başvurulabilir. Kesinleşmiş disiplin kararı sonucunda patent vekilliğinden
veya marka vekilliğinden çıkarılanlar, bir daha patent vekili veya marka
vekili olamaz.

Patent
ve Marka Vekilleri Disiplin Kurulu; Bakanlıktan bir üye, Kurumdan üç üye
ile mesleğini en az beş yıl bilfiil icra eden ve Disiplin Kurulunca verilen
bir kararla ikinci fıkrada belirtilen cezalardan birini almamış olan patent
vekillerinden veya marka vekillerinden üç üye olmak üzere toplam yedi
kişiden oluşur. Aynı sayıda ve aynı esasla yedek üye belirlenir. Tüm üyeler
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı tarafından atanır. Kurum Başkanı, patent
vekilleri veya marka vekilleri arasından seçilecek üyeleri Bakanlığa
önerirken en fazla üyeye sahip iki ticaret odası ile en fazla üyesi bulunan
vekillikle ilgili iki dernekten görüş alır.

Disiplin
Kurulu üyelerinin görev süresi üç yıldır. Üyelerden biri hakkında 30 uncu
maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen bir suçtan dolayı dava
açılması hâlinde dava sonuna kadar bu üye toplantılara katılamaz ve yerine
yedek üye gelir. Geçerli bir mazereti nedeniyle toplantıya katılamayacak
üyenin, toplantı tarihinden önce mazeretini bildirmesi gerekir. Mazereti
olmaksızın üst üste iki toplantıya katılmayan veya seçilme yeterliliğini
kaybeden üyenin üyeliği sona erer ve yerine yedek üye gelir.

Disiplin
Kuruluna, disiplin cezasını gerektirir fiillerin tespitinde izlenecek usule
ve disiplin konusundaki diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
düzenlenir.”

MADDE
183-
5000 sayılı Kanuna aşağıdaki
ek madde eklenmiştir.

“Kadrolar

EK MADDE
1- Bu maddeyi ihdas eden Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan
kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190
sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki
cetvellerin ilgili bölümüne eklenmiştir ve ekli (2) sayılı listede yer alan
kadrolar iptal edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki
cetvellerin ilgili bölümünden çıkarılmıştır.

190
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Türk Patent
Enstitüsüne ait bölümü Türk Patent ve Marka Kurumu olarak, anılan cetvelde
yer alan boş ve dolu Marka Uzmanı ve Patent Uzmanı kadrolarının unvanı Sınai Mülkiyet Uzmanı, Marka Uzman Yardımcısı ve Patent
Uzman Yardımcısı kadrolarının unvanı Sınai Mülkiyet Uzman Yardımcısı olarak
değiştirilmiştir.”

MADDE
184-
5000 sayılı Kanuna aşağıdaki
geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 3- Bu maddeyi ihdas eden Kanuna ekli
(2) sayılı listede yer alan Enstitü Başkanı, Başkan Yardımcısı ve daire
başkanı kadrolarında bulunanların görevleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte sona erer ve bunlardan Enstitü Başkanı, Başkan Yardımcısı
kadrolarında bulunanlar ekli (1) sayılı liste ile ihdas edilen sırasıyla
Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı ve Türk Patent ve Marka Kurumu Başkan
Yardımcısı kadrolarına, daire başkanı kadrolarında bulununlar bu maddeyi
ihdas eden Kanuna ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen müşavir
kadrolarına atanmış sayılırlar.
Bu
maddeyi ihdas eden Kanuna ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen müşavir
kadroları herhangi bir nedenle boşaldığı takdirde hiçbir işleme gerek
kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.

Bu madde uyarınca müşavir kadrosuna atanmış sayılan
personelin yeni kadrosuna atandığı tarih itibarıyla eski kadrosuna ilişkin
olarak en son ayda aldığı sözleşme ücreti, ücret, tazminat, aylık, ek
gösterge, ikramiye (bir aya isabet eden net tutarı), her türlü zam ve
tazminatları, makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı, ek ücret,
ek ödeme, teşvik ödemesi ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin
(ilgili mevzuat uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ve ek
ders ücreti hariç) toplam net tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak
esas alınır); yeni atandıkları kadrolara ilişkin olarak yapılan sözleşme ücreti,
ücret, tazminat, aylık, ek gösterge, ikramiye (bir aya isabet eden net
tutarı), her türlü zam ve tazminatları, makam tazminatı, temsil tazminatı,
görev tazminatı, ek ücret, ek ödeme, teşvik ödemesi ve benzeri adlarla
yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuat uyarınca fiili çalışmaya bağlı
fazla mesai ücreti ve ek ders ücreti hariç) toplam net tutarından fazla
olması hâlinde aradaki fark tutarı, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi
tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödenir.
Atandığı kadro unvanında isteğe bağlı olarak
herhangi bir değişiklik olanlarla, kendi istekleriyle başka kurumlara
atananlara fark tazminatı ödenmesine son verilir.

Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Enstitüde patent uzmanı ve marka uzmanı
olarak görev yapmakta olan personel sınai mülkiyet
uzmanı kadrolarına, patent uzman yardımcısı ve marka uzman yardımcısı
olarak görev yapmakta olan personel sınai mülkiyet uzman yardımcısı
kadrolarına hâlen bulundukları kadro dereceleriyle başka bir işleme gerek
kalmaksızın atanmış sayılırlar.”

MADDE
185
17/7/1963
tarihli ve 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu
Kurulması Hakkında Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“endüstriyel tasarım” ibaresi “tasarım” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE
186
2/7/1964
tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (8) sayılı tarifenin “I-İmalat
ruhsatları:” bölümünde yer alan “2. Patent ve faydalı modeller:” bendinin
(e) alt bendinde yer alan “Enstitüce” ibaresi “Kurumca”, aynı bölümün “3.
Endüstriyel tasarımlar:” bendinin başlığı “3. Tasarım:”, bu bendin (k) alt
bendinde yer alan “Enstitüce” ibaresi “Kurumca”, bu bendin (m) alt bendinde
yer alan “Endüstriyel tasarım” ibaresi “Tasarım”, aynı bölümün “4.
Markalar:” bendinin (a) alt bendinde yer alan “Marka başvuru harcı (ilk üç
sınıf için)” ibaresi “Marka başvuru harcı (her bir sınıf için)”, (e) alt
bendinde yer alan “Marka tescil belgesi düzenleme harcı” ibaresi “Marka
tescil harcı”,  (ı) alt bendinde yer alan “Rehine işlemi kayıt harcı”
ibaresi “Rehin işlemi kayıt harcı”, (j) alt bendinde yer alan “Enstitüce”
ibaresi “Kurumca” ve (l) alt bendinde yer alan “Uluslararası başvuru harcı”
ibaresi “Uluslararası başvurunun bildirim harcı”, “5. Coğrafi işaretler:”
bendinin başlığı “5. Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı:”, bu bendin (b)
alt bendinde yer alan “Coğrafi işaret tescil belgesi ve sicil kayıt harcı”
ibaresi “Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı tescil ve sicil kayıt
harcı”, (c) alt bendinde yer alan “Enstitüce” ibaresi “Kurumca” ve aynı alt
bentte yer alan “coğrafi işaret” ibaresi “coğrafi işaret ve geleneksel ürün
adı” şeklinde değiştirilmiş ve  “4. Markalar:” bendinin (b) alt bendi
yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE
187
14/7/1965
tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

a) 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” başlıklı bölümünün (A)
fıkrasının (11) numaralı bendinde yer alan “Marka Uzman Yardımcıları,
Patent Uzman Yardımcıları” ibaresi “Sınai Mülkiyet
Uzman Yardımcıları” ve “Marka Uzmanlığına, Patent Uzmanlığına” ibaresi
“Sınai Mülkiyet Uzmanlığına” şeklinde değiştirilmiştir.

b) 152 nci maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel
Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendinde yer alan “Marka Uzmanları,
ve “Patent Uzmanları,” ibareleri metinden çıkarılmış ve aynı bende “Savunma
Sanayii Uzmanları,” ibaresinden sonra gelmek
üzere “Sınai Mülkiyet Uzmanları,” ibaresi eklenmiştir.

c)
Geçici 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin on bir numaralı
alt bendinde yer alan “Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanunun” ibaresi “Türk Patent ve Marka Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanunun” şeklinde değiştirilmiştir.

d) Eki
(I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı”
bölümünün (d) bendinde yer alan “Türk Patent Enstitüsü Başkanı” ibaresi
“Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı”, (g) bendinde yer alan “Marka
Uzmanları, Patent Uzmanları” ibaresi “Sınai
Mülkiyet Uzmanları” ve eki (II) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin “2. Yargı
Kuruluşları, Bağlı ve İlgili Kuruluşlar ile Yüksek Öğretim Kuruluşlarında”
bölümünde yer alan “Türk Patent Enstitüsü Başkan Yardımcısı” ibaresi “Türk
Patent ve Marka Kurumu Başkan Yardımcısı” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE
188
a) 6/11/2003
tarihli ve 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanunun başlığı “Türk Patent ve Marka Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun”, aynı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Türk
Patent Enstitüsü” ibareleri “Türk Patent ve Marka Kurumu”, “TPE” ibaresi
“TÜRKPATENT”, aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “TPE” ibaresi
“TÜRKPATENT”, Kanunun 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde yer alan “a) Enstitü: Türk Patent Enstitüsünü,”
ibaresi “a) Kurum: Türk Patent ve Marka Kurumunu,”, (b) bendinde yer alan
“b) Yönetim Kurulu: Türk Patent Enstitüsü Yönetim Kurulunu,” ibaresi “b)
Yönetim Kurulu: Türk Patent ve Marka Kurumu Yönetim Kurulunu,”, (c)
bendinde yer alan “c) Danışma Kurulu: Türk Patent Enstitüsü Danışma
Kurulunu” ibaresi “c) Danışma Kurulu: Türk Patent ve Marka Kurumu Danışma
Kurulunu,”, (d) bendinde yer alan “d) Başkanlık: Türk Patent Enstitüsü
Başkanlığını,” ibaresi “d) Başkanlık: Türk Patent ve Marka Kurumu
Başkanlığını”, Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“Enstitü” ibaresi “Kurum”, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer
alan “Enstitü” ibaresi “Kurum”, Kanunun 5 inci maddesinin birinci
fıkrasında yer alan “Enstitünün” ibaresi “Kurumun”, ikinci fıkrasında yer
alan “Enstitü” ibaresi “Kurum”, üçüncü fıkrasında yer alan “Enstitünün”
ibaresi “Kurumun”, dördüncü fıkrasında yer alan “Enstitü” ibaresi “Kurum”,
Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer
alan “Enstitüye” ibaresi “Kuruma”, ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan
“Enstitünün” ibareleri “Kurumun”, ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan
“Enstitü” ibaresi “Kurum”, ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan
“Enstitünün” ibaresi “Kurumun”, ikinci fıkrasının (f) bendinde yer alan
“Enstitünün” ibaresi “Kurumun”, ikinci fıkrasının (j) bendinde yer alan
“Enstitünün” ibaresi “Kurumun”, ikinci fıkrasının (l) bendinde yer alan
“Enstitünün” ibaresi “Kurumun”, Kanunun 8 inci maddesinin birinci
fıkrasında yer alan “Enstitünün” ibareleri “Kurumun”, “Enstitüye” ibaresi
“Kuruma”, Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“Enstitünün” ibaresi “Kurumun”, “Enstitüyü” ibaresi “Kurumu”, ikinci
fıkrasında yer alan “Enstitü” ibaresi “Kurum”, dördüncü fıkrasında yer alan
“Enstitü” ibaresi “Kurum”, “Enstitünün” ibareleri “Kurumun”, “Enstitüde”
ibaresi “Kurumda”, Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“Enstitünün” ibaresi “Kurumun”, Kanunun 16 ncı
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Enstitünün” ibaresi “Kurumun”,
Kanunun 17 nci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde yer alan “Enstitü” ibaresi “Kurum”, Kanunun 20 nci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Enstitünün” ibaresi “Kurumun”,
Kanunun 23 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında yer alan
“Enstitü” ibareleri “Kurum”, Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında
yer alan “Enstitü” ibaresi “Kurum”, Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasında
yer alan “Enstitünün” ibareleri “Kurumun”, “Enstitüye” ibaresi “Kuruma”,
ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında yer alan “Enstitünün”
ibareleri “Kurumun”, beşinci fıkrasında yer alan “Enstitü” ibaresi “Kurum”,
Kanunun 28 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Enstitü” ibaresi
“Kurum”, “Enstitünün” ibaresi “Kurumun”, Kanunun 29 uncu maddesinin birinci
fıkrasında yer alan “Enstitünün” ibaresi “Kurumun”, Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Enstitü”
ibaresi “Kurum” şeklinde değiştirilmiştir.

b)10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve
Kontrol Kanununa bağlı (II) sayılı Özel Bütçeli İdareler cetvelinin “B)
Özel Bütçeli Diğer İdareler” bölümünün (25) numaralı alt bendinde yer alan
“Türk Patent Enstitüsü” ibaresi “Türk Patent ve Marka Kurumu” şeklinde
değiştirilmiştir.

c) 22/4/2004 tarihli ve 5147 sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan
“a) Enstitü: Türk Patent Enstitüsünü,” ibaresi “a) Kurum: Türk Patent ve
Marka Kurumunu,”, (h) bendinde yer alan “Enstitünün” ibaresi
“Kurumun”,  Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü
fıkrasında yer alan “Enstitüye” ibaresi “Kuruma”, Kanunun 13 üncü
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Enstitüdür.” ibaresi “Kurumdur.”,
Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Enstitü” ibaresi
“Kurum”, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan “Enstitüye” ibareleri
“Kuruma”, Kanunun 16 ncı maddesinin birinci ve
ikinci fıkralarında yer alan “Enstitü” ibareleri “Kurum”, Kanunun 18 inci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Enstitü” ibaresi “Kurum”, Kanunun
19 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Enstitüye” ibaresi
“Kuruma”, “Enstitü” ibaresi “Kurum”, Kanunun 21 inci maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan “Enstitü” ibaresi “Kurum”, Kanunun 22 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Enstitüye”
ibaresi “Kuruma”, Kanunun 23 üncü maddesinin başlığında ve birinci
fıkrasında yer alan “Enstitü” ibareleri “Kurum”, Kanunun 26 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Enstitü”
ibaresi “Kurum”, Kanunun 30 uncu maddesinin başlığı ve birinci fıkrasında
yer alan “Enstitü” ibareleri “Kurum”, “Enstitüye” ibaresi “Kuruma”, Kanunun
31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Enstitünün” ibareleri
“Kurumun”, “Enstitü” ibaresi “Kurum”, Kanunun 37 nci
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Enstitüye” ibaresi “Kuruma”,
“Enstitünün” ibareleri “Kurumun”, üçüncü fıkrasında yer alan “Enstitünün”
ibaresi “Kurumun”, beşinci fıkrasında yer alan “Enstitüce” ibaresi
“Kurumca”, altıncı fıkrasında yer alan “Enstitü” ibaresi “Kurum”, Kanunun
38 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Enstitünün” ibareleri
“Kurumun”, Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Enstitü”
ibaresi “Kurum” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE
189-
5/12/1951
tarihli 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 76 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.

“Bu
Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan
kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai
Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci
fıkrasında belirtilen mahkemelerdir.”

Atıflar

MADDE
190
(1) Diğer mevzuatta
Türk Patent Enstitüsüne yapılmış olan atıflar, Türk Patent ve Marka Kurumuna;
Marka Uzmanı ve Patent Uzmanı ile Marka Uzman Yardımcısı ve Patent Uzman
Yardımcısına yapılmış olan atıflar, Sınai Mülkiyet
Uzmanı ve Sınai Mülkiyet Uzman Yardımcısına yapılmış sayılır.

Yürürlükten
kaldırılan mevzuat

MADDE
191
– (1) 6/11/2003
tarihli ve 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 13 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

(2) 22/4/2004 tarihli ve 5147 sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu
maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

(3) 24/6/1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının
Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 24/6/1995 tarihli ve 554
sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname, 24/6/1995 tarihli ve 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 24/6/1995 tarihli ve 556 sayılı
Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname  ve 22/9/1995
tarihli ve 566 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında 551 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde
Kararname yürürlükten kaldırılmıştır.

551,
554, 555 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin hükümlerinin
uygulanması

GEÇİCİ
MADDE 1
– (1) Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce Enstitüye yapılmış olan ulusal ve uluslararası marka ve
tasarım başvuruları ile coğrafi işaret başvuruları, başvuru tarihinde
yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır. Ancak bu Kanunun
yayımı tarihinden önce Enstitüye yapılmış olup yayımlanmamış coğrafi işaret
başvuruları, itiraz süresi bakımından mülga 555 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname hükümleri saklı kalmak şartıyla Bültende yayımlanır.

(2) Bu
Kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış ulusal patent başvuruları ve
faydalı model başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat
hükümlerine göre sonuçlandırılır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
sonra yapılan ek patent başvurularının sonuçlandırılmasında, ek patent
başvurusu veya ek patentin bağımsız patent başvurusu ya da patente
dönüştürülmesinde, asıl patent başvurusunun başvuru tarihinde yürürlükte
olan mevzuat hükümleri uygulanır. İncelemesiz verilen patentin incelemeli
patent başvurusuna dönüştürülmesinde, patent başvurusunun faydalı model
başvurusuna ya da faydalı model başvurusunun patent başvurusuna
değiştirilmesinde, patent ve faydalı modellerin hükümsüz kılınmasında,
başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygulanır. Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce ulusal aşamaya giren uluslararası veya
bölgesel anlaşmalar yoluyla yapılmış patent başvuruları ve faydalı model
başvuruları, başvurunun ulusal aşamaya girdiği tarihte yürürlükte olan
mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.

(3)
Mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 4 üncü maddesi
kapsamındaki patentler hakkında aynı maddenin uygulanmasına devam edilir.

(4)
Önceki mevzuat hükümlerine göre verilmiş patent ve faydalı modeller için 99
uncu, 138 inci ve 144 üncü maddeler ile 113 üncü maddenin beşinci fıkrası
ve 121 inci maddenin sekizinci fıkrası hariç olmak üzere bu Kanun hükümleri
uygulanır.

Mevcut
yönetmeliklerin uygulanması

GEÇİCİ
MADDE 2-
(1) Bu Kanunda öngörülen
yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin bu Kanuna
aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.

Suç
eşyalarının imhası

GEÇİCİ
MADDE 3-
(1) 1/1/2009
tarihinden önce işlediği suç nedeniyle mülga 551, 554, 555 veya 556 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamelerin ceza hükümleri uygulanarak haklarında suça
konu eşyanın müsaderesine dair verilen ve kesinleşen kararın infazı
gerçekleşmemiş kişilere; eşyanın adli emanette veya müştekide bulunmasına
ya da 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 132 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince muhafaza
edilmek üzere diğer bir kişiye teslim edilmiş olmasına bakılmaksızın, kararı
veren mahkemenin yargı çevresindeki Cumhuriyet başsavcılığınca resen,
sonuçları açıklanan usulüne uygun meşruhatlı tebligat çıkarılır. Bu
kişilere bir ay içinde mahkemeye başvurarak eşyanın iadesini talep etme
hakları olduğu bildirilir. Bu süre içinde sahipleri tarafından iade
talebinde bulunulmaması veya iade talebinde bulunulmakla beraber mahkemece
verilen iade kararının tebliğinden itibaren bir ay içinde eşyanın teslim
alınmaması hâlinde Cumhuriyet başsavcılığının istemi üzerine kararı veren
mahkeme tarafından eşyanın imhasına karar verilir. İmha kararı derhâl
yerine getirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.  

(2) Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce mülga 551, 554, 555 veya 556
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin ceza hükümleri uygulanarak haklarında
eşyanın iadesi yönünde verilen kesinleşmiş karar bulunduğu hâlde eşyayı
teslim almayan kişilere, eşyanın adli emanette veya müştekide bulunmasına
ya da Ceza Muhakemesi Kanununun 132 nci
maddesinin beşinci fıkrası gereğince muhafaza edilmek üzere diğer bir
kişiye teslim edilmiş olmasına bakılmaksızın, kararı veren mahkemenin yargı
çevresindeki Cumhuriyet başsavcılığı tarafından resen, sonuçları açıklanan
usulüne uygun meşruhatlı tebligat çıkarılarak iadesine karar verilen eşyayı
bir ay içinde teslim almaları istenir. Bu süre içinde sahipleri tarafından
teslim alınmayan eşya hakkında, Cumhuriyet başsavcılığının istemi üzerine
kararı veren mahkeme tarafından imha kararı verilir. İmha kararı derhâl
yerine getirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.  

(3) Bu
madde gereğince yapılacak imha işlemleri, Cumhuriyet savcısı başkanlığında,
emanet memuru ve iki zabıt kâtibinden oluşan komisyon tarafından yerine
getirilir ve buna ilişkin tutanak tanzim olunur. Komisyonda hangi zabıt kâtiplerinin
yer alacağı adalet komisyonlarınca belirlenir. İmha edilen eşya için hak
sahibine herhangi bir ödeme yapılmaz. İmha masrafları, eşya sahibinden
tahsil edilmek şartıyla yargılama gideri olarak Hazine tarafından karşılanır.

İptal
yetkisinin mahkemeler tarafından kullanılması

GEÇİCİ
MADDE 4-
(1) 26 ncı madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi,
anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılır.

(2) 26 ncı maddenin yürürlüğe girdiği tarihte mahkemeler
tarafından görülmekte olan iptal davaları mahkemeler tarafından
sonuçlandırılır.

(3)
Mahkemelerin bu madde hükmüne göre vermiş olduğu kararlar kesinleşmesinden
sonra mahkeme tarafından Kuruma resen gönderilir.

Yenileme
talepleri

GEÇİCİ
MADDE 5
– (1) 23 üncü maddenin
ikinci fıkrası ile 69 uncu maddenin dördüncü fıkrası yürürlüğe girene kadar
yenileme talepleri bakımından, mülga 554 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamelerin ilgili hükümleri uygulanır.

Görülmekte
olan davalar

GEÇİCİ
MADDE 6
– (1) Bu Kanunla
yürürlükten kaldırılması öngörülen;

551
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 146 ncı,

554
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 58 inci,

555
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 uncu,

556
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 71 inci,

maddeleri
uyarınca kurulmuş ihtisas mahkemeleri, bu Kanunun 156 ncı
maddesinin birinci fıkrası uyarınca kurulan mahkemeler olarak kabul edilir
ve bu mahkemelerde derdest olan davaların görülmesine devam olunur.

Yürürlük

MADDE
192
– (1) Bu Kanunun;

a) 26 ncı maddesi yayımı tarihinden itibaren yedi yıl sonra,

b) 23
üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 69 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında
düzenlenen yenileme taleplerinin yapılması gereken süreye ilişkin hükümleri
ile 46 ncı maddesinde düzenlenen amblem kullanım
zorunluluğuna ilişkin hükümleri yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra,

c) Diğer
hükümleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe
girer.

Yürütme

MADDE
193-
(1) Bu Kanun hükümlerini
Bakanlar Kurulu yürütür.

09/01/2017

 

 

(1) SAYILI
LİSTE

 

KURUMU
:
TÜRK
PATENT VE MARKA KURUMU

TEŞKİLATI
:
MERKEZ

 

İHDAS EDİLEN KADROLARIN

 

SINIFI

UNVANI

DERECESİ

SERBEST

KADRO

ADEDİ

TOPLAMI

GİH

Türk Patent ve Marka
Kurumu Başkanı

1

1

1

GİH

Türk Patent ve Marka
Kurumu Başkan Yardımcısı

1

2

2

GİH

Yenilik ve Tanıtım
Dairesi Başkanı

1

1

1

GİH

Bilgi İşlem Dairesi
Başkanı

1

1

1

GİH

Destek Hizmetleri
Dairesi Başkanı

1

1

1

GİH

Tasarımlar Dairesi
Başkanı

1

1

1

GİH

Coğrafi İşaretler
Dairesi Başkanı

1

1

1

GİH

Avrupa Birliği ve Dış
İlişkiler Dairesi Başkanı

1

1

1

GİH

Yeniden İnceleme ve
Değerlendirme Dairesi Başkanı

1

1

1

GİH

Strateji Geliştirme
Dairesi Başkanı

1

1

1

GİH

Sınai Mülkiyet Uzmanı

6

160

160

GİH

Sınai Mülkiyet Uzman Yardımcısı

7

100

100

AH

Avukat

7

10

10

 

TOPLAM

 

281

281

 

 

(2) SAYILI
LİSTE

 

KURUMU
:
TÜRK
PATENT VE MARKA KURUMU

TEŞKİLATI
:
MERKEZ

 

İPTAL EDİLEN KADROLARIN

 

SINIFI

UNVANI

DERECESİ

SERBEST

KADRO

ADEDİ

TOPLAMI

GİH

Enstitü Başkanı

1

1

1

GİH

Başkan Yardımcısı

1

2

2

GİH

Enformasyon,
Dokümantasyon ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanı

1

1

1

GİH

İdari ve Mali İşler
Dairesi Başkanı

1

1

1

GİH

Endüstriyel Tasarımlar
Dairesi Başkanı

1

1

1

GİH

Uluslararası İlişkiler
Dairesi Başkanı

1

1

1

GİH

Müdür

1

1

1

 

TOPLAM

 

8

8

 

 

(3) SAYILI LİSTE

 

KURUMU
:
TÜRK
PATENT VE MARKA KURUMU

TEŞKİLATI
:
MERKEZ

 

İHDAS EDİLEN KADROLARIN

 

SINIFI

UNVANI

DERECESİ

SERBEST

KADRO

ADEDİ

 

 

TOPLAMI

GİH

Müşavir

1

4

4

 

TOPLAM

 

4

4

 

 

..2021 ATO ZEYTİNYAĞI ANALİZ LABORATUVARI..